Bakan Tekin, Bosphorus Diplomasi Formu'nda değerlendirmelerde bulundu
Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen Bosphorus Diplomasi Formu'nda katılımcılara eğitim politikaları, müfredat ve Ramazan ayı etkinlikleriyle ilgili açıklamalar yaptı. Salı günü başlayan forumun dördüncü gününde 'Yeni Yüzyılda Eğitimin Dönüşümü' panelinde BDF’26 Akademi Başkan Yardımcısı Mutullah Ömer Faruk Yayan, BDF’26 Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Elif Toprak ve BDF’26 Halkla İlişkiler Başkanı Ömer Can'ın sorularını yanıtladı.
Ramazan etkinliklerine gelen eleştiriler:
Tekin, Ramazan ayına ilişkin okul etkinliklerini anlatarak, amacın çocukların Türkiye Yüzyılı vizyonu bağlamında merhamet, yardımlaşma, vatanseverlik ve milli birlik gibi duygularla bağ kurmasını sağlamak olduğunu vurguladı. Ancak yapılan etkinliklere karşı çıkanların sert ifadeler kullandığını belirterek, bu eleştirileri 'hakaret' olarak nitelendirdi.
Bakan Tekin, eleştirilerin arasında kendisine yöneltilen iddiaları şöyle aktardı: 'Bir grup akademisyen bildiri yayınladı. Bildirilerinde beni Trump'ın ipine sarılmakla suçladılar. İki, gerici, sapkın bir azınlık diye bizi tanımladılar. Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi toplumu Talibanlaştırmakla suçladılar.' Tekin, bu ifadelerin isimlerinin başında unvanları bulunan kişiler tarafından kullanıldığını söyleyerek, söz konusu tavrın eleştiri değil hakaret olduğunu belirtti ve bünyesindeki kişilere 'suç duyurusunda bulunun' çağrısı yaptığını aktardı.
Tekin, tüm bu tartışmalara rağmen Bakanlık bünyesinde ve toplumda düzenlenen Ramazan etkinliklerinin yardımlaşma ve dayanışma bilincine olumlu katkı sağladığını; öğrencilere, öğretmenlere ve velilere teşekkür ettiğini söyledi.
Milli ve manevi değerlerin müfredata entegrasyonu:
Konuşmasında müfredat ve milli-manevi değerlerin içeriğe yerleştirilmesine de değinen Tekin, bakanlığın temel beklentisinin 12 yıl boyunca emanet edilen gençleri ülkesine, geçmişine ve milletin değerlerine bağlı olarak yetiştirmek olduğunu vurguladı. Tekin, bunu Bakanlığın kanuni asli görevi olarak tanımladı ve öğretimle ilgili sorumlulukların da ihmal edilmeyeceğini ekledi.
2023'ten itibaren uygulanan etkinliklerin, çocukların gündemindeki konuları felsefeye uygun biçimde okullara taşıma amacı taşıdığını belirtti. Örnek olarak, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının başladığı yıl Ekim ayında okullarda başlatılan '1 dakikalık saygı duruşu' uygulamasını ve geçen eğitim-öğretim döneminde 'Çanakkale'den Gazze'ye Vatan Savunması' temasıyla çalışmalar yürütüldüğünü aktardı. Ayrıca ateşkes sonrasında Filistin'e destek amaçlı hayır etkinlikleri düzenlendiğini anlattı.
Tekin, bu uygulamaların çocuklara insan hakları, barış ve dayanışma bilinci kazandırmayı hedeflediğini belirterek: 'Biz çocuklarımızı barış, insan hakları konusunda eğitmemiz lazım, farkındalık oluşturmamız lazım' dedi. Ayrıca Şubat ayında okullara başlarken bayrak sevgisi üzerine başlatılan farkındalık çalışmalarına da değindi.
Yapay zeka ve öğretmenin dönüşen rolü:
Panelde yapay zekanın eğitim üzerindeki etkisiyle ilgili de değerlendirmeler yapan Tekin, iki bakış açısı bulunduğunu belirtti: birinci bakış açısına göre öğretmenlerin gelecekte gereksizleşeceği, her şeyin yapay zekâ üzerinden yürütüleceği iddia ediliyor; Tekin bunun doğru olmadığını söyledi.
Tekin, kendi görüşünü şöyle açıkladı: 'Eğitim ve öğretim süreçleri daha da form değiştirecek. Okulda öğretmenlerimizin daha az bilgi verdiği ama birlikte yaparak ürettikleri, birlikte yaparak öğrencilere rehberlik ettiği bir forma dönüşecek.' Bu dönüşümün, öğrencilerin yapay zekâyı kullanarak projeleri veya ödevleri kolayca yapmasını bir problem olmaktan çıkaracağını, öğretmenin rolünün bilgi aktarmaktan çok rehberliğe, topluma yönelik proje ve etkinliklerde liderliğe dönüşeceğini söyledi.
Ayrıca Tekin, yapay zekanın insanlık odaklı bir arka plan yazılımı olarak şekillendirilmesi gerektiğini vurguladı: 'Yapay zekayı insan hayatını kolaylaştıran, insan hayatını anlamlı hale getiren ve insanlığı önceleyen bir arka plan yazılımına dönüştürebilmeliyiz.'
Sınav sistemi ve müfredat uyumu:
YKS ve geçiş sınavlarına ilişkin soruya cevap veren Tekin, 'Yeni müfredat geldi, sınav sistemi değişiyor' tarzındaki spekülasyonlara karşı açıklama yaptı. Tekin, ne Milli Eğitim Bakanlığı'nın ne de YÖK'ün sınav sistemiyle ilgili köklü bir değişiklik gündeminde olmadığını belirtti.
Bununla birlikte Tekin, sınav sorularının müfredata göre olacağını vurguladı: 'Eski müfredata göre olan soruların önümüzdeki yıldan itibaren artık bir esprisi kalmayacak. Hem ÖSYM hem bizim bakanlık, bu yıl değil de bir sonraki yılın LGS ve YKS soruları için yepyeni bir havuz oluşturuyor.' Tekin, sınav sistemi değişikliği yok ama soru havuzunun yeni müfredata göre güncelleneceğini açıkladı.
Konuşmasının genelinde Tekin, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ana sorumluluğunu öğrencileri milli ve manevi değerlerine bağlı bireyler olarak yetiştirmek şeklinde tanımladı ve eğitim-öğretim süreçlerinin değişen teknoloji ve toplumsal beklentiler ışığında yeniden şekilleneceğini belirtti.

Bakan Tekin: " Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi gerici, sapkın bir azınlık diye tanımladılar"
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!