Kaledüzü sırtı Gölpazarı'nda Leblebici Kalesi olma ihtimali taşıyor
Kaledüzü sırtının konumu:
Gölpazarı Ovasası'na tepeden bakan Paşaköy mevkiindeki Kale Tepesi Kaledüzü sırtı, ilçe merkezinin yaklaşık 1 kilometre kuzeybatısında, çevresine hâkim yüksek bir tepe üzerinde yer alıyor. Bu yüksek noktanın, Gölpazarı Ovası'nı geniş açıyla görebilmesi, bölgenin tarih boyunca stratejik bir savunma ve yerleşim amacıyla kullanılmış olabileceğini işaret ediyor.
Arkeolojik yüzey araştırmalarının bulguları:
Yapılan arkeolojik yüzey araştırmalarında bölgede sur kalıntıları tespit edildiği belirtiliyor. Araştırmalarda ayrıca farklı dönemlere tarihlenebilecek seramik parçaları bulunduğu kaydedildi. Özellikle tepede tespit edilen buluntular arasında Demir Çağı, Helenistik ve Roma dönemlerine ait olabilecek seramikler yer alması, bu yüksek noktanın çok daha eski dönemlerden itibaren kullanıldığını düşündürüyor.
Leblebici Kalesi iddiası ve tarihî bağlam:
Bazı tarihî çalışmalar, Osman Gazi'nin 1304 yılındaki Sakarya Seferi sırasında ele geçirildiği kaydedilen kaleler arasında adı geçen Leblebici Kalesinin, Gölpazarı'ndaki Kaledüzü sırtında bulunduğunu ileri sürüyor. Bu görüşler, arkeolojik yüzey bulgularıyla birlikte değerlendirildiğinde bölgenin Osmanlı öncesi ve erken Osmanlı dönemleri açısından önemini güçlendiriyor.
Ancak mevcut bilgiler büyük ölçüde yüzey araştırmalarına dayandığı için kalenin kesin olarak Leblebici Kalesi olup olmadığı hâlâ tartışmalı. Konumun stratejik yapısı ve bulunan malzeme kültürü, buranın yerleşim ve savunma amaçlı kullanıldığını düşündürse de daha kapsamlı kazı ve bilimsel analizler, kesin tanımlama için gerekliliğini koruyor.
Sonuç olarak, Paşaköy'deki Kaledüzü sırtı, Gölpazarı ilçesinin geçmişine ışık tutabilecek nitelikte bir alan olarak öne çıkıyor; sur kalıntıları ve çok dönemli seramik buluntuları, bölgenin hem uzun dönemli kullanımına hem de Osman Gazi dönemine ilişkin tartışmalara kaynak oluşturuyor.
OSMAN GAZİ'NİN 1304 YILINDAKİ FETHETTİĞİ LEBLEBİCİ KALESİ BU SIRTTA OLDUĞU TAHMİN EDİLİYOR