Kuşadası’nın mavi koridoru risk altında: 3. iskele ve deniz çayırları uyarısı

Kuşadası’nda planlanan 3. İskele ve 51 dönümlük dip taraması, Posidonia oceanica başta olmak üzere deniz çayırları ve mavi karbonu tehdit ediyor.


Kuşadası’nın mavi koridoru risk altında: 3. iskele ve deniz çayırları uyarısı

mavi ormanlar söyleşisi ve uyarının kaynağı:

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde düzenlenen Mavi Ormanlar söyleşisinde, kıyı topluluklarının denizel ekosistemlerin korunması ve sürdürülebilir yönetimdeki rolü ele alındı. EKODOSD Çarşamba Söyleşileri kapsamında konuk olan WWF-Türkiye Deniz ve Biyoçeşitlilik Uzmanı Ebru Çelik, Mavi Ormanlar Projesi’nin Kuşadası özelindeki çalışmaları ve alternatif gelir kaynaklarının dönüşümü üzerine bir sunum yaptı. Toplantıda özellikle deniz çayırları ve mavi karbon ekosistemlerinin iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolüne dikkat çekildi.

çed toplantısı: proje boyutları ve paydaş tepkileri

Aynı gün gerçekleştirilen ÇED toplantısında Kuşadası Limanı Kapasite Artışı ve Dip Tarama Projesi kapsamında planlanan 3. İskele gündeme geldi. Proje raporunda 300 metre uzunluğunda ve 15 metre genişliğinde bir iskele inşa edilmesi, yaklaşık 51 dönümlük alanda dip taraması yapılması ve bunun sonucunda yaklaşık 113 bin metrekare tarama malzemesi çıkarılacağı ifade edildi. Toplantıda sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri ve şirket yetkilileri görüşlerini aktardı; birçok katılımcı projenin Kuşadası’nın kent kimliğine ve çevresel dengelere olumsuz etkileri olabileceğini vurguladı. Ayrıca çıkarılacak tarama malzemesinin nerede ve nasıl bertaraf edileceğine dair yeterli açıklama yapılmadığı belirtildi.

deniz çayırları için ekolojik riskler:

EKODOSD değerlendirmesinde, projenin sadece inşaat etkileriyle değil dip taramasının yaratacağı fiziksel ve kimyasal etkiler ile birlikte ele alınması gerektiği kaydedildi. Dip taramasının planlandığı bölgede Akdeniz’in önemli deniz çayırı türlerinden Posidonia oceanica bulunduğu belirtildi. Deniz çayırları, birçok deniz canlısına beslenme, üreme ve barınma alanı sağlamasının yanı sıra bitki dokuları ve sedimentlerde uzun süre karbon depolayarak mavi karbon işlevi görüyor.

Dip taraması sırasında ortaya çıkabilecek bulanıklılık, sediment taşınımı ve birikimi suyun ışık geçirgenliğini azaltarak hem tarama bölgesindeki hem de çevresindeki çayırların zarar görmesine yol açabilir. EKODOSD, bu etkilerin yerel ölçekte sınırlı kalmayıp geniş alanlara yayılma potansiyeli bulunduğuna dikkat çekti.

EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, konuyla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Kuşadası’nın geleceği açısından ekonomik faaliyetler ile doğa koruma arasında bir denge kurulması zorunludur. Ancak bu denge, geri dönüşü olmayan ekolojik kayıplar oluşturabilecek etkilerin göz ardı edilmesiyle sağlanamaz. Özellikle deniz çayırları gibi hassas ve korunması gereken ekosistemlerin bulunduğu alanlarda, bilimsel veriler esas alınmalı; dip taramasının ve 3. İskele projesinin denizel ekosistem üzerindeki etkileri bütüncül olarak değerlendirilmeli, doğaya zarar verecek bu tür projelere izin verilmemelidir. Kuşadası’nın geleceği, denizinin ve kıyılarının geleceğinden ayrı düşünülemez.”

Toplantının sonunda Ebru Çelik katılımcı sorularını yanıtladı; EKODOSD gönüllüsü ve Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğrencisi Elif Deniz Nur tarafından Çelik’e teşekkür belgesi takdim edildi. Söyleşi ve ÇED süreci, bölgedeki mavi karbon ekosistemlerinin korunması ve olası inşaat uygulamalarının çerçevesinin bilimsel verilerle netleştirilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.

ÇARŞAMBA SÖYLEŞİLERİ KAPSAMINDA BU HAFTANIN KONUĞU, WWF-TÜRKİYE DENİZ VE BİYOÇEŞİTLİLİK UZMANI...

ÇARŞAMBA SÖYLEŞİLERİ KAPSAMINDA BU HAFTANIN KONUĞU, WWF-TÜRKİYE DENİZ VE BİYOÇEŞİTLİLİK UZMANI EBRU ÇELİK OLDU.

Aslı Han

Aslı Han

Çevre & Ekoloji Editörü

İklim değişikliği, sıfır atık projeleri, ekoloji ve çevre koruma bilinci üzerine haberler ve özel dosyalar hazırlayan çevre editörü.

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!