Yunus Emre'nin izinde Erzurum: kültür ve hafıza buluşması
Çifte Minareli Medrese avlusunda yoğun ilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Erzurum Kültür Yolu Festivali kapsamında Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) tarafından düzenlenen "Gel Gör Beni Aşk Neyledi / Yunus Emre Erzurum’da" programı, tarihî Çifte Minareli Medrese avlusunda geniş bir izleyici kitlesi tarafından izlendi. Etkinlik, Yunus Emre’nin Erzurum ile kurduğu bağa dikkat çekmeyi ve kentin kültürel hafızasını güçlendirmeyi amaçladı.
Programın akışı ve konuşmalar:
Programın açılışını tiyatro sanatçısı ve TDED Erzurum yönetim kurulu üyesi Selim Adım’ın canlandırdığı Yunus Emre performansı yaptı. TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş açılış konuşmasında, Erzurum’un Türk dünyasının ortak kültürel izlerine sıkça rastlanan bir merkez olduğunu, dilin korunmasının millet varlığı için önemini ve Yunus Emre’nin Türkçenin inşasındaki rolünü vurguladı. Ertaş, Yunus Emre ve hocası Taptuk Emre’nin mezarlarının Tuzcu köyünde yan yana bulunduğunu belirterek bunun bölge belleği açısından taşıdığı önemi aktardı.
Ertaş ayrıca Dede Korkut ve Köroğlu geleneklerinin Erzurum coğrafyasıyla olan tarihî bağlarına dikkat çekti. Konuşmasında, Erzurum çevresinde geçen Dede Korkut hikâyelerinin mekânsal referanslarını, Pasin ovası, Avnik (Güzelhisar) Kalesi, Karaderbent boğazı ve Horasan gibi yer adlarıyla irdeledi ve şehrin kültürel mirasına sahip çıkılmasının gerekliliğini savundu.
Araştırma bulguları ve yerel bellek:
Tuzculu olan Prof. Dr. Müdahir Özgül, köy kabristanındaki Yunus Emre ve Tapduk Emre mezarları üzerine yaptığı araştırmaları aktardı. Özgül, Tuzcu köyünün adının 1540 tarihli Pir Ali Baba vakfiyesinde geçtiğini, bunun köyün tarihî sürekliliğine işaret ettiğini ve Erzurumlu araştırmacıların da (örneğin İbrahim Hakkı) Yunus Emre ile Tapduk Emre mezarlarını bu köyde işaret ettiğini dile getirdi.
Prof. Dr. Özgül, Yunus Emre Divanı’nda sıkça görülen bazı kelimelerin Erzurum havalisinin konuşma özellikleriyle örtüştüğüne dikkat çekti. Örnek olarak metinde geçen kelimeler şu şekilde sıralandı: arasat, berhudar, beyhud, dağlamak, danışmak, el almak, el atmak, eşkere, eüman, herif, issi, işret, eveti, madrabaz, mazarat, mecal, mırdar, mürabbi, palan, pişkek, seğirtmek, teneşir, üryan, yutmak, yuduzmak, zeval. Bu dilsel paralellikler, konuşmacının aktardığına göre Yunus Emre’nin bölge bağını güçlendiren unsurlardan biri olarak öne çıktı.
Konuşmasını Yunus’un "Bir Dağ İçinde" şiirini okuyarak tamamlayan Özgül, şairin Erzurum dağlarında ermiş olma durumuna vurgu yaptı ve dinleyicilerde farklı duygusal ve tarihsel çağrışımlar uyandırdı.
Şiir, müzik ve katılımcılar:
Programda şiirseverler Yunus Emre’den şiirler okudu; gazelhan İsmail Tataroğlu da Yunus Emre’den gazeller seslendirdi. Etkinlikte İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, önceki dönem milletvekilleri Prof. Dr. İbrahim Kavaz ve Mücahit Daloğlu, TYB kurucularından Ahmet Fidan, akademisyenler, kültür insanları, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş hazır bulundu.
Program, kent belleğini tazeleyen bir etkinlik olarak değerlendirildi; organizatörler ve konuşmacılar, Erzurum’un yerel adları, mezar konumları ve dil unsurları üzerinden yapılan vurgularla şehrin kültürel mirasının sahiplenilmesi gerektiğini bir kez daha ifade etti.
Sonuç olarak, festival kapsamındaki bu etkinlik, Yunus Emre’nin Erzurum ile ilişkisine dair hem sahne sunumları hem de araştırma temelli argümanlarla kentin kültürel hafızasını canlandırma amacını taşıdı ve halktan yoğun ilgi gördü.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI’NIN BİR PROJESİ OLAN "ERZURUM KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ" KAPSAMINDA YUNUS EMRE’NİN ERZURUM’LA İLGİSİNE DİKKAT ÇEKMEK AMACIYLA TÜRKİYE DİL VE EDEBİYAT DERNEĞİ TARAFINDAN TARİHİ ÇİFTEMİNARELİ MEDRESE’NİN AVLUSUNDA TERTİP EDİLEN "GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ/ YUNUS EMRE ERZURUM’DA" PROGRAMINA YEDİDEN YETMİŞE HALKTAN BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ.