troya'da kazı çalışmalarının odağı:
Çanakkale merkeze bağlı Tevfikiye köyü sınırlarında yer alan Troya Ören Yeri, 5 bin 600 yıllık geçmişiyle arkeologların ve turistlerin dikkatini çekmeye devam ediyor. UNESCO tarafından 1998 yılında Dünya Kültür Mirası Listesi'ne alınan alan, tarihteki savaşlar, yangınlar ve depremler nedeniyle defalarca tahrip edilip yeniden kuruldu. Ziyaretçiler, 2019'da açılan Troya Müzesinde sergilenen yaklaşık 2 bin eseri de görme olanağı buluyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamındaki çalışmalar, ÇOMÜ destekleri ve İçdaş sponsorluğunda yürütülüyor. Troya Ören Yeri'nde kazılar 12 ay boyunca devam ediyor ve 2026 sezonunda da önemli alanlarda yoğunlaşılıyor.
kazı alanı, amaçlar ve beklenen bulgular:
2026 kazıları özellikle Hellenistik-Roma dönemine ait agora alanında sürüyor. Buradaki çalışmalar, Homeros'un Troya'sıyla ilişkilendirilen Son Tunç Çağı güney girişinin devamında, büyük Troya Kalesi dışında arkeolojik verilerin olup olmadığını ortaya koymayı hedefliyor. Kazı ekibi, aşağı kent düzeyine dair izler ve kent yapısının niteliğini belirlemeyi amaçlıyor.
Ekibin hedefleri arasında, Troya-6 ve Troya-7 katmanlarıyla ilişkilendirilen son tahribat tabakasının belgelenmesi ve bu tabakaların Troya Savaşı bağlamında ne zaman ve nasıl oluştuğuna dair veriler elde edilmesi bulunuyor. Önceki yıllarda söz konusu tabakalara ilişkin önemli veriler elde edilmiş; 2026 sezonunda bu alanlar genişletilerek izler daha kapsamlı şekilde araştırılıyor.
Troya Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan çalışmaların ikinci alanı hakkında şunları söyledi:
"Troy’daki kazı çalışmalarının ikinci alanı hemen bizim Agora dediğimiz alan. Roma döneminde bir kent meydanı olarak tanımlanan alan. Burası Son Tunç Çağının güney kapısının hemen önünde yaklaşık 5-6 yıldır burada kazıları devam ettiriyoruz. Özellikle buradaki kazı yapmamızın temel amacı, hem Troya’nın Son Tunç Çağ’a yani Troya Savaşı ile ilişkilendirilen kenti ile ilgili aşağı kentin var olup olmadığı, aşağı kentin yapısının nasıl olduğu konusundaydı. Ama ikinci önemli amacımız ise yine Troya Savaşı ile ilişkilendirilen Troya-6 ve Troya-7 olarak tanımlıyoruz. Bu kentin son tahribat tabakasının nasıl olduğu, yani Troya’nın, Troya Savaşı ile ilişkilendirilen dönemde nasıl yıkıldığı, ne zaman yıkıldığı konusunda veriler elde etmek. Önceki yıllarda söz konusu tabakalarla ilgili önemli verilere ulaştık. Ve bu senede biraz daha bu alanı genişleterek Troya Savaşı’nın izlerini aramaya çalışıyoruz. Son dönemde Christopher Nolan’ın Odyssey filmi nedeniyle Troya’ya çok tartışılıyor. Troya Savaşı ile ilgili konular çok tartışılıyor. Biz de burada arkeolojik olarak Troya kentinin Homeros’la ilişkilendirilen, Troya Savaşı ile ilişkilendirilen Troya kentinin ne zaman ve nasıl yıkıldığını, son yıkım tabakasının nasıl olduğu konusunda verileri elde etmeye çalışıyoruz"
Kazı ekibinin açıklamaları, güncel tartışmaların ve popüler kültürdeki yansımaların (örneğin Christopher Nolan’ın Odyssey filmi) arkeolojik bulgularla nasıl ilişkilendirilebileceğine dair soruları da gündeme taşıyor. Arkeologlar, hem stratigrafik veriler hem de buluntu disiplinleri aracılığıyla kentin son yıkım dönemine dair kesinleştirici veriler elde etmeyi hedefliyor.
Troya Ören Yeri'ndeki kazıların 2026 sezonunda da sürmesi ve alanın sistematik olarak genişletilmesiyle, uzmanlar Homeros'la ilişkilendirilen katmanlar ve olası savaş izlerine dair somut bulgulara ulaşmayı umuyorlar. Bu bulgular, bölgenin tarihsel dönüşümünü ve Arkaik döneme ilişkin tartışmaları besleyecek nitelikte olacak.

5 bin 600 yıllık medeniyete ev sahipliği yapan Troya Ören Yeri Kazılarında, Troya Savaşı'nın izleri aranıyor
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!