Ana Sayfa

yeni bir şans: 11 yıl diyaliz sonrası ikinci kadavra nakliyle hayata döndü

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Diyarbakır'da 11 yıl diyaliz tedavisi gören Hanifi Caner, Gazi Yaşargil'de ikinci kez kadavradan böbrek nakliyle hayata döndü; hastane organ bağışına çağırdı.

Diyarbakır'da ikinci şans

Diyarbakır'da yaşayan 4 çocuk babası Hanifi Caner, yaklaşık 11 yıl süren diyaliz tedavisinin ardından 2026 yılında Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen ikinci kez kadavradan böbrek nakli ile yeniden sağlığına kavuştu. İlk nakli 2012'de Dicle Üniversitesinde yapılmış; üç yıl sonra organ rejeksiyonu nedeniyle böbrek işlevini kaybetmiş ve Caner tekrar diyalize başlamıştı.

nakil süreci ve hasta hikâyesi:

Caner'in yaşadığı süreç, organ bekleyen hastaların karşılaştığı zorlukları özetliyor. İlk nakil üç yıl dayandıktan sonra reddedildi ve 2015'ten 2026'ya kadar diyaliz tedavisi gördü. 2026'da gerçekleştirilen ikinci kadavra nakliyle birlikte Caner, yaşam kalitesinde belirgin bir iyileşme bildirdi. Kendisi, bağış yapanlara teşekkür ederek, 'Organlar toprak olacağına bir fidana, bir cana vesile olsun' diyerek organ bağışının önemine vurgu yaptı.

uzmanlardan organ bağışı ve takip çağrısı:

Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Cerrahi Sorumlusu Dr. Nurettin Ay, son iki hafta içinde kadavradan üç böbrek nakli yapıldığını ve bu vakaların ekip için sevindirici olduğunu belirtti. Dr. Ay, beyin ölümü gerçekleşen yakınlarının ailelerine organ bağışı konusunda yapılan taleplere olumlu yanıt verilmesinin hayati olduğunu vurguladı ve sağlık ekiplerinin yoğun bakım şartlarında koordinasyonla ailelerle görüştüğünü aktardı.

Hastane Nefroloji Uzmanı İdris Oruç ise naklin sadece ameliyatla sınırlı kalmadığını, ameliyat sonrası düzenli nefroloji ve organ nakli polikliniği kontrolleri ile immünsüpresif ilaçların düzenli kullanımının başarının anahtarı olduğunu söyledi. Oruç, ilaçların düzensiz alınmasının organ reddine; gereğinden fazla alınmasının ise toksisite ve böbrek değerlerinde bozulmaya yol açabileceğini ifade etti. Ayrıca daha önce nakil olmuş hastaların tekrar organ bekleme listesine başvurabileceğini, ikinci nakillerin de gerçekleştirilebildiğini belirtti ve 'Organ nakli, bir insanın başka bir insana bırakabileceği en değerli miraslardan biridir' dedi.

Caner ameliyat sonrası durumunun iyi olduğunu bildirirken, organ bağışının diğer hastalara da yeni bir yaşam şansı verdiğinin altını çizdi ve organ bağışında tereddüt edenlere güven verdi: hastanede kalış süresinin genellikle kısa olduğunu, tedavi sürecinin yönetilebilir olduğunu söyledi. Uzmanlar ve nakil koordinatörleri, beyin ölümü tanısı konulan vakalarda ailelerin organ bağışı konusunda bilgilendirilmeleri gerektiğini, bağışların bekleyen çok sayıda hastanın hayatını değiştirebileceğini vurguluyor.

Sonuç olarak, Hanifi Caner'in hikâyesi, uzun süreli diyaliz tedavisi gören ve organ bekleyen hastalar için ikinci bir naklin mümkün olduğunu ve toplumun organ bağışına olumlu yaklaşmasının hayati bir fark yaratacağını gösteriyor.

HANİFİ CANER, 11 YIL SÜREN DİYALİZ MÜCADELESİNİN ARDINDAN İKİNCİ KEZ KADAVRADAN BÖBREK NAKLİ OLARAK YENİDEN HAYATA TUTUNDU.

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol