Türkiye'nin Somali vizyonu: egemenlik ilkesi ve kapasite inşasına odaklı ortaklık
Panelde ilişkilere yeni dönem vurgusu
İletişim Başkanlığı tarafından Mogadişu'da düzenlenen "Türkiye-Somali İlişkilerinde Yeni Dönem: Güven, İşbirliği ve Stratejik Ortaklık" panelinde, iki ülke arasındaki kapsamlı iş birliği ele alındı. Panel SETA Vakfı Dış Politika Araştırmacısı Tunç Demirtaş tarafından yönetildi; konuşmacılar arasında Somali Federal Cumhuriyeti Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Abdulfatah Kasım Mohamud, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, Somaville Üniversitesi Öğretim Üyesi Yahya Amir Hagi İbrahim, Somali Federal Cumhuriyeti Meclis Başkanlığı Direktörü Mohamed Haji Yussuf ve Somali’nin Afyonkarahisar Fahri Konsolosu Onur Çelik yer aldı.
Etkinlik, Türkiye ve Somali milli marşlarının okunması ve Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı; ardından İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın video mesajı sunuldu. Panel, ikili ilişkilerin tarihî arka planı, mevcut iş birliği alanları ve stratejik boyutun akademik bir perspektifle değerlendirilmesine odaklandı.
Duran'ın temel vurguları:
Mesajında, iki ülke münasebetlerinin köklü geçmişine değinen İletişim Başkanı Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2011 yılında gerçekleştirdiği Mogadişu ziyaretinin dönüm noktası olduğunu hatırlattı. Duran, bu ziyaretin Türkiye'nin Somali'ye uzattığı dostluk elinin bugünkü kapsamlı stratejik ortaklığın temelini oluşturduğunu belirtti ve süreçteki kapsamın kalkınma, güvenlik, ekonomi ile kurumsal kapasite inşasını kapsadığını ifade etti.
İlerleyen bölümde Duran, iki ülke arasındaki ilişkinin dönemsel konjonktürlerin ötesinde bir vizyon ürünü olduğunu vurgulayarak 2026 yılının diplomatik ilişkilerin tesisinin 60. yıl dönümünü hatırlattı ve bunun stratejik ortaklığa ayrı bir anlam kattığını söyledi.
Türkiye için Somali’nin toprak bütünlüğü, siyasi birliği ve egemenliği herhangi bir jeopolitik pazarlığın konusu olamayacak kadar ilkesel bir konudur. Duran bu sözlerle Ankara'nın egemenlik vurgusunu açıkça ortaya koydu.
Güvenlik, ekonomi ve kapasite inşası:
Panel konuşmalarında Türkiye'nin Somali'ye yönelik yaklaşımının geçici çözümler yerine köklü kurumsal kapasite artışına odaklandığına dikkat çekildi. Duran, Türkiye'nin Afrika politikasının sömürgeci emreden yaklaşımlardan ayrıldığını belirterek "Afrika'nın sorunlarına Afrikalı çözümler" perspektifini hem teorik hem pratik bir ahlak ilkesi olarak benimsediklerini aktardı.
Somali'deki iş birliği alanları arasında TİKA, Türk Kızılay, Maarif Vakfı, AFAD, YTB ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun çalışmalarının sürdüğü; binlerce Somalili gencin Türkiye'de yükseköğrenim gördüğü ve bu gençlerin iki ülke ilişkilerinin sürekliliğinde önemli aktörler olduğu vurgulandı.
Güvenlik sahasında TURKSOM Askeri Eğitim Üssü, savunma ve deniz güvenliği anlaşmaları ile denizlerde yürütülen sismik araştırma ve sondaj faaliyetleri gibi somut projelerin iki ülke iş birliğinin sembolleri olarak öne çıktığı kaydedildi. Ayrıca uzay limanı projesi ve balıkçılık anlaşmalarının Somali'nin ekonomik ve teknolojik kapasitesini güçlendirecek adımlar olduğu belirtildi.
Ankara Bildirisi ve bölgesel hassasiyetler:
Duran, Ankara Bildirisi'ni Türkiye'nin bölge barışına verdiği desteğin ve arabuluculuk kapasitesinin göstergesi olarak nitelendirdi. Bölgeye yönelik dış müdahalelerin ve yeni istikrarsızlık girişimlerinin Somali'nin egemenliğini tehdidi altına alabileceğine dikkat çekti; spesifik olarak İsrail'in Somaliland üzerinden nüfuz oluşturma çabalarına karşı uyarıda bulundu.
Son olarak, İletişim Başkanı dezenformasyon iddialarına da değindi; Türkiye ile Somali arasındaki karşılıklı güven, kardeşlik ve şeffaflığa dayanan ilişkilerin bu tür maksatlı girişimleri bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da boşa çıkaracağını ifade etti. Panelin, iki ülkenin ortak vizyonunu güçlendirmeye katkı sağlayacağı vurgulandı.
İletişim Başkanı Duran: "Türkiye için Somali'nin egemenliği herhangi bir pazarlığın konusu olamayacak kadar ilkesel bir konudur"