Tasarrufla yeniden şekillenen bütçe: kamuda 484 milyar liralık kaynak
Tasarrufla yeniden şekillenen bütçe: kamuda 484 milyar liralık kaynak
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Program (OVP) sunumu sonrası konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamuda uygulanan tasarruf tedbirlerinin bütçe içindeki etkisini ve ekonomideki makro göstergeleri değerlendirdi. Toplantıda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TCMB Başkanı Fatih Karahan, Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ve Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz hazır bulundu.
Kamuda tasarrufun hacmi ve izleme mekanizması:
Şimşek, kamuda sağlanan tasarrufların yatırım harcamalarından kesinti yapılarak elde edildiği yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Bakan, 2027 bütçesinde kamu yatırımlarının milli gelire oranının düşmeyeceğini, yedek ödenekten ayrılacak kaynaklarla bu oranın %1,8 seviyesine yükseleceğini ifade etti. Tasarruf genelgesinin önceki genelgelerden farklı olduğunu vurgulayan Şimşek, bunun sebebini güçlü izleme, denetleme, raporlama ve yaptırım mekanizmalarının kurulmasına bağladı.
Şimşek, tasarruf kapsamındaki kalemlerin —kamu taşıtları, kamu binaları, haberleşme, seyahat, enerji, su, kırtasiye ve demirbaşlar— kamu cari tüketiminin önemli bileşenleri olduğunu söyledi. Bakan, son on yılda bu kalemlerin bütçe içindeki payının %4,6 iken 2025 sonu itibarıyla %2,9 seviyesine gerilediğini, cari fiyatlarla bunun 484 milyar liraye tekabül ettiğini ve bunun altı bakanlığın bütçesinden daha büyük bir tasarruf anlamına geldiğini belirtti.
Taşıt kiralamaları, hizmet binaları ve enerji tasarrufu:
Vatandaştan gelen en yoğun geri bildirimlerden birinin kamudaki taşıt kullanımı olduğunu aktaran Şimşek, 2025 yılında sözleşmesi sona eren kiralık araçların yenilemelerinde yeniden kiralanan taşıt sayısını %21 azalttıklarını söyledi. Bakan, örnek vererek 100 taşıtın sözleşmesi bittiğinde yenilenirken bunlardan 79’unun kiralandığını anlattı ve bunun ciddi bir maliyet düşüşü sağladığını vurguladı.
Hizmet binası yapımlarında daha temkinli bir yaklaşım benimsendiğini, deprem gibi zorunlu durumlar hariç yenilemelerin sınırlı tutulduğunu belirten Şimşek, enerji ve su kullanımında alınan tedbirler ve LED dönüşümü ile yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılmasının tasarrufa etkisine dikkat çekti.
Kayıt dışılıkla mücadele, denetim stratejisi ve gönüllü uyum:
Bakan, kayıt dışılıkla mücadelede önceliklerinin gönüllü uyum ve rehberlik olduğunu, cezalandırmanın asıl hedef olmadığını söyledi. Denetim öncesi büyük veri analitiği ile tespit edilen bulguların mükelleflerle paylaşıldığını ve hataların düzeltilmesi için fırsat verildiğini aktardı.
Şimşek, büyük ölçekli şirketlerde denetim oranlarının artırıldığına işaret ederek 2026 için büyük şirketlerde denetim oranının %31,3 olduğunu; 2024’te ise bu oranın yaklaşık %10 düzeyinde bulunduğunu bildirdi. Orta ölçekli şirketlerde denetim oranının %3,6’dan %7,3e çıktığını, küçük ölçekli şirketlerde ise denetim oranının 2024’te %2,1 iken bu sene %1,1e gerilediğini söyledi. Şimşek, "Her 100 büyük şirketin 31’ini denetliyoruz" ifadesini kullandı.
Gelir vergisi beyannamelerinde de önemli bir artış kaydedildiğini belirten Şimşek, beyannamelerin 3,8 milyondan 5,5 milyona yükseldiğini ve bunun vergi gelirlerine olumlu yansıdığını söyledi. Vergi gelirlerinin milli gelire oranının 2022’de %15,4 iken 2023’te %16,6, 2026’da ise %17’nin üzerinde gerçekleştiğini, 2027 için ise bu oranın %17,9 olarak beklendiğini aktardı.
OVP’nin öngörülebilirlik ve kırılganlık azaltma etkisi:
Şimşek, Orta Vadeli Programların en önemli katkısının öngörülebilirliği artırmak olduğunu söyleyerek, kural bazlı yaklaşım ve proaktif politikalar sayesinde ekonominin şoklara karşı dayanıklılığının güçlendiğini belirtti. Rezervlerin yeniden inşası, şartlı yükümlülüklerin azaltılması ve bütçe disiplininin tesis edilmesi gibi adımların bu dayanıklılığa katkı sağladığını ifade etti. Cumhurbaşkanının programı sahiplenmesinin de bu süreçte kritik rol oynadığını vurguladı.
Bakan ayrıca cari açıkta kırılganlığın azaldığını, brüt dış borç stokunun milli gelire oranının 25 yıllık ortalama olan %44,5 seviyesinden %32’nin altına gerilediğini; brüt dış finansman ihtiyacının ise ortalama %20 civarından %16 seviyelerine düştüğünü söyledi. Bu göstergelerin Türkiye’nin ekonomik kırılganlığında azalma olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.
Toplantıda konuşan TCMB Başkanı Fatih Karahan ise enflasyon hedeflerinin OVP sürecinde belirleneceğini, yeni hedeflerin Merkez Bankası ile hükümet arasında eş güdümle karar verileceğini aktardı. Karahan, küresel arz şokları, pandemi etkileri ve savaşların enflasyon üzerindeki etkisinin arttığını; bu yıl savaşların Türkiye enflasyonuna etkisinin yaklaşık 7 puan olarak hesaplandığını söyledi. Hizmet enflasyonunda belirli bir katılık bulunduğunu, yatay görünümün ulaştırma ve haberleşme kalemlerinden kaynaklandığını ve bu durumun savaş kaynaklı etkilerle ilişkili olduğunu belirtti.
Karahan, sıkı para politikasının talebe dayalı alanlarda etkilerini gösterdiğini, temel mal enflasyonunun emtia fiyatları ve kurdaki artışlara kıyasla daha mutedil seyrettiğini vurguladı. Hem Karahan hem Şimşek, program ve alınan tedbirlerin ekonomi için öngörülebilirlik ve dayanıklılık sağladığı görüşünü paylaştılar.
BÜTÇE BAŞKANI İBRAHİM ŞENEL, HAZİNE VE MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK, CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ, CUMHURBAŞKANI GENEL SEKRETERİ HAKKI SUSMAZ VE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI (TCMB) BAŞKANI FATİH KARAHAN (SOLDAN SAĞA)
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.