Günlük 'tatlı zehir' uyarısı: şeker sınırları sıkı tutulmalı

Dr. Cemal Ergin, Türkiye'de günlük kişi başı şeker tüketiminin DSÖ önerilerinin 4-5 katına çıktığını, bunun obezite ve kronik hastalık riskini artırdığını belirtti.


Günlük 'tatlı zehir' uyarısı: şeker sınırları sıkı tutulmalı

Günlük 'tatlı zehir' uyarısı: şeker sınırları sıkı tutulmalı

Medicana Bursa Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Cemal Ergin, Türkiye'de kişi başı günlük şeker tüketiminin Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) önerdiği sınırların çok üzerinde olduğunu söyleyerek toplum sağlığı açısından ciddi uyarılarda bulundu. Ergin, aşırı şeker alımının yalnızca kilo artışına yol açmadığını; diyabet, karaciğer yağlanması ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik sorunların da tetiklenebileceğini vurguladı.

DSÖ sınırı ve Türkiye verileri:

Dr. Ergin, DSÖ'nün günlük serbest şeker tüketiminin toplam enerji ihtiyacının %5'ini aşmamasını önerdiğini hatırlattı. Bu oranın yaklaşık 25 gram, yani günlük yaklaşık 6 çay kaşığı şekere denk geldiğini belirtti. Buna karşılık, Türkiye'de kişi başı günlük şeker tüketiminin 100-150 gram seviyelerine ulaştığına dair veriler bulunduğunu söyledi; bu durum sınırların 4-5 kat aşıldığını gösteriyor.

Ergin, aşırı şeker tüketiminin metabolik etkilerinin geniş kapsamlı olduğuna dikkat çekti. Yüksek şeker alımı insülin direncine zemin hazırlayarak Tip 2 diyabet gelişimini kolaylaştırıyor. Özellikle paketli ürünlerde yoğun bulunan fruktozun fazla tüketiminin karaciğer yağlanmasıyla ilişkili olduğuna işaret etti.

şekerin organlara ve yaşlanmaya etkisi:

Ayrıca Dr. Ergin, yüksek şeker düzeylerinin trigliserit seviyelerini yükselttiğini ve kronik iltihaplanmayı tetikleyerek kalp-damar hastalıkları riskini artırdığını belirtti. Şekerin böbrek sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri ve kan şekeri dalgalanmalarının yol açtığı metabolik bozukluklar da önemli sorunlar arasında yer alıyor.

Glikasyon süreçlerinin vücut dokularında yaşlanma mekanizmalarını hızlandırdığını söyleyen Ergin, beyin sağlığı açısından da uyarıda bulundu. İnsülin direncinin bazı çalışmalarda Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirildiğine değinerek, bu nedenle bazı çevrelerde "Tip 3 diyabet" ifadesinin kullanıldığını aktardı.

gizli şeker kaynakları ve pratik öneriler:

Ergin, günlük alınan şekerin yalnızca çaya atılan kaşıklarla sınırlı olmadığını; gazlı içecekler, aromalı içecekler, paketli gıdalar, hazır soslar (ketçap vb.) ve geleneksel tatlıların önemli "gizli" şeker kaynakları olduğunu söyledi. Tüketicilerin ürün etiketlerini dikkatle incelemesi gerektiğini vurguladı.

Şeker tüketimini azaltmaya yönelik önerilerinde Ergin, şu adımları sıraladı: ürün etiketlerinde glikoz şurubu, fruktoz, maltoz gibi bileşenlere dikkat etmek; gazlı ve şekerli içecekler yerine su veya sade maden suyu tercih etmek; çay ve kahvedeki şeker miktarını kademeli olarak azaltmak; işlenmiş tatlılar yerine meyve gibi doğal alternatiflere yönelmek.

Tatlandırıcı kullanmayı düşünenler için de uyarıda bulunan Ergin, stevia içerikli ürünler ve eritritol gibi şeker ikamelerinin gündemde olduğunu; ancak bu alternatiflerin tercihinde kişinin sağlık durumu ve tüketim miktarının göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.

Sonuç olarak Ergin, toplum sağlığını korumak için hem bireysel düzeyde beslenme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi hem de gıda üretiminde şeker azaltımını teşvik eden politikaların önemine dikkat çekti.

İÇ HASTALIKLARI UZMANI DR. CEMAL ERGİN

İÇ HASTALIKLARI UZMANI DR. CEMAL ERGİN

Serkan Varol

Serkan Varol

Genel Yayın Editörü

12 yıllık gazetecilik geçmişiyle ajans akışlarını denetleyen, günün manşetlerini belirleyen ve 26 kişilik ekibin haber koordinasyonunu sağlayan sorumlu editör.

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!