Ana Sayfa

Hedefli üretim koruma politikasıyla üretim ve ihracat dengesi kurulmalı

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Berk Doğan
Paylaş
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, yeni OVP'de enflasyonu gözetirken üretimi koruyacak beş başlıklı hedefli üretim koruma politikası ve seçici finansman mekanizmaları önerdi.

İTO başkanı önerilerini açıkladı

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde "hedefli bir üretim koruma politikası" geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Avdagiç, dezenflasyon programının korunurken üretim kapasitesinin, ihracatın ve yatırımın da seçici araçlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Beş başlıkta finansman mekanizması:

Avdagiç, iş dünyası adına yeni OVP'de finansman mekanizmalarının beş ana başlık etrafında kurgulanmasını önerdi. Birinci ayakta, ihracatçı ve üretici firmalar için uzun vadeli, sürdürülebilir ve öngörülebilir finansman kanallarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda Eximbank ve benzeri mekanizmaların yalnızca ihracat yapanları değil, ihracat potansiyeli taşıyan üreticileri de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini söyledi.

İkinci başlıkta yatırım kredileri ile işletme sermayesi kredilerinin birbirinden ayrılması gerektiğini savunan Avdagiç, "Enflasyonla mücadele kapsamında genel kredi genişlemesi sınırlanırken, teknoloji yatırımı yapan, ihracat kapasitesi oluşturan ve ithal girdiyi azaltan yatırımlar için daha uzun vadeli ve daha düşük maliyetli finansman kanalları oluşturmalıyız" ifadelerini kullandı.

Üçüncü olarak döviz kuru ve ihracatçının maliyetleri arasındaki makasın dengelenmesi gerektiğini aktaran Avdagiç, döviz dönüşüm desteğinin sembolik olmaktan çıkarılıp aradaki makası kapatacak bir seviyeye getirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu düzenlemeyle enflasyon ile kur arasındaki farkın ihracatçılar üzerinde sürekli bir maliyet baskısı yaratmasının önüne geçilebileceğini belirtti.

Dördüncü başlıkta vergi ve sosyal güvenlik yükleri ele alınmalı; üretim yapan ve istihdam sağlayan firmalara yönelik seçici düzenlemeler getirilmelidir. Avdagiç, özellikle yüksek istihdam sağlayan ve ihracat yapan sektörlerde maliyet artışlarının doğrudan istihdam kaybına dönüşmesini engelleyecek mekanizmaların önemine dikkat çekti.

Beşinci olarak ithalat politikalarının yalnızca korumacı reflekslerle değil, bir sanayi politikası perspektifi ile ele alınması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin üretmediği kritik girdilerde maliyetleri düşürecek gümrük rejimi uygulanırken, yerli üretim kapasitesinin olduğu alanlarda haksız rekabetin önlenmesi gerektiğini belirtti.

Dezenflasyonun maliyeti ve emek yoğun sektörlere yaklaşım:

Avdagiç, sıkı para politikasının enflasyonu düşürmede önemli bir rol oynadığını kabul ederken, bunun üretim üzerindeki maliyetinin giderek belirginleştiğini söyledi. Yüksek faizlerin işletme sermayesi maliyetlerini artırdığına ve özellikle KOBİlerin finansmana erişimindeki sıkıntıların sürdüğüne dikkat çekti.

"Geldiğimiz noktada temel sorun, dezenflasyonun kendisi değil, dezenflasyonun üretim kapasitesi üzerindeki maliyetinin giderek artmasıdır" diyen Avdagiç, üretim tabanının korunmasının şu dönemde özel bir öncelik olması gerektiğini vurguladı. İhracatın sürdürülebilirliğinin dış talebin yanı sıra Türkiye'deki üretim kapasitesine ve bu kapasitenin maliyet ile finansman koşullarına bağlı olduğunu hatırlattı.

Emek yoğun sektörlere dair uyarıda bulunan Avdagiç, tekstil, hazır giyim, mobilya, metal ve makine gibi sektörlerin yüksek finansman maliyetleri nedeniyle fiyat rekabetinde zorlandığını; bu alanlarda kapasite kaybına izin verilmemesi gerektiğini söyledi. "Kısa vadede dezenflasyonun korunması gerekiyor. Ancak orta ve uzun vadede üretim kapasitesinin ve ihracat rekabetçiliğinin kaybedilmesine izin veremeyiz," şeklinde konuştu.

Son olarak Avdagiç, Türkiye'nin hem enflasyonu düşürme hem de üretimi koruma hedefleri arasında tercih yapmak zorunda olmadığına inanıldığını belirterek, "Türkiye’nin yeni ekonomik politikası, enflasyonu düşürmek ile üretimi korumak arasında bir tercih yapmak arasında sıkışamaz. İkisini aynı anda gerçekleştirecek seçici ve hedefli ve etkili araçlar üretmek zorundayız. Türkiye bunu başarabilecek güce ve birikime sahip" değerlendirmesinde bulundu ve iş dünyası olarak hükümetin attığı adımları hızlandıracağına güvenlerini dile getirdi.

İSTANBUL TİCARET ODASI (İTO) BAŞKANI ŞEKİB AVDAGİÇ

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

Berk Doğan — Dijital Ekonomi Editörü
Editör: Berk Doğan