Prostatın yapısı ve belirtiler:
Elazığ Medilines Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Veysel Yüzgeç, prostatın erkeklerde doğuştan var olduğunu, erişkinlerde ortalama ağırlığının 20-30 gram arasında olduğunu ve yaşla birlikte büyüme eğilimi gösterdiğini hatırlattı. Dr. Yüzgeç, 40’lı yaşlardan itibaren yavaşça bulguların ortaya çıkmaya başlayabileceğini, 50’li yaşlarda ise prostatın belirgin hale geldiğini belirtiyor.
Prostat hastalıklarının en sık görülen semptomları arasında sık idrara gitme, gece idrara kalkma, kesik veya çatallı idrar yapma, idrarın ince gelmesi ve tam boşalamama gibi şikayetlerin yer aldığına dikkat çekildi. İyi huylu ya da kötü huylu büyümelerde şikayetlerin benzer olabildiğini, bu yüzden ayrıntılı değerlendirme gerektiğini vurguladı.
Evrelere göre tanı ve tedavi yaklaşımı:
Dr. Yüzgeç, prostat kanserinin dört evrede değerlendirildiğini anlattı. Birinci evrede kanser prostat bezinin bir lobunda olup dışarıya çıkmamıştır; bu aşamada tesadüfen veya düzenli kontroller sonucunda tanı konulabilir. İkinci evrede kanser prostat dokusunun dışına çıkmamış ama iki lobta yaygınlık göstermektedir.
Üçüncü evrede kanser prostat dışına çıkmış, ancak uzak organlara metastaz yapmamıştır; prostata yakın organlara yayılım vardır ve radyoterapi, kemoterapi veya uygun olgularda cerrahi müdahale gündeme gelebilir. Dördüncü evre ise ileri prostat kanseri olup, hastalığın organ dışına çıktığı ve uzak organlara metastaz yaptığı dönemdir. Bu evrede tedavi genellikle kemoterapi ve radyoterapi ile yürütülür ve hastaların klinik durumu ciddi şekilde bozulabilir.
Tanıda kullanılan yöntemler:
Muayene ve görüntülemeyle sinsi seyreden bazı prostat kanserlerinin tespitinin zor olduğunu söyleyen Dr. Yüzgeç, şüpheli durumlarda kan tahlilinde PSA yüksekliği ile ilk işaret alınabildiğini belirtti. Ardından ilaç tedavisi, doğrulayıcı testler, multiparametrik MR ve gerekirse biyopsi ile tanı kesinleştirilir. Amaç, hastalığı ileri evreye ulaşmadan yakalamaktır.
Kimler ne sıklıkta kontrol ettirmeli:
Dr. Yüzgeç’in önerisi şu yönde: erkeklerin hasta olsun veya olmasın 50 yaşından sonra özellikle 6 ayda bir ürolojik kontrol için gelmeleri en ideal olandır; eğer bu sıklık mümkün değilse yılda en az bir kez prostat tahlilleri ve muayenesi yaptırılmalıdır. Bu yaklaşım, kanser erken evredeyken yakalanmasını ve tedavi şansının artmasını sağlar.
Prostat kanserinin en sık kemiğe yayılım gösterdiğini belirten Dr. Yüzgeç, uzak metastazla gelen hastaların ağrılarının çok fazla olduğunu ve bu hastaları toparlamanın zorlaştığını ifade etti. Bu nedenle erken tanının, hastanın yaşam kalitesini ve tedavi başarısını doğrudan etkilediği vurgulandı.
Özetle, düzenli kontroller ve gerektiğinde PSA, multiparametrik MR ve biyopsi gibi ileri tetkikler, prostat kanserinin zamanında tespit edilmesi ve etkin tedaviye yönlenilmesi için hayati önem taşıyor.

ÜROLOJİ UZMANI OP. DR. VEYSEL YÜZGEÇ, "ERKEKLERİN HASTA OLSUN VEYA OLMASIN 50 YAŞINDAN SONRA ÖZELLİKLE 6 AYDA BİR, GELEMEZLERSE EN AZINDAN YILDA BİR DEFA PROSTAT KONTROLÜNDEN GEÇMELERİNİ ÖNERİYORUZ
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!