Yerli boz sığırlarla et üretimi ve yangın riski azaltma hedefi
Üniversitede koruma ve uygulamalı eğitim hedefi:
Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü'nde yetiştirilen yerli boz ırk sığırları, dayanıklılıkları, doğal üreme yetenekleri ve düşük bakım gereksinimleriyle öne çıkıyor. Bölümde yürütülen çalışmaların öncelikli amacı ticari üretim değil; öğrencilerin uygulamalı eğitim alması ve bilimsel araştırmaların sürdürülmesi olarak tanımlanıyor. Öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Ak üniversitedeki sürünün yaklaşık 4-5 yıldır burada yetiştirildiğini ve bugüne kadar 40’ın üzerinde buzağı elde edildiğini, buzağı ölümlerinin yaşanmadığını belirtti.
Üniversitede uygulanan üretim sistemi tamamen doğal aşım esasına dayanıyor. Prof. Dr. Ak, anne hayvanların kendi başlarına doğum yaptığı ve bugüne kadar doğuma müdahale edilme gereği doğmadığını vurguladı. Bu özellikler, hayvanların zorlu çevre koşullarına adaptasyonunu ve bakım maliyetlerinin düşük tutulmasını sağlıyor.
Meralık üretim ve et üretimine katkı:
Boz ırk sığırları ağırlıklı olarak mera ve kaba yemle besleniyor; dolayısıyla fabrika yemine ihtiyaç duymadan yetiştirilebiliyorlar. Prof. Dr. Ak, geçmişte bölgenin et ve süt ihtiyacının bu tür yerli ırklarla karşılandığını, günümüzdeyse daha çok et üretimi amacıyla değerlendirilebileceklerini söyledi. Süt verimi yüksek olmamakla birlikte süt kalitesi iyi olan bu hayvanların, güçlerinden yararlanıldığı dönemlerde kağnı çekme ve çift sürme gibi işler için de kullanıldığı aktarıldı.
Üniversitedeki gözleme göre hayvanlar düzenli olarak yavru veriyor; yılda ortalama bir buzağı alınıyor ve bugüne kadar boş hayvan görülmedi. Prof. Dr. Ak, bunun Türkiye kırmızı et üretimine yerli katkı sağlayabileceğini ve yem maliyetlerini düşürebileceğini ifade etti. Türkiye'nin yıllık et ihtiyacındaki açık nedeniyle yaklaşık 500 bin canlı hayvan ya da et ithalatı yapıldığına dikkat çekilerek, yerli kaynakların güçlendirilmesinin bu baskıyı azaltabileceği belirtildi.
Ormanların korunmasında yeni kullanım alanı:
Boz ırk sığırlarının ormanlık, mera ve makilik alanlarda yetiştirilmesine yönelik bir çalışma başlatılması planlanıyor. Üniversite, Orman Bölge Müdürlüğü ve Orman Fakültesi ile yapılacak toplantılarla, hayvanların orman altındaki otları tüketerek kuru ot birikimini azaltması ve böylece yangın riskini düşürmesi ihtimali değerlendirilecek. Prof. Dr. Ak, özellikle geçtiğimiz yıl yaşanan orman yangınları sonrası bu tür uygulamaların öneminin arttığını vurguladı.
Bu yaklaşım çift taraflı fayda sunuyor: hayvanlar için ücretsiz besleme sağlanırken, orman tabanının yanıcı materyal yükü azaltılarak bölgenin yangına karşı korunmasına katkı sağlanabilecek. Üniversitedeki çalışmada hem hayvancılık açısından mera değerlendirmesi hem de ormanın ekolojik etkileri masaya yatırılacak.
Islah çalışmaları ve organik üretim potansiyeli:
Üniversite, özel sektörle yürüttüğü projede boz ırkın ıslah çalışmalarına da kaynak sağlıyor; bu kapsamda 50-60 dişi damızlık alınarak melezleme çalışmalarıyla Güney Marmara bölgesine uygun bir yerli besi sığırı geliştirilmesi hedefleniyor. Amaç, yerli ırkın dayanıklılığını koruyup kültür ırklarının et verimi ve kalitesini sağlamak suretiyle ithalata olan bağımlılığı azaltmak.
Prof. Dr. Ak ayrıca boz ırkların organik üretimde avantaj sunduğunu belirtti. Dört-beş yıldır üniversite sürüsünde antibiyotik ya da düzenli tedavi gereksinimi gözlenmediğini, bu nedenle etlerde kalıntı riski bulunmadığını söyledi. Bu özellikler, organik işletmelere sağlanacak pozitif ayrımcılıkla hem üreticinin teşvik edilmesine hem de gen kaynağının korunmasına katkı sağlayabilir.
Şu anda üniversitede 30’un üzerinde boz ırk sığırı bulunduğu, İznik'te Bakanlık destekli bir üreticiye damızlık gönderimi yapıldığı ve talep doğrultusunda akrabalığın artmasını önlemek için kan tazeleme gerektiği belirtildi. Prof. Dr. Ak, boz ırkın korunmasının sadece hayvancılık açısından değil, Anadolu'nun biyolojik çeşitliliğinin sürekliliği açısından da önem taşıdığını vurguladı.
Yerli sığır hem et üretecek hem ormanı koruyacak