Yusufeli'nin gecikmesi ülkeye 50 milyar lira kaybettirdi, barajdan sağlanan enerji katkısı sürüyor
Yusufeli barajının ekonomik bilançosu:
Artvin Çoruh havzasında yer alan Yusufeli Barajı ve HES, hizmete girdiği günden itibaren ülke enerji arzına ve yerel ekonomiye düzenli katkı sağlıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Yusufeli tek başına bugüne kadar yaklaşık 5,5 milyar kWh elektrik üretti ve bunun ülke ekonomisine dönüşü 15 milyar TL'nin üzerinde olarak hesaplanıyor.
Bölgede Muratlı, Borçka, Deriner ve Yusufeli gibi tesislerle birlikte toplam üretim 60 milyar kWh'yi aştı ve bu üretimin ekonomiye katkısı 165 milyar TL'nin üstünde seyrediyor. Yusufeli Barajı, 275 metre yüksekliği ve 2,13 milyar m³ depolama hacmiyle hem enerji üretimi hem de su yönetimi açısından kritik bir altyapı niteliği taşıyor. Projenin büyüklüğü nedeniyle Yusufeli, Türkiye'deki hidroelektrik santrallerinin yaklaşık %3,5'ine denk geliyor; Çoruh havzası tesisleri ise ülke üretiminin yaklaşık %10'unu karşılıyor.
gecikme maliyeti ve inşaat süreci:
Yusufeli Barajı'nın ilk ihalesi 2005'te yapıldı ancak CHP'nin itirazları ve Danıştay süreci nedeniyle proje yaklaşık 7 yıl gecikti. İnşaat süreci ise toplam 9 yıl sürdü. Barajın su tutma işlemi 2022'de gerçekleştirildi ve 2023'te yapılan testlerle elektrik üretimi başladı.
Gecikme ve kaybedilen üretim yıllarının ülke ekonomisine maliyeti çeşitli hesaplamalara göre yaklaşık 50 milyar TL'ye yakın olarak değerlendiriliyor. Bu rakam, projenin erken devreye alınamaması sonucu ortaya çıkan enerji arzı ve gelir kayıplarını içeriyor. Uzman değerlendirmeleri ve yerel temsilcilerin yorumları, söz konusu zaman kaybının hem ekonomik hem de sosyal etkileri olduğunu işaret ediyor.
yerel görüşler: kayıplar, uyum süreci ve beklentiler:
Aslen Yusufelili olan Trabzon Artvinliler Derneği Başkanı Ahmet Külekçi, sürecin hem yerelde hem de ulusal ölçekte dersler barındırdığını vurguluyor. Külekçi, "Annem, babam hâlâ orada. İlçemizde toplamda 7-8 kere taşınma mecburiyeti oluştu. Şu anda da yeni yerinde yeni bir sayfa açtık. İlçemizin baraj olmadan önceki tartışmalarını iyi hatırlamak gerekir. Ciddi bir kesim, Yusufeli Barajı’nın yapılmaması noktasında bir tavır ortaya koydu. Bu tavırlar bize ne kazandırdı, ne kaybettirdi; bunu çok iyi analiz etmek lazım. Yusufeli Barajı bugün Türkiye’ye çok ciddi anlamda elektrik enerjisi kazandırdı." şeklinde konuştu.
Külekçi, süreç boyunca yaşanan belirsizliklerin göçe yol açtığını ve hem nüfus hem de üretim açısından kayıplar yaşandığını belirterek, "Bir kere en başta bu belirsizlik bizi göçe sürükledi... Bir taraftan göç oldu, bir taraftan enerji kaybı oldu. Bu kayıpları da iyi analiz etmek lazım" ifadelerini kullandı. Külekçi aynı zamanda, enerji üretimi ve çevre koruması arasında dengeli bir yaklaşımın önemine dikkat çekti: "Elbette bunu yaparken insanlar ve çevre mağdur olmamalı, doğa zarar görmemeli ama var olan enerji kaynaklarını ülke ekonomisine kazandırmak çok önemli."
İlçe sakinlerinden 62 yaşındaki Hakkı Çelik ise barajların ülkenin dışa bağımlılığını azaltmadaki rolünü vurguladı: "Bir kere elektrik üretmek ne demek? Bugüne kadar yurt dışına muhtaçtık. Bugün elektrikte Türkiye kendi ihtiyacını karşılayabiliyor. Neden? Barajlar sayesinde." Çelik, yeni yerleşimdeki yaşam koşullarına da işaret ederek, "Ben 21 sene eski Yusufeli’nde yaşadım. Evlerden randıman alamadım ama burada oturduğum bina dört dörtlük bir bina" dedi.
Eski ilçe merkezinin su altında kalmasının ardından yeni yerleşime uyum sürecinin devam ettiğini söyleyen Ekrem Doğan, eksiklerin tamamlanacağını ve birlik beraberlikle engellerin aşılacağını belirtti: "Yeni ilçeye alışmaya çalışıyoruz, alışıyoruz da yavaş yavaş. Eksiklerimiz var, yavaş yavaş yapılacak. Birlik ve beraberlik olunca bu engellerin hepsini aşacağız. Önce devletimize, milletimize hayırlı olsun."
Yerel temsilcilerin ortak yorumu, Yusufeli projesinin hem ülke enerji kaynakları açısından kazanç sağladığı hem de sürecin yönetimindeki gecikmelerin önemli maliyetler doğurduğu yönünde. Projenin tamamlanmasıyla sağlanan enerji katkısı ve bölgedeki altyapı değişimleri, hem ekonomik hem de sosyal boyutlarıyla değerlendirilmesi gereken bir dönüşüm tablosu ortaya koyuyor.
Sonuç olarak, Yusufeli Barajı hem enerji üretimiyle ülke ekonomisine katkı sunuyor hem de gecikmelerin maliyeti üzerine önemli dersler içeriyor. Projenin deneyimi, gelecekteki stratejik yatırımlar için zamanlama, kamusal iletişim ve sosyal uyum süreçlerinin önemini bir kez daha gündeme taşıyor.
TÜRKİYE'NİN EN YÜKSEK GÖVDELİ BARAJI OLAN YUSUFELİ BARAJI VE HES, ENERJİ ÜRETİMİYLE ÜLKE EKONOMİSİNE KATKI SAĞLAMAYI SÜRDÜRÜYOR. TRABZON ARTVİNLİLER DERNEĞİ BAŞKANI AHMET KÜLEKÇİ VE İLÇE SAKİNLERİ, BARAJIN YAPIM SÜRECİNİ, ENERJİ ÜRETİMİNİN ÖNEMİNİ VE YENİ YERLEŞİM YERİNDEKİ YAŞAMI DEĞERLENDİRDİ.
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.