Ana Sayfa

Üretici fındığı işleyerek katma değer yaratıyor

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Deniz Yılmaz
Paylaş
Fındık hasadı sonrası üreticiler tüccara satmak yerine kırma, kavurma ve paketleme yaptırmayı tercih ediyor; fındık ezmesi ve paketli içe talep artıyor.

Hasat ve kurutma tamamlandı:

Ağustos ayında başlayan fındık hasadı ve devamındaki kurutma süreci tamamlandı. Bölgedeki işletmelerde kırım, kavurma ve paketleme çalışmaları hız kazandı; üreticiler ve gurbetçiler topladıkları ürünleri tesislere getirip çeşitli şekillerde değerlendirilmesini sağlıyor. Bu yıl fındık ezmesi ile paketli iç fındığa yönelik talepte belirgin bir artış gözleniyor.

İşleme tercihleri ve ticari artış:

Ortahisar’da kırma ve kavurma işi yapan işletme sahipleri, geçen yıla göre ticari amaçla işlenmek üzere gelen fındık miktarında artış olduğunu bildiriyor. İşletmeciler, üreticinin tüccara doğrudan satış yapmak yerine işletip paketleyerek iç piyasaya sunmayı tercih ettiğini aktarıyor. Mustafa Dereköylü bu eğilimi şöyle özetliyor: "Fındık, büyük bir çabayla toplandı, hasat edildi ve toplama süresi tamamlandı. Şimdi kırım ve kavurma işleri başladı, işlerimiz yoğunlaştı. Vatandaşlar fındıklarını getiriyorlar; kırıyoruz, kavuruyoruz, işliyoruz ve paketliyoruz. Fındık ezmesi yapıyoruz, hediyelik olarak götürüyorlar. Gurbetçiler daha ziyade iç fındık olarak evlerine götürüyorlar."

Dereköylü, üreticinin işlettirerek elde ettiği kârlılığı rakamlarla da ifade ediyor: "Fındığın randımanına ve cinsine göre yüzde 40’ın üzerinde, yüzde 100’e kadar kâr elde edilebiliyor. Fındığı randımanlı ise yüzde 200 ile kâr edebilir. En kötü fındıkta bile yüzde 40 bir kâr var. Fındığını böyle bir tesiste işletip satarsa kâr etmesi yüzde yüz." Bu hesaplar, küçük ölçekli üreticilerin paketli ürün ve fındık ezmesi yoluyla doğrudan piyasaya girme isteğini güçlendiriyor.

Randıman ve coğrafi farklılıklar:

Dereköylü, sezonun iklim şartlarına göre şekillendiğini vurguluyor: "Bu sene mevsim biraz yağışlı gitti. Bütün hububatta olduğu gibi fındık da bundan etkilendi. Dolayısıyla hasatta 10-15 gün geri kaldık. Bu sene fındık randımanlı. Az oldu ama randımanlı oldu." Habere göre, yüksek kesimlerde verim ve kalite daha tatmin edici olurken, denize yakın alçak kesimlerde randıman ve kalite düşük kalabiliyor. Böcek sorunları da coğrafi farklılıklara göre değişiyor; yüksek rakımlarda böcek daha az görülüyor, bu yüzden yüksek kesimlerden alınan ürünler işlenmek üzere tercih ediliyor.

Emanet dönemi geriliyor:

İşletmeciler, üreticilerin fındığını emanetçi ve tüccara bırakma eğiliminin azaldığını belirtiyor. Dereköylü, bu değişimi şöyle anlatıyor: "Vatandaş bilinçleniyor. Vatandaş kendi fındığını artık yaptırıp satmasını öğrendi. Satacak cesareti de bulduğu zaman emanet işi, tüccar işi biraz zayıflayacak. Emanet işi üç beş yıl içinde biter diye düşünüyorum."

Türk fındığının dünya çapındaki konumu da vurgulandı. Dereköylü, "Türk fındığını dünya tescillemiş. Dünyada bir numara. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde, Trabzon-Ordu arasında yetişen fındık dünyanın hiçbir yerinde olmuyor... Ancak bizim coğrafyamızdaki fındığın kalitesini, lezzetini ve aromasını yakalayamazlar" ifadelerini kullandı.

Sonuç olarak, hasat sezonunun tamamlanmasıyla birlikte bölgede işleme tesislerine yönelim ve paketleme faaliyetleri artıyor. Bu yönelim, üreticilerin ürünlerini daha yüksek katma değerle değerlendirme ve iç piyasada marka odaklı satış yapma eğilimini güçlendiriyor.

FINDIK HASADININ TAMAMLANMASININ ARDINDAN KIRIM VE KAVURMA İŞLEMLERİ HIZ KAZANDI.

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

Berk Doğan — Dijital Ekonomi Editörü
Editör: Deniz Yılmaz