Ana Sayfa

Yılmaz'tan küresel adalet ve diaspora çağrısı: medeniyetimiz antisemitik değildir

Giriş: Okuma: ~4 dk Editör: Emre Koç
Paylaş
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İİT Müslüman Diaspora Forumu'nda medeniyetin antisemitik olmadığını vurgulayıp, daha adaletli bir küresel düzen için çağrı yaptı.

YTB ve SESRIC iş birliğiyle düzenlenen forumda mesajlar:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) iş birliğinde ilk kez düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Üye Devletleri 1. Müslüman Diaspora Forumuna katıldı. Forumda, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan Müslüman diasporaların meselelerine kardeşlik ve sorumluluk bilinciyle yaklaşılması gerektiği üzerinde duruldu.

Genç nüfus ve diasporanın ekonomik rolü:

Yılmaz, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın 57 üye ülke ile Birleşmiş Milletler'den sonra en fazla üye ülkeye sahip teşkilat olduğunu belirterek, 2025 itibarıyla Müslüman nüfusun 2 milyarı aştığını ve bunun dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birine karşılık geldiğini söyledi. Bu nüfusun yarısından fazlasının 25 yaşın altında olması, önümüzde dinamik bir beşerî sermaye bulunduğunu gösteriyor; Yılmaz, genç nüfusu iyi hazırlayan toplumların avantaj elde edeceğini vurguladı.

Üye ülkelere mensup 60 milyonu aşkın insanın farklı kıtalarda güçlü diaspora ağları kurduğuna dikkat çeken Yılmaz, bu toplulukların hem yaşadıkları ülkelerin ekonomik, sosyal ve kültürel hayatına katkı sunduğunu hem de köken ülkelerle bilgi, tecrübe, yatırım ve ticaret bağlarını canlı tuttuklarını ifade etti. 2024 verilerine göre 38 ülkeyi kapsayan analizlerde, diasporaların geldikleri ülkelere yaklaşık 200 milyar dolar transfer ettiği belirtildi; Yılmaz, bu kaynağın ötesinde, diasporada yetişmiş insanların ülkeler arası kurduğu bağların daha kıymetli olduğunu söyledi.

Gazze, uluslararası hukuk ve küresel adalet çağrısı:

Yılmaz, İsrail yönetiminin uluslararası mahkemelerde soykırım suçuyla yargılandığına işaret ederek Gazze'de yaşanan bombardımanlar, açlık ve zorunlu göçün, çocukların ve sivillerin hayatının hiçe sayılmasının tüm dünyanın gözü önünde gerçekleştiğini belirtti. Bilimsel ve teknolojik ilerlemelerin eşsiz zulümlere engel olmadığını söyleyen Yılmaz, bu ilerlemelerin hukuk, ahlak ve insani değerlerle buluşturulmasının önemine vurgu yaptı.

Birleşmiş Milletler kararlarının uygulanmaması, uluslararası hukukun etkisiz bırakılması ve faillerin korunmasının mevcut küresel düzenin adalet üretme kapasitesinin zayıflığını gösterdiğini kaydeden Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Dünya beşten büyüktür" çağrısını bu zemin içinde değerlendirdi. Yılmaz, güçlü olma ve kendi gücüne dayanma gerekliliğini öne çıkararak "hem haklı hem güçlü olacağız" mesajını verdi ve insanlık için umudu kaybetmeden daha adaletli bir dünya için çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.

İslamofobi ile mücadele ve medeniyet vurgusu:

Yılmaz, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan Müslümanların karşılaştığı en büyük sorunlardan birinin İslamofobi olduğunu belirtti. Camiler ve Kur'an-ı Kerim'e yönelik saldırılar, Müslüman kimliğine yönelen nefret söylemleri ve ayrımcı uygulamaların artık bireysel önyargıların ötesine geçip siyaset, medya ve kamusal hayatta etkili bir yapısal tehdit haline geldiğini söyledi.

İfade özgürlüğünün kutsallara saldırı kalkanı hâline getirilmesini reddeden Yılmaz, "İfade hürriyeti nefret söylemi hürriyeti değildir" ifadelerini kullandı. İsrail ve Gazze bağlamında ifade hürriyetinin sınırlarının daraltıldığını gördüklerini belirten Yılmaz, insan haklarını evrensel savunan herkesin Müslümanların inancını, kimliğini ve ibadethanelerini hedef alan saldırılar karşısında aynı açıklık ve kararlı tutumu almak zorunda olduğunu vurguladı.

Konuşmasında medeniyet geleneğine de atıfta bulunan Yılmaz, Müslümanların yüzyıllarca Hristiyanlar, Yahudiler ve diğer din mensuplarıyla bir arada yaşamayı başarmış bir medeniyetin mirasçıları olduğunu söyledi ve bunu "büyük bir şeref, büyük bir onur" olarak niteledi. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizim medeniyetimiz hiçbir zaman antisemitik olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır". İsrail yönetiminin zulümlerini eleştiren Yılmaz, Netanyahu hükümetinin yaşananları kapatmak için eleştirileri antisemitizm diye nitelendirmesini kabul etmediğini belirtti ve Netanyahu'yu eleştirilerin hedefi olarak gösterdi.

Yılmaz, İİT üyesi ülkeler ve diaspora kuruluşları arasında kurulacak sürekli iletişimin, dağınık tepkileri ortak tutuma dönüştüreceğini ve Müslüman toplumların hak arama mücadelesine daha güçlü zemin sağlayacağını ifade etti. Forum kapsamında kabul edilmesi hedeflenen "Müslüman Diasporalar Deklarasyonu"nun, diasporaların haklarının korunmasından İslamofobiyle mücadeleye, kamu hizmetlerinden ekonomik ve toplumsal kapasitenin güçlendirilmesine kadar uzanan ortak hedeflere rehberlik etmesi temennisinde bulundu.

Sonuç olarak Yılmaz, hedefin Müslümanların kimliklerini ve inançlarını güven içinde yaşadığı, eşit vatandaşlık haklarından eksiksiz yararlandığı ve bulundukları toplumların geleceğine özgüvenle katkı sunduğu bir düzenin güçlendirilmesi olduğunu belirtti ve Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde mazlumun yanında yer almaya, Gazze'ye insani desteği ulaştırmaya ve Filistin davasını uluslararası platformlarda savunmaya devam edeceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bizim medeniyetimiz hiçbir zaman antisemitik olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır" dedi.

Emre Koç — Bölgesel Haberler Editörü
Editör: Emre Koç