Gizli bileşenlerin gölgesinde: tarım ilaçları ve meme kanseri kaygısı

Gazi Üniversitesi ve Silent Spring Enstitüsü verileri, tarım ilacı formülasyonlarındaki yüzlerce kimyasalın meme kanseri riskini artırabileceğini gösteriyor.


Gizli bileşenlerin gölgesinde: tarım ilaçları ve meme kanseri kaygısı

Uzman uyarısı ve çalışma bulguları

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, tarım ilaçlarında bulunan bazı kimyasalların meme kanseri riskini yükseltebileceğine dikkat çekti. Meme kanseri dünya genelinde en sık görülen kanser türü olurken, özellikle 40 yaş altı kadınlarda görülen vakalardaki artış, yalnızca tarama yöntemlerindeki gelişmelerle açıklanamayacak kadar belirgin.

Silent Spring Enstitüsü tarafından yürütülen ve Environmental Health Perspectives dergisinde yayımlanan çalışma, tarım ilacı formülasyonlarındaki bileşenlerin değerlendirilmesinin yeniden ele alınması gerektiğini vurguluyor. Araştırma ekibinin daha önceki çalışmasında 900’den fazla kimyasalın hayvan modellerinde meme tümörleriyle ilişkili veya hormonları meme kanserini destekleyecek şekilde bozduğu listelenmişti.

Araştırmanın kapsamı:

Yeni çalışmada araştırmacılar, Ulusal Emisyon Envanteri, Toksik Madde Salım Envanteri ve NHANES gibi bir düzineden fazla ABD hükümet veri tabanını analiz ederek, meme kanseriyle ilişkili kimyasallara maruziyetin başlıca kaynaklarını belirlemeye çalıştı. Sonuçlar tarım ilaçlarının önemli bir maruziyet kaynağı olduğunu gösterdi. Araştırma, tarım ilacı formülasyonlarında bulunan 485 kimyasaldan yalnızca yaklaşık üçte birinin, yani 145 kimyasalın ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) tarafından 'aktif madde' olarak kayıtlı olduğunu ortaya koydu.

Bu durum, hem aktif maddelerin meme dokusu üzerindeki etkilerinin yeterince test edilmediğini hem de 'inaktif' veya 'yardımcı madde' olarak sınıflandırılan yüzlerce kimyasalın denetimsiz kalabildiğini gösteriyor. Silent Spring Enstitüsü’nün önceki bir çalışması, EPA’nın 19 tarım ilacını meme tümörleriyle ilişkilendiren kanıtları göz ardı ettiğine işaret etmişti.

Düzenleyici boşluk ve alınabilecek önlemler:

Coşkun, bulguların kesin bir neden-sonuç ilişkisi kanıtlamadığını, ancak düzenleyici kurumların yalnızca aktif maddeleri değil ürünlerin tüm bileşenlerini değerlendirmesi gerektiğini belirtiyor. İnsanlar tarım ilaçlarına gıda ve içme suyu aracılığıyla, ev ve bahçede kullanılan böcek kovucular, haşere ilaçları, bit ve mantar tedavileri ile dezenfektanlar yoluyla ve bazı yapı malzemeleri üzerinden maruz kalabiliyor.

Uzmanlar, evde kullanılan ürünlerin seçiminde dikkatli olunmasını, mümkün olduğunca doğal veya daha az kimyasal içeren alternatiflerin tercih edilmesini ve etiket bilgilerinin titizlikle incelenmesini öneriyor. Ayrıca, düzenleyici süreçlerin genişletilmesi ve ürün formülasyonlarının tüm bileşenleriyle değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Sonuç olarak, mevcut veriler tarım ilacı formülasyonlarındaki gizli veya denetimsiz bileşenlerin potansiyel risklere sahip olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle hem bilimsel araştırmaların derinleştirilmesi hem de düzenleyici yaklaşımlarda kapsamın genişletilmesi, halk sağlığını korumada kritik önem taşıyor.

GAZİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TIBBİ ONKOLOJİ BİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. UĞUR COŞKUN...

GAZİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TIBBİ ONKOLOJİ BİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. UĞUR COŞKUN, TARIM İLAÇLARINDA BULUNAN KİMYASALLARIN MEME KANSERİ RİSKİNİ ARTIRABİLECEĞİNİ SÖYLEDİ.

Serkan Varol

Serkan Varol

Genel Yayın Editörü

12 yıllık gazetecilik geçmişiyle ajans akışlarını denetleyen, günün manşetlerini belirleyen ve 26 kişilik ekibin haber koordinasyonunu sağlayan sorumlu editör.

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!