Yaşlanan toplumda kemik sağlığının sessiz tehdidi: osteoporoz ve kırık riski
Dünyada ve Türkiye’de hayat süresinin uzamasıyla birlikte yaşlı nüfus hızla artıyor. Bu değişim, osteoporoz ve buna bağlı kırıkların toplum sağlığı açısından önemini artırıyor. Medicana Bursa Hastanesi Ortopedi Uzmanı Op. Dr. Uğurcan Süner konunun yalnızca ortopedik bir sorun olmadığını; hareket kabiliyeti, yaşam kalitesi ve yaşam süresinin de etkilendiğini vurguluyor.
Osteoporozun kapsamı:
Op. Dr. Uğurcan Süner, osteoporoza bağlı kırık riskinin yaşla birlikte belirgin biçimde arttığını belirtiyor. Uzman, "Osteoporotik kırıkların yaşam boyu riski kadınlarda yaklaşık yüzde 50, erkeklerde ise yüzde 20 civarındadır." ifadesiyle kırıkların yaygınlığını aktardı. Özellikle kalça kırıkları ileri yaşlarda ciddi sağlık sorunlarına ve yaşam kaybına yol açabildiği için hem kırıkların tedavisi hem de yeni kırıkların önlenmesi önem kazanıyor.
D vitamini eksikliği kırıkla başvuran hastalarda sık görülen bir durum. Süner, D vitamininin kemik ve kas sağlığı için kritik olduğunu; eksikliğinin kas güçsüzlüğüne ve düşme riskinin artmasına katkıda bulunabildiğini belirtiyor. Bu nedenle ileri yaştaki bireylerde kemik sağlığı ve D vitamini düzeylerinin değerlendirilmesi öncelikli adımlar arasında yer alıyor.
Tedavi ve izlemde öncelikler:
Süner, toplumdaki en yaygın yanılgılardan birinin yalnızca D vitamini ve kalsiyum takviyesi ile osteoporozun yeterince kontrol edilebileceği düşüncesi olduğunu aktarıyor: "D vitamini ve kalsiyum kemik sağlığı için önemlidir ancak osteoporozu olan veya kırık riski yüksek kişilerde tek başına yeterli olmayabilir." Hastanın yaşı, kemik yoğunluğu, daha önce kırık geçirip geçirmediği ve diğer risk faktörleri göz önünde bulundurularak kişiye özel tedavi planı hazırlanmalı.
Kalça kırığı gibi vakalarda cerrahi müdahalenin tedavinin yalnızca bir aşaması olduğuna dikkat çeken Süner, ameliyat sonrası dönemde osteoporozun değerlendirilmesi, düşme riskinin azaltılması ve düzenli takibin gerekliliğini vurguluyor: "Kalça kırığı geçiren hastalar yeni bir kırık açısından yüksek risk altındadır. Bu nedenle ameliyat sonrasında osteoporoz tedavisinin planlanması, düşme riskinin azaltılması ve hastanın düzenli olarak takip edilmesi büyük önem taşır."
Op. Dr. Uğurcan Süner son olarak, kırıkların cerrahi olarak düzeltilmesinin ötesinde asıl başarının hastanın yeniden kırık geçirmesini önlemek, hareketliliğini korumak ve yaşam kalitesini sürdürmesini sağlamak olduğunu belirtiyor: "Osteoporotik kırıklarda başarı yalnızca kırığın ameliyatla düzeltilmesi değildir. Asıl hedef hastanın yeniden kırık geçirmesini önlemek, hareketliliğini korumak ve yaşam kalitesini mümkün olduğunca sürdürmesini sağlamaktır." Erken tanı ve uygun tedavi bu hedeflerin gerçekleştirilmesinde belirleyici rol oynuyor.

MEDİCANA BURSA HASTANESİ ORTOPEDİ UZMANI OP. DR. UĞURCAN SÜNER
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!