Ana Sayfa

Uzun süreli kemik ağrılarını hafife almayın: multiple myelom akla gelmeli

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Dr. Sertaç Durusoy, ileri yaşta açıklanamayan kemik ağrıları, kansızlık ve böbrek fonksiyon bozukluklarının multiple myelom belirtisi olabileceğini vurguladı.

Yaşa bağlı ağrılar değil, dikkat gerektiren belirtiler:

Medicana Bursa Hastanesi Hematoloji Uzmanı Dr. Sertaç Durusoy, özellikle ileri yaşta ortaya çıkan uzun süreli kemik ağrıları ile açıklanamayan kansızlık ve böbrek fonksiyon bozukluklarının multiple myelom açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Dr. Durusoy, hastalığın plazma hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasına bağlı gelişen bir hematolojik kanser olduğunu ve yalnızca iskeleti değil böbrekler gibi organları da etkileyebildiğini belirtti.

Belirtiler ve hangi bulgular birlikte değerlendirilmelidir:

Durusoy, multiple myelomlu hastalarda en sık karşılaşılan bulguların uzun süren kemik ağrıları, kansızlığa bağlı halsizlik, böbrek fonksiyonlarında bozulma, kanda kalsiyum yükselmesi ve tekrarlayan enfeksiyonlar olduğunu hatırlattı. Özellikle ileri yaşta başlayan, nedeni açıklanamayan bel veya sırt ağrıları; kolay oluşan kemik kırıkları; kansızlık ve böbrek değerlerindeki bozulmanın bir arada bulunması durumunda multiple myelomun mutlaka akla gelmesi gerektiğini söyledi.

Tanı sürecinde hangi incelemeler yapılır:

Dr. Durusoy, multiple myelom tanısının tek bir kan tahliliyle konulamayacağını; bunun yerine kapsamlı bir değerlendirme gerektiğini vurguladı. Kullanılan başlıca testler arasında tam kan sayımı, böbrek fonksiyon testleri, serum ve idrar protein elektroforezi, immünfiksasyon, serbest hafif zincir analizleri, ayrıca kemik iliği incelemesi ve uygun görüntüleme yöntemleri bulunduğunu belirtti. Bu incelemeler hastalığın varlığını ve organ tutulumunu ayrıntılı şekilde ortaya koyuyor.

Tedavi yaklaşımları ve tedavinin hedefleri:

Hastalığın biyolojik özelliklerinin tedavi seçiminde giderek daha fazla rol oynadığını söyleyen Durusoy, kemik iliği örnekleri üzerinden yapılan sitogenetik ve moleküler incelemelerin risk grubunu belirlemede önemli olduğunu kaydetti. Günümüzde multiple myelom tedavisinde klasik kemoterapi dışında proteazom inhibitörleri, immünmodülatör ilaçlar, monoklonal antikorlar ve uygun hastalarda otolog kök hücre nakli gibi seçeneklerin standart hale geldiğini aktardı. Ayrıca hastalığın nüks ettiği bazı olgularda CAR-T hücre tedavileri ve bispesifik antikorlar gibi yenilikçi yaklaşımların da kullanılabildiğini belirtti.

Dr. Durusoy, tedavinin temel hedefinin hastalığı mümkün olan en derin düzeyde baskılamak, organ hasarını önlemek, yaşam kalitesini artırmak ve hastaların uzun süre sağlıklı yaşam sürmesini sağlamak olduğunu vurguladı.

Son olarak Durusoy, toplumda farkındalığın artırılması gerektiğini belirterek şu çağrıyı yaptı: Uzun süren kemik ağrıları, açıklanamayan kansızlık, böbrek fonksiyon bozuklukları, tekrarlayan enfeksiyonlar veya kolay kemik kırıkları ihmal edilmemeli; bu belirtiler bir aradaysa vakit kaybetmeden hematoloji uzmanına başvurulmalıdır. Erken tanı sadece tedavi başarısını artırmakla kalmaz, aynı zamanda böbrek yetmezliği ve kemik kırıkları gibi geri dönüşü zor hasarların önlenmesinde de kritik rol oynar.

MEDİCANA BURSA HASTANESİ HEMATOLOJİ UZMANI DR. SERTAÇ DURUSOY

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol