Güngören'de dönüşüm belirsizliği esnafı zorluyor
Kentsel dönüşümde yıkım sonrası bekleyiş
Maltepe'de 7 katlı bir binanın ilk 3 katının çökmesi sonucu 5 kişinin hayatını kaybetmesi, İstanbul'da yapı güvenliğini yeniden tartışmaya açtı. Kent genelinde riskli yapıların yenilenmesi amacıyla yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları sürerken, Güngören Sanayi Mahallesi'ndeki uygulama örnekleri aynı süreçte yeni sorunları görünür kılıyor. Bölgede bazı binalar boşaltıldı ve yıkıldı, fakat sahada yeniden inşa çalışmaları beklenenden uzun sürüyor.
Esnafın gündemi: toz, müşteri kaybı ve kira baskısı
Yıkım sahalarının bıraktığı molozlar toz oluştururken, yarım kalan çalışmalar nedeniyle kaldırımlar ve iş yeri önleri kapanıyor. Bu durum, sokak ticareti ve yaya akışını doğrudan etkiliyor; esnaf müşterisini kaybediyor, mallarını sergilemekte zorlanıyor ve araç parkı sıkıntısı yaşıyor. Tekstilci Ferit Uca işe erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekerek ürünlerini istediği gibi sergileyemediklerini, araç parkı sorununun iş akışını aksattığını söylüyor.
Mahalle esnafından Vedat Sayın, bazı binaların yıkılmasının üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen yeniden inşa edilmediğini belirtiyor: "Bir yıldır yıkılıp tekrar yapılmayan yerler var. Hafriyatı buraya bıraktılar ve kaldırmadılar. Biz üzerini kapatarak toz toprak gelmesin diye kendimizce tedbir aldık. Belediye hiçbir şeyle uğraşmadı." Sayın, kaldırımların kapanması nedeniyle yayaların yol ortasından yürümek zorunda kaldığını, belirsizliğin sona ermesi gerektiğini vurguluyor.
Ekonomik ve sosyal etkiler: mahalle yaşamı darbe alıyor
2014'ten beri bölgede esnaflık yapan Mehmet Dursun ise ticari hareketliliğin azaldığını, artan kira taleplerinin esnafı yıprattığını belirtiyor: "Gördüğünüz üzere her yer yıkıldı, müşteri gelmiyor. Kiralar çok yüksek. 50 bin liralık yere 500 bin lira istiyorlar. Güngören esnafı kan ağlıyor." Benzer şikâyetler, dönüşümün yalnızca yapıların yıkımı ile sınırlı kalmasının yol açtığı ekonomik sıkıntılara işaret ediyor.
Mahallede bazı esnaf, tozun yayılmasını önlemek amacıyla molozların üzerini kendi imkânlarıyla örtüyor. Bu görünüm, kentsel dönüşümün sadece teknik bir süreç değil; aynı zamanda günlük hayatı, ticari faaliyetleri ve kamusal alan kullanımını düzenleyen bir uygulama olması gerektiğini gösteriyor.
Süreç yönetimi ve bekleyen sorumluluklar
Kentsel dönüşüm kapsamındaki çalışmalarda, yıkım aşamasının hızlı ama plansız yürütülmesinin ardından alanda uzun süreli boşlukların oluşması, hem çevresel hem de sosyal sorunlara yol açıyor. Molozların kaldırılması, kaldırımların açılması, inşaatların makul sürede tamamlanması ve geçici kullanım düzenlemeleri gibi adımların sürecin parçası olması gerekiyor. Güvenli yapılaşma hedefi kadar, yıkım sonrasındaki planlama ve uygulamanın da eş zamanlı ele alınması mahalle yaşamını koruyacaktır.
Güngören'deki yaşananlar, kentsel dönüşümün sadece riskli yapıların ortadan kaldırılması olmadığını; aynı zamanda bölge insanının günlük yaşamını gözeten, iş yerlerinin devamlılığını ve kamusal alanların kullanılabilirliğini sağlayan bütüncül bir uygulama gerektirdiğini ortaya koyuyor. Sürecin hızlandırılması, şeffaf takvim ve sorumlulukların belirlenmesi esnafın ve mahalle sakinlerinin belirsizlik yükünü hafifletecektir.
MALTEPE'DE YAŞANAN BİNA FACİASININ ARDINDAN İSTANBUL'UN YAPI STOĞU VE YAPI GÜVENLİĞİ YENİDEN GÜNDEME GELDİ. KENT GENELİNDE KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI SÜRERKEN, DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE YAŞANAN AKSAKLIKLAR VE UZAYAN İNŞAAT SÜREÇLERİ DE VATANDAŞLARIN MAĞDURİYETİNE NEDEN OLUYOR.