Ana Sayfa

Rize'nin sabırla yoğrulan mirası: atmacacılık geleneği

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Hazal Tunç
Paylaş
Rize'nin asırlık atmacacılık geleneği, dağlardaki titiz kuş seçimi, tarlada süren eğitim ve insan-kuş arasındaki yıllık sevgi bağıyla yaşanıyor.

atmacacılık Rize'de yaşayan bir kültür mirası:

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) ve Çayeli Kaymakamlığı iş birliğiyle yürütülen "Çayeli Kültürel Miras Atlası: Tarih, Kültür ve Yaşayan Miras" projesinin saha çalışmaları, Rize'nin unutulmaya yüz tutan geleneklerinden birini ayrıntılarıyla ortaya koydu. Çayeli ilçesinde yaşayan uygulayıcılar, atmacacılığı yalnızca bir avcılık yöntemi olarak görmüyor; bunun yerine derin bir sabır, gözlem ve sevgi gerektiren çok katmanlı bir ilişki kurumu olduğunu vurguluyor.

karakter analizi dağlarda başlıyor:

Usta isimlerden Cavit Kızılkaya, atmacanın genellikle yüksek rakımlı dağlarda yakalandığını, bağ kurma sürecinin burada başladığını anlatıyor. Kuşun tüy düzeni, bakışı ve davranışları dikkatle izleniyor; aranan içgüdüler gözlemleniyor. Kızılkaya, beklentileri karşılamayan bir atmaca olduğunda ayağına ip bile takmadan doğaya bırakıldığını belirtiyor ve hoşlandığı özellikleri taşıyan kuşlara önce yemek ve su ikram ederek nazikçe yaklaşmanın önemine dikkat çekiyor.

tarla eğitimi ve ava hazırlık:

Atmacanın ava hazırlanmasında uygulanan "tarla eğitimi" süreci, kuşun çevresel faktörlere ve insan hareketlerine alışmasını sağlamayı hedefliyor. Eğitim sırasında kuşun 5–10 gün boyunca tarlada elde dolaştırılması; diğer kuşlara ve insan ayak seslerine verdiği tepkilerin ölçülmesi gerekiyor. Kızılkaya, kuşun kolay ürkmeyecek şekilde hazırlanmasının kritik olduğunu, ava çıkmadan önce kuşun hazır olduğunun hissedilmesi ve yasal kotalara uyularak av sahasına gidilmesinin altını çiziyor.

uzun yıllara dayanan bağ ve günlük hayat:

Atmacaların doğadaki ortalama ömrünün 12 yıl olduğuna dikkat çeken Kızılkaya, kendi deneyiminden hareketle bir atmacayı 17 yıl beslediğini, bu sürede yaklaşık 400 kilogram inek eti tükettiğini aktarıyor. Bu tabloyu sevgi ve bağlılıkla ilişkilendiren Kızılkaya, "İnsanlar kısa sürede yol ayrımına girebilir; biz bu kuşla on yılları paylaştık" diyerek meselenin ticari bir çıkarın ötesinde olduğunu vurguluyor.

Atmacacılığın uygulayıcıya sağladığı faydalar da öne çıkıyor: tarlada geçirilen zamanın fiziksel aktiviteye dönüşmesi, zihinsel dinginlik ve yaşama bağlılık hissinin güçlenmesi gibi etkiler, bu uğraşın kişisel yaşamla nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor. Proje kapsamındaki kayıtlar, ritualize edilen bu pratiklerin bölgenin kültürel belleğinde yer ettiğini ve korunmasının önemini ortaya koyuyor.

RTEÜ ve Çayeli Kaymakamlığı tarafından sürdürülen çalışmalar, atmacacılığın yalnızca geçmişten kalan bir anı değil, hâlâ canlı tutulan ve nesiller arası aktarımı süren bir miras olduğuna işaret ediyor. Ustalar ve saha kayıtları, bu geleneğin dil, beceri ve duygusal bağlarla örülmüş çok katmanlı yapısını belgeleyerek bölge kültürünün korunmasına katkı sağlıyor.

RİZE’NİN ASIRLIK ATMACACILIK GELENEĞİ, DAĞLARDAKİ TİTİZ KARAKTER SEÇİMİNDEN TARLADAKİ SABIRLI EĞİTİME VE İNSANLA KUŞ ARASINDA KURULAN DERİN SEVGİ BAĞINA KADAR UZANAN ÇOK BOYUTLU RİTÜELLERİYLE YAŞAYAN BİR KÜLTÜR MİRASI OLARAK ÖNE ÇIKIYOR

Hazal Tunç — Kültür Sanat Editörü
Editör: Hazal Tunç