Van gölü havzasına sonbahar yağışları nefes oldu, etkisi 2027'ye taşınabilir
Van Gölü Havzası'nda 2026 yağışları ve kısa değerlendirme:
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, 2026 yılında bölge genelinde kaydedilen kış, bahar ve sonbahar yağışlarının havza için olumlu bir tablo oluşturduğunu açıkladı. Özellikle yağışların önemli bir bölümünün kar şeklinde gerçekleşmesinin, toprağın ve yeraltı su sistemlerinin beslenmesine katkı sağladığı; bunun da akarsuların akışını sürdürmesinde etkili olduğu vurgulandı.
Yaz döneminde yaşanan yüksek sıcaklıklar ve buharlaşmaya rağmen göl seviyesinde radikal bir düşüş kaydedilmemesinde, akarsuların düzenli akışının belirleyici olduğu değerlendiriliyor. Alaeddinoğlu, 2026'yı havza açısından "extra" bir yıl olarak nitelendirirken, bu pozitif performansın iklim değişikliğinin uzun vadeli etkilerini ortadan kaldırmadığını özellikle hatırlattı.
Yağışların yeraltı su sistemlerine katkısı:
Uzun yıllar boyunca Van Gölü Havzası'nda sonbahar aylarının büyük ölçüde yağışsız geçtiği ve bunun kuraklık endişelerini artırdığı kaydedildi. Buna karşın 2026 kışında başlayan ve baharda devam eden yağışlı süreç ile sonbaharda görülen yağışların, toprak ve yeraltı su rezervlerini beslediği belirtildi. Bu beslenme, kaynaklardan yüzeye çıkan su miktarını artırarak akarsulardaki akışın belirli ölçüde devam etmesine imkan tanıyor.
Alaeddinoğlu, böyle dönemlerde yağışların sadece miktarının değil; zamanlaması, sıklığı ve şiddetinin de su kaynakları üzerindeki etkisini değiştirdiğini vurguladı. Buna göre, kar olarak düşen yağış toprağa nüfuz ettikçe yaz boyunca akarsu beslemelerine katkıda bulunuyor, böylece göldeki ani gerilemelerin önüne geçilebiliyor.
İklim değişikliği, belirsizlik ve riskler:
Prof. Dr. Alaeddinoğlu, küresel iklim değişikliğinin yalnızca sıcaklık artışı ve kuraklık getirmediğini; yağış rejimlerinin de değiştiğini hatırlattı. Özellikle El Niño gibi okyanus ısınmalarının küresel hava döngülerini etkileyerek Kuzey Yarımküre'de sıcak ve kurak yazların görülmesine yol açtığını ifade etti. Bu değişkenlik, bölgede bir yıl olumlu yağışların görülebileceği gibi, izleyen yıllarda yeniden kurak periyotların yaşanabileceği anlamına geliyor.
Alaeddinoğlu, "Her yıl böyle olmayacak" uyarısını yaparak, 2026'nın sağladığı kazanımların kalıcı garanti olmadığını belirtti. Bir veya birkaç yıl boyunca bölgenin yeniden kuraklığa sürüklenebileceği ihtimalinin göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.
Su yönetimi ve alınması gereken önlemler:
Uzman, mevcut yağışların havza açısından bir fırsat sunduğunu, ancak bu avantajın sürdürülebilmesi için planlı su yönetimi ve yatırımların zorunlu olduğunu vurguladı. Bu yıl elde edilen su kaynaklarının doğru kullanımı sayesinde hem nüfusun su ihtiyacı kolaylaştırılabilir hem de ekosistem dengesi korunabilir. Alaeddinoğlu, yerel ve bölgesel düzeyde alınacak tedbirlerin önemine işaret ederek, sıcak ve kurak dönemlerin değişmeyeceğini, dolayısıyla uzun vadeli stratejilerin geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Sonuç olarak, 2026 yılı havza için olumlu bir yıl olarak kayda geçti; düşen yağışların bir kısmının yeraltı su kaynaklarını beslemesi nedeniyle etkilerinin 2027'de de hissedilebileceği öngörülüyor. Ancak uzmanlar, bu geçici rahatlamanın bir istikrar işareti olmayacağını, planlama, koruma ve yatırımlarla risklerin azaltılması gerektiğini vurguluyor.
VAN GÖLÜ HAVZASI'NDA BU YILIN KIŞ VE BAHAR AYLARINDA ETKİLİ OLAN KAR YAĞIŞLARI İLE SONBAHARDA GÖRÜLEN YAĞIŞLAR, YER ALTI SU KAYNAKLARININ BESLENMESİNE KATKI SAĞLIYOR.