Ana Sayfa

Ritim bozuklukları erken tanınmazsa inme ve kalp yetmezliği riski artıyor

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Serkan Varol
Paylaş
Tekrarlayan çarpıntı, nefes darlığı veya bayılma ritim bozukluğuna işaret edebilir; erken değerlendirme inme ve kalp yetmezliği riskini azaltır.

Ritim bozukluklarının sağlık üzerindeki etkileri:

Liv Hospital Ulus Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Enis Oğuz, kalbin normalden hızlı, yavaş veya düzensiz atmasına yol açan ritim bozukluklarının toplumda sık görüldüğünü ancak sıklıkla hafife alındığını vurguladı. Prof. Dr. Oğuz, tekrarlayan çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi, halsizlik veya bayılma gibi şikayetlerin mutlaka kardiyolojik değerlendirmeye alınması gerektiğini belirtti.

Belirtiler ve tanı yöntemleri:

Ritim bozuklukları her hastada aynı belirtileri vermeyebilir; bazı kişiler göğüste çırpınma hissi ya da düzensiz atışları fark ederken, bazı vakalar belirti vermeden ilerleyebilir. Prof. Dr. Oğuz, özellikle çarpıntının tekrarlaması ve eşlik eden nefes darlığı, göğüs rahatsızlığı, baş dönmesi veya bayılma durumlarında elektrokardiyografi, ritim takibi ve gerekirse ileri incelemelerle saptama yapılmasının önemine dikkat çekti.

Atriyal fibrilasyonun özel riskleri:

En sık rastlanan ritim bozukluklarından biri olan atriyal fibrilasyon, kalbin kulakçıklarında düzensiz elektriksel aktiviteye neden olur. Prof. Dr. Oğuz, bu durumun yalnızca çarpıntıya yol açmadığını, önlem alınmadığında pıhtı oluşumu ve inme riskini artırabileceğini ifade etti. Bu yüzden ritim bozukluğunun tipi ve süresi değerlendirilirken inme riskinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.

Atriyal fibrilasyon tedavisinde hastanın yaşı, eşlik eden hastalıkları, ritim bozukluğunun süresi ve kalp fonksiyonları birlikte değerlendirilir. Bu değerlendirme, uygun tedavi stratejisinin belirlenmesinde temel oluşturur.

Tedavi seçenekleri ve girişimsel yaklaşımlar:

Tedavi seçenekleri arasında ilaç tedavileri, elektrofizyolojik incelemeler ve bazı vakalarda kateter ablasyon yer alır. Prof. Dr. Oğuz, ablasyonun amacının ritim bozukluğuna yol açan elektriksel odakları kontrol altına almak ve kalbin normal ritmini korumaya yardımcı olmak olduğunu söyledi. Tedavi planı her hasta için kişiye özel olarak düzenlenir.

Kalp pili uygulamalarının yalnızca kalbi yavaş atan hastalar için düşünülmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Oğuz, kalbin elektriksel sistemindeki bozukluklar veya odacıklar arasındaki koordinasyonun bozulması durumunda da pil veya kardiyak resenkronizasyon tedavisinin gündeme gelebileceğini aktardı.

Erken değerlendirme ve uygun tedavi, hem yaşam kalitesini korumada hem de potansiyel komplikasyonların önlenmesinde belirleyici oluyor. Prof. Dr. Oğuz, yeni başlayan, uzun süren veya tekrarlayan çarpıntılarda vakit kaybetmeden uzman görüşü alınmasını önerdi.

Sonuç olarak, kalp ritmindeki değişiklikler basit tetikleyicilerden kaynaklanabileceği gibi daha ciddi kalp hastalıklarının habercisi olabilir; bu nedenle semptomların ertelemeden değerlendirilmesi hastalık yükünü azaltmada kritik rol oynar.

PROF. DR. ENİS OĞUZ

Serkan Varol — Genel Yayın Editörü
Editör: Serkan Varol