Ana Sayfa

Zafer rotasını taşımak: milli mücadelenin emanetini raylarda yeniden yürümek

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~3 dk Editör: Cemal Korkmaz
Paylaş
DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, Zafer Rotası Ekspresi'nin sadece bir seyahat olmadığını, Milli Mücadele emanetini gençlere taşıma görevi olduğunu vurguladı.

DPÜ liderliği sempozyumda zaferin mirasını vurguladı

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yılı etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen "30 Ağustos Ruhu: Kütahya-Afyonkarahisar-Dumlupınar Zafer Rotası Sempozyumu-II" programında yaptığı konuşmada, Zafer Rotası Ekspresinin sıradan bir tren yolculuğu olmadığını belirtti.

Kütahya Garı’nda düzenlenen programda protokol üyelerini, akademisyenleri, öğrencileri ve vatandaşları selamlayan Kızıltoprak, sempozyumun ikinci yılında aynı güzergâhın yeniden kat edilmesinin önemine işaret etti. Rektör, bu hattın Kütahya, Afyonkarahisar ve Dumlupınar’ın Batı Cephesi açısından birbirini tamamlayan üç kritik durak olduğunu söyledi.

Zafer rotasının tarihi ve sembolik önemi:

Kızıltoprak, Kütahya’nın 17 Temmuz 1921’de düşüşünü hatırlatarak Yumruçal’da Yarbay Mehmet Nâzım Bey’in şehit olduğunu, 28 Temmuz’da ise Yunan Kralı Konstantin’in Kütahya’da Ankara’ya yürüme kararı aldığını aktardı. Kütahya’yı "Kütahya, kaybın adıdır. Fakat vazgeçişin adı değildir" sözleriyle tanımladı.

Afyonkarahisar’ın Milli Mücadele’de stratejik bir kilit olduğunu belirten Rektör, 26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz’un Kocatepe’den başladığını, 27 Ağustos’ta Çiğiltepe ve Afyonkarahisar’ın kapılarının açıldığını paylaştı. 29 Ağustos’u 30 Ağustos’a bağlayan gecede üç komutanın Afyonkarahisar’da düşmanın Dumlupınar’da çevrilmesine karar verdiğini söyleyerek, Dumlupınar’ı zaferin kesinleştiği yer olarak nitelendirdi.

30 Ağustos 1922’yi Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin tamamlandığı gün olarak anan Kızıltoprak, üniversitenin adındaki Dumlupınar ifadesinin sadece bir isim olmadığını belirtti: "Üniversitemizin adında Dumlupınar vardır. Bu ad, bir tabeladan ibaret değildir. Bir milletin diriliş fermanıdır."

Bir sempozyumdan fazlası: emanetin taşınması

Kızıltoprak sempozyumu yalnızca akademik bir toplantı olmaktan öte "emanet toplantısı" olarak gördüklerini söyledi. Buna göre Zafer Rotası Ekspresi fiziki bir hareket olmanın ötesinde, tarihin ve hatıranın yeni kuşaklara aktarılmasının sembolü olarak tarif edildi: "Bugün kalkacak Zafer Rotası Ekspresi, o emaneti raylar üzerinde taşıyacaktır. Kütahya’dan kalkacak, Afyon’da duracak, Dumlupınar’da varacaktır. Biz de aynı hattı fikirle, hatırayla ve vicdanla kat edeceğiz."

Rektör, üniversitelere ve gençlere yüklenen soruyu şöyle özetledi: "İlim, toprağın hafızasını diri tutmazsa unutulur. Gençlik, zaferi yalnız merasimden öğrenirse emanet eksik kalır. Şehir, üniversitesinden koparsa yol yarım kalır."

Sempozyumun amacını açıklarken Kızıltoprak, tarihin ezberlenmesinin yerine rotanın yeniden yürünmesi gerektiğini vurguladı: "Tarihi ezberlemek değil; rotayı yeniden yürümek. Anıtın önünde durmak değil; o anıtın yükünü omuzlamak." Programın organizasyonuna katkı sunan kurumlara ve katılımcılara teşekkür ederek şehitlere rahmet, gazilere milletçe şükran dileklerini iletti.

Çöğürler istasyonunda anma

Zafer Rotası Ekspresi’nin güzergâhındaki Çöğürler Nazım Bey İstasyonu’nda düzenlenen anma programında Kızıltoprak, istasyonun 4 Ağustos 1895’ten beri trenlerin konakladığını, ancak tarihî öneminin 15 Temmuz 1921’de verilen mücadeleyle derinleştiğini belirtti. Burada Şehit Yarbay Mehmet Nâzım Bey için gerçekleştirilen programda hayatı ve cephedeki mücadelesi anlatıldı.

Kızıltoprak, Nâzım Bey’in Balkan, Birinci Dünya ve İstiklal savaşlarında görev aldığını; Birinci İnönü Muharebesi’nde 4. Tümen’e komuta ettiğini, İkinci İnönü Muharebesi’nde yaralandığını ve tedavisinin ardından tekrar cepheye döndüğünü aktardı. 14 Temmuz 1921 akşamı Kütahya’dan Çöğürler’e gelen Nâzım Bey’in ertesi sabah Yumruçal’a hareket ettiği, ateş hattına girerek Yörükmerzarı civarında sol elinden ve göğsünden ağır yaralandığı, emir çavuşu Eyüp tarafından istasyona getirildiği ve burada şehit olduğunu ifade etti.

Şehadetinin bir gün sonra TBMM tarafından albaylığa yükseltilmesiyle ilgili not düşen Rektör, toplumun bu kaybı unutmamak için verdiği vefa örneğine dikkat çekti: Nâzım Bey’in naaşının aynı hat üzerinden Ankara’ya gönderilmesi, Hacı Bayram’da halk tarafından uğurlanması ve 2022’de istasyona adının verilmesi buna örnek olarak gösterildi. Nâzım Bey’in cephede yaralı askerlerine söylediği "Dayanın çocuğum" sözü anılarak, "Tren yine kalkacak. Hedef yine Dumlupınar. Ama bu durak unutulmayacak" mesajı paylaşıldı.

Konuşmaların ardından şehit Yarbay Mehmet Nâzım Bey ve Milli Mücadele kahramanları için dua ve Fatiha okunurken, Zafer Rotası Ekspresi Dumlupınar istikametine hareket etti.

DPÜ REKTÖRÜ PROF. DR. SÜLEYMAN KIZILTOPRAK, 30 AĞUSTOS PROGRAMINDA KONUŞTU

Cemal Korkmaz — Haberde İnsan Editörü
Editör: Cemal Korkmaz