Ana Sayfa

Yassıada’nın mirası: demokrasi ve özgürlükler adası'nda 27 Mayıs izleri

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~3 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
27 Mayıs 1960 darbesinin yargılamalarına sahne olan Yassıada, Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda müze ve sergilerle toplumsal hafıza canlı tutuluyor.

yassıada'nın dönüşümü ve ziyaretçi akını:

Türk siyasi hafızasının en tartışmalı dönemlerinden biri olan 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından Demokrat Parti üyelerinin yargılandığı eski Yassıada, günümüzde Demokrasi ve Özgürlükler Adası adıyla ziyaretçilere açık bir tarih mekânı olarak işlev görüyor. 27 Mayıs 2020'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan talimatıyla ziyarete açılan ada, darbenin ve sonrasında verilen kararların anıldığı alanları, müzeleri ve yeniden düzenlenen kamusal mekânlarıyla toplumsal hafızanın canlı tutulduğu bir merkez haline geldi.

Adaya girişler Karaköy, Üsküdar ve Kadıköy şehir hatları iskelelerinden düzenlenen perşembe, cumartesi ve pazar seferleriyle sağlanıyor. Mahkeme salonu, sergi salonları, anıtlar ve rekreasyon alanları hem tarih meraklılarının hem de günlük ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.

mahkeme salonu ve yargı sürecinin izleri:

1960 darbesinin ardından Ankara ve İstanbul'da tutuklu bulunan Demokrat Parti mensupları, 29 Mayıs 1960'tan itibaren adaya nakledildi. Adadaki duruşmalar 14 Ekim 1960'da başladı. Süreç boyunca savunma haklarının kısıtlı olduğu, partililerin mahkeme salonu dışında aşağılandığı ve işkence iddiaları kamuoyunda sıkça tartışıldı. Toplam 592 kişiden 15'i hakkında idam kararı verildi; bu kişilerden Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan farklı tarihlerde idam edildi. Polatkan ve Zorlu'nun cezaları 16 Eylül 1961 sabaha karşı infaz edilirken, Menderes 17 Eylül 1961'de İmralı Cezaevi'nde idam edildi.

Adaya gelen ziyaretçiler, yargılamaların yapıldığı mahkeme salonunu yoğun ilgiyle geziyor; duruşmalara ilişkin sunumlar, arşiv görüntüleri ve dava kayıtlarına dair bilgilendirici sergiler sunuluyor.

müzeler, anıtlar ve kurgulanmış mekânlar:

Adada yer alan Adnan Menderes Müzesi, Menderes’in hayatı, görev dönemi, tutuklanma ve yargılama süreçlerine ilişkin objeler ve sergiler barındırıyor. Müzede üst kattaki pencereleri tahtalarla kapatılmış hapishane odası replikası; bir yatak, sandalye ve masa ile dönemin izlerini aktarıyor. Demokrat Parti'nin seçim sloganı 'Yeter, söz milletindir' ifadesi sergilerde öne çıkan unsurlardan biri.

17 Şubat 1959'da Londra'da yaşanan uçak kazasında Menderes'in sağ kurtuluşunu canlandıran bölümde, uçak enkazı replikası ziyaretçiler tarafından sık ilgi görüyor. Ayrıca davaya ilişkin materyallerin sergilendiği ve eski spor salonunun dönüştürüldüğü 'Hasan Polatkan Spor Salonu ve 27 Mayıs Müzesi' gibi mekanlar adanın belleğini somutlaştırıyor.

anlatı, simgeler ve kamusal alanlar:

Alanda, yargılanan 592 milletvekilini temsil eden valizlerin asılı olduğu köşe, açık alanda çevresi dikenli tellerle korunan 'Ulaşmayan Mektuplar Anıtı' ve Menderes ile eşi Berrin Menderes’in birbirlerine yazdığı mektupları simgeleyen düzenlemeler dikkat çekiyor. Demokrasi Meydanı'nda Menderes, Polatkan ve Zorlu silüetleri yer alırken, Fatin Rüştü Zorlu Camisi bin 200 kişi kapasiteli olarak adanın anıtsal yapılarına eklenmiş durumda. 24 metre yüksekliğindeki Demokrasi Feneri demokrasi temasını simgeliyor; cam teras ve restore edilmiş su sarnıcı da ziyaret rotasında bulunuyor.

Adadaki kültür ve kongre altyapısı da aktif: 592 kişi kapasiteli Adnan Menderes Kongre Merkezi ulusal ve uluslararası etkinliklere ev sahipliği yaparken, adada konaklama isteyenler için 123 oda, hamam ve etkinlik alanları bulunan bir otel hizmet veriyor.

ziyaretçilerin gözünden anlama çabası:

Ziyaretçiler adada sergilenen belgeler, görüntüler ve mekân düzenlemeleriyle geçmişe dair daha bilinçli bir okumaya eriştiklerini söylüyor. Ziyaretçilerden Başak Bütün "Demokrasi tarihinde kara bir leke olduğunu söyleyebilirim, oldukça üzücü" derken, Yılmaz Kurt adanın "mükemmel olmuş" olduğunu ve herkesin gelip görmesi gerektiğini belirtti.

Eren Çağaçan ise çocuklarıyla birlikte gelme nedenlerini "şuurlu hale gelmek" olarak tanımladı ve dava sürecinde ortaya konan iddiaların idamı gerektirecek nitelikte olmadığını, savunma haklarının kısıtlı olduğunu vurguladı: "Ortaya konan şeylerin idamı gerektirecek suçlar olmadığı belli zaten."

Demokrasi ve Özgürlükler Adası, gerek mekânsal kurgularıyla gerekse sergi ve anıtlarıyla, 27 Mayıs 1960 ve sonrasının tartışmalı hukuki ve siyasi süreçlerini ziyaretçiler için erişilebilir kılıyor. Ada, hem bir anma mekânı hem de kamusal belleğin tartışıldığı bir alan olmayı sürdürüyor.

BAŞBAKAN ADNAN MENDERES, DIŞİŞLERİ BAKANI FATİN RÜŞTÜ ZORLU VE MALİYE BAKANI HASAN POLATKAN’IN YARGILANDIĞI DAVANIN CANLANDIRMASI

Emre Koç — Bölgesel Haberler Editörü
Editör: Serkan Varol