Dede mesleğinin tik takları susuyor: saat tamirciliği köşeye sıkıştı
Eskişehir'de dede mesleğinin son yılları:
Muzaffer Yürütücü, Eskişehir'de yaklaşık 50 yıldır saat tamirciliği yapıyor ve aile dükkânı 90 yıllık bir geçmişe sahip. Üçüncü kuşak olarak mesleği sürdüren Yürütücü, gelen müşterilerin hikâyelerini, birikimini ve el emeğini bugünlerde giderek daha nadir sunduğunu anlatıyor. Uzun yılların verdiği deneyimle, sektörün dönüşümünü ve praksisin küçülüşünü gözlemliyor.
Akıllı saatler ve internetin etkisi:
Yürütücü, mekanik saatlere olan ilginin neredeyse bittiğini belirtiyor. Akıllı saatlerin yaygınlaşması, dijital cihazların tercih edilmesi ve internet üzerinden ucuz ürünlere erişimin artması tamir işini daralttı. İnsanların artık uzun ömürlü, tamiri mümkün mekanik yerine daha ucuz ve kısa ömürlü pilli saatleri tercih ettiğini söylüyor. "Mekanik saat üretimi artık çok az ve fiyatları da oldukça yüksek" diyen Yürütücü, alım gücünün kısıtlı olmasının tüketiciyi bijuteri tarzı ürünlere yönlendirdiğini vurguluyor.
Bu değişim tamir süreçlerini de etkiledi; firmaların "3-5 yıl kullanılsın, yenisi alınsın" mantığı yüzünden hem dayanıklılık hem de parça bulunurluğu azaldı. Yürütücü, eskiden bir saati tamir ederek yıllarca çalıştırabildiklerini, şimdi ise işin büyük ölçüde pil ve kordon değişimiyle sınırlı kaldığını ifade ediyor.
Usta çağrısı: küçük esnafa destek:
"İnternet bizim en büyük rakibimiz" sözüyle durumu özetleyen Yürütücü, e-ticaretin küçük esnafı zayıflattığını belirtiyor. İnternetteki satıcıların kira ve vergi gibi sabit giderleri olmadığı için daha düşük fiyat verebildiklerini, bunun da yerel dükkânları zorladığını söylüyor. Müşteriyle yüz yüze hizmet vermenin getirdiği sorumluluğu hatırlatan usta, insanların ucuz olana yönelmesinin küçük esnafın giderek azalmasına neden olduğunu ifade ediyor.
Yürütücü, tamir ücretlerinde standart bulunmadığını ve ücretin harcanan emek, kullanılan malzeme ile saatin kalitesine göre değiştiğini belirtiyor. Bu esneklik bazen müşterinin ne bekleyeceğini bilmemesine yol açarken, ustaların işlerini sürdürebilmesi için adil fiyatlandırmanın önemini ortaya koyuyor.
Mesleğin geleceğine dair en büyük endişesi ise çırak ve kalfa eksikliği. Sabır, hassasiyet ve uzun eğitim gerektiren bu zanaate gençlerin ilgi göstermediğini söyleyen Yürütücü, kendi kuşağından sonra bu işi yapacak yeterli kişiyi görmediğini aktarıyor. Bu durum, sadece bir ticaret kolunun zayıflaması değil, aynı zamanda somut bir ustalık bilgisinin kaybı riskini de beraberinde getiriyor.
Yürütücü sözlerini, vatandaşlara küçük esnafa destek çağrısıyla tamamlıyor: "Ben de müşteri olarak alışverişlerde küçük esnafa gitmeyi tercih ediyorum. Eğer aradığım imkânı orada bulamazsam AVM’lere veya büyük mağazalara bakarım. Herkesi küçük esnafa destek olmaya davet ediyorum." Bu çağrı, yerel ekonominin ve kuşaktan kuşağa aktarılan zanaatlerin korunması açısından dikkat çekiyor.
ESKİŞEHİR'DE YAKLAŞIK 50 YILDIR SAAT TAMİRCİLİĞİ YAPAN MUZAFFER YÜRÜTÜCÜ, AKILLI SAATLERİN YAYGINLAŞMASI, İNTERNET SATIŞLARININ ARTMASI VE ÇIRAK YETİŞMEMESİNDEN DOLAYI MESLEĞİN ZOR GÜNLER GEÇİRDİĞİNİ DİLE GETİRDİ.