Ana Sayfa

Yalburt su anıtı Hititlerin Batı Anadolu seferlerini ve kentlerini aydınlatıyor

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Hazal Tunç
Paylaş
Konya Ilgın'daki Yalburt Su Anıtı, yaklaşık 3 bin 250 yıllık hiyeroglif yazıtlarıyla Hititlerin Batı Anadolu'daki seferlerini ve kentlerini aydınlatıyor.

Yalburt su anıtı: Hitit döneminin açık hava yazıtı

Konya'nın Ilgın ilçesindeki Yalburt Su Anıtı, Hitit dönemine tarihlenen ve üzerindeki yoğun hiyeroglif yazıtlarla dikkat çeken nadir yapılardan biri. Yapı, üzerinde taşlarla kazınmış anlatımlar taşıması nedeniyle dönemin Batı Anadolu coğrafyasına, kentlerine ve Hititlerin bölgedeki askeri faaliyetlerine ilişkin doğrudan bilgi sunuyor. Uzmanlar anıtın milattan önce 1250–1260 yıllarına tarihlendiğini, yani yaklaşık 3 bin 250 yıllık bir tarihin taşlara yazıldığını vurguluyor.

Bulunuşu ve metinlerin önemi:

Yalburt Su Anıtı 1970 yılında yol çalışmaları sırasında bir buldozer tarafından fark edilip yapılan kurtarma çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarıldı. Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hasan Bahar alanın, Hitit tarihinde benzerine az rastlanan yoğunlukta hiyeroglif yazıt içerdiğini söylüyor. Bahar’a göre anıtta yer alan betimlemeler, bir tür coğrafi ve sefer kılavuzu işlevi görüyor; Hitit imparatorlarının Batı Anadolu’ya yönelik sefer güzergâhları ile bu bölgedeki kentleri kayıt altına alıyor.

Prof. Dr. Hasan Bahar, Yalburt’u Hititlerin Batı Anadolu’daki stratejik hazırlıklarının ve sefer anlatılarının taşlaşmış biçimi olarak tanımlıyor. Yazıtlarda IV. Tuthaliya’nın seferleri ve mensup olduğu dönemdeki kentlere ilişkin bilgiler yer alıyor. Bahar, anıttaki metinleri Hititlerin Batı Anadolu’daki rakipleri olan Arzava krallığına karşı yürütülen askerî hareketlerle ilişkilendiriyor ve bölgenin Hattuşiliş I gibi erken dönem kralların seferlerinden beri önem taşıdığını belirtiyor.

Metinlerde adı geçen kişiler ve hareketler:

Anıtın anlatımında, IV. Tuthaliya’nın Batı Anadolu’ya düzenlediği seferler anlatılıyor; metinlerde bununla bağlantılı olarak Kurunta adı ve bölgenin siyasi durumu yer alıyor. Bahar, Yalburt örneğini Halep’teki benzer bir yazıtlı havuzla karşılaştırıyor ancak Yalburt’un yüzeyindeki yoğun anlatım bakımından daha kapsamlı olduğunu söylüyor. Bu özellik anıtı yalnızca yerel bir buluntu olmaktan çıkarıp, Hititlerin Batı Anadolu coğrafyasını haritalamaya yardımcı bir kaynak haline getiriyor.

Koruma ve gelecek kaygıları:

Yalburt Su Anıtı'nın korunması konusunda da uyarılar yapılıyor. Prof. Dr. Hasan Bahar, yapı için yapılan kanal çalışmaları ve 1970’lerde konulan basit örtü gibi müdahalelerin sınırlı koruma sağladığını belirtiyor. Bahar, anıtın doğa koşullarından korunması gerektiğini, yağmur, rüzgâr ve güneş etkileriyle yüzeyin çatladığını ve bazı yazıt parçalarının devrildiğini ifade ediyor. Önerisi, alanın daha sağlam bir koruma altına alınarak adeta bir fanus içine alınması; böylece erozyonun ve bilinçsiz müdahalelerin önlenmesi gerektiği yönünde.

Uzmanların vurguladığı diğer bir kaygı ise yerel tahribat riski: bilinçsiz ziyaretçiler veya kaçak taş çıkarma sonucu anıttan parçaların götürülebileceği uyarısı yapılıyor. Bu nedenle Kültür ve Turizm Bakanlığı, müzeler ve yerel yönetimlerin işbirliğiyle daha kapsamlı bir koruma planı hazırlanmasının gerekliliği öne çıkıyor.

Yalburt Su Anıtı, sahip olduğu hiyeroglif metinler aracılığıyla Hititlerin Batı Anadolu’daki siyasi ve askerî tarihine doğrudan ışık tutan, açık alandaki nadir tarihi kaynaklardan biri olarak değerlendiriliyor. Korunup doğru şekilde değerlendirilmesi, bölgenin antik coğrafyasını ve dönem seferlerini çözümlemede önemli katkı sağlayacaktır.

3 bin 250 yıl önce taşlara yazılan tarih, bugün hala okunabiliyor

Hazal Tunç — Kültür Sanat Editörü
Editör: Hazal Tunç