Alzheimer tehdidi küresel ve yerel boyutta artıyor:
21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, Alzheimer’ın dünya ve Türkiye için giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 57 milyon kişi demansla yaşamakta ve her yıl yaklaşık 10 milyon yeni vaka görülmektedir; Alzheimer bu vakaların %60-70'ini oluşturuyor.
Türkiye’de yaklaşık 700 bin kişinin Alzheimer ve diğer demans türleriyle yaşadığı tahmin ediliyor. Nüfusun hızla yaşlanması nedeniyle Prof. Dr. Gömceli, bu sayının 2050 yılına kadar 2-2,5 katına çıkabileceğini ve 65 yaş üstü nüfus oranının bugünkü düzeylerden 2050'de yüzde 23'e yükselmesinin beklendiğini belirtti.
Alzheimer ne şekilde ilerliyor ve kimler risk altında:
Alzheimer, beyindeki sinir hücrelerinin ilerleyici hasarı ve ölümüyle seyreden nörodejeneratif bir hastalıktır. Hastalık; bellek, düşünme, dil, karar verme ve günlük yaşam becerilerinde zaman içinde bozulmaya yol açar. Prof. Dr. Gömceli belirtilerin başlangıçta hafif unutkanlık şeklinde olabileceğini, ilerledikçe yakın geçmişin hatırlanmasında güçlük, eşyaların yanlış yerlere konması, kelime bulmada zorlanma, yön kaybı ve karar vermede güçlüklerin görülebileceğini, ileri evrede ise bağımsız yaşamın neredeyse imkânsız hale gelebileceğini aktardı.
Yaş, hastalık için en güçlü risk faktörüdür; 65 yaşından sonra risk belirgin şekilde artar. Aile öyküsü ve bazı genler, özellikle APOE 4, riski yükseltebilir ancak genetik yatkınlık tek başına belirleyici değildir. Ayrıca yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, obezite, kalp-damar hastalıkları, fiziksel hareketsizlik, sigara, aşırı alkol tüketimi, sosyal izolasyon, işitme kaybı, kafa travmaları ve hava kirliliği de risk faktörleri arasında sayılmaktadır.
Erken tanı ve yaşam tarzı değişikliklerinin önemi:
Prof. Dr. Gömceli, unutkanlık, kelime bulma güçlüğü veya davranış değişiklikleri fark edildiğinde vakit kaybetmeden nöroloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurguladı. Erken dönemde başlanan destek ve tedavilerin hastalığın seyrini yavaşlatabileceğini ve yaşam kalitesini artırabileceğini belirtti.
Dünya Sağlık Örgütü’nün güncellenmiş rehberlerine atıfta bulunan Gömceli, demans riskini etkileyen birçok faktörün değiştirilebilir olduğunu söyledi. Yaşam tarzında yapılacak müdahalelerin hastalığın ortaya çıkışını geciktirme potansiyeli taşıdığına dikkat çekti.
Uygulanması önerilen önlemler arasında haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite, Akdeniz veya DASH tipi beslenme, tansiyon, kan şekeri ve kolesterolün kontrolü, sosyal ve zihinsel etkinliklerin sürdürülmesi, işitme ve görme sorunlarının giderilmesi, sigara ve aşırı alkolden uzak durulması, kaliteli uyku ve stres yönetimi ile kafa travmalarından korunma bulunmaktadır.
Gömceli son olarak; Alzheimer’ın yalnızca bireyi değil aileleri ve toplumu da derinden etkilediğini, farkındalığın artırılmasının, değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasının ve bilimsel gelişmelerin yakından takip edilmesinin mücadelede kritik adımlar olduğunu sözlerine ekledi.

ÖROLOJİ UZMANI PROF. DR. YASEMİN BİÇER GÖMCELİ
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!