Kütahya’da yaşayan Ayfer Helvacıoğlu, yaklaşık 40 yıllık örgü deneyimini güncel tasarımlara taşıyarak el emeği ürünler üretiyor ve stantlarda sergiliyor. Örgüyü yalnızca boş zaman uğraşısı olarak görmeyen Helvacıoğlu, üretmenin kendisine verdiği mutluluğu ve sürekli yeni fikirler denemeyi ön planda tutuyor.
uzun yılların deneyimi stantlarda hayat buluyor:
Örgüyle yaklaşık kırk yıl önce tanıştığını belirten Helvacıoğlu, son dönemde ürünlerini daha fazla kişiye ulaştırmak için stant açmaya başladığını söylüyor. Yeni başlamasına karşın kısa sürede üretim hızını artırdığını ifade eden Helvacıoğlu, hazır modelleri uygulamanın yanı sıra kendi tasarımlarını da hayata geçirdiğini anlatıyor. Günlük kullanıma yönelik parçaların yanında özel günler için tasarlanmış aksesuarlar da hazırlıyor.
Bu süreçte yılların getirdiği birikimi yeni fikirlerle birleştirdiğini belirten Helvacıoğlu, stantların hem geri dönüş almak hem de ürün yelpazesini genişletmek için önemli bir fırsat sunduğunu vurguluyor: "Yeni başladım. Bu stantta yeni başladım. Ama 40 yıl öncesine dayanan bir geçmişim var. Yeni başlamama rağmen hızla bir şeyler üretmeye çalışıyorum."
bandanalardan kolyelere: malzeme çeşitliliği ve tasarım denemeleri:
Helvacıoğlu’nun üretiminde bandanalar öne çıkıyor. Günlük kullanım için örülen bandanaların yanı sıra düğünler ve özel etkinlikler için kumaştan hazırlanan bandana modelleri de yapıyor. Kendi bulduğu ve ürettiği modelleri geliştirmek istediğini söyleyen Helvacıoğlu, "Günlük örülen bandanaların yanında düğünler için yapılan kumaştan bandanalar yapmaya başladım. Bunlar benim kendi ürettiğim, kendi bulduğum şeyler. Bunların devamını getirmek istiyorum" diyor.
Ayrıca elindeki kumaş parçalarını değerlendirmek için farklı yöntemler kullanıyor; kumaşların kenarlarına boncuklar ekleyerek kolye ve aksesuarlar hazırlıyor, örgüyle boncuğu bir araya getirerek yeni form ve kullanım alanları deniyor. Bandanaları yalnızca başa takılan bir parça olarak değil, kolye ya da fular şeklinde de değerlendirmeye çalıştığını belirtiyor.
üretmenin ruhsal ve toplumsal boyutu:
Helvacıoğlu, örgü örmenin kendisi için sadece estetik veya gelir kaynağı değil, aynı zamanda zihinsel ve duygusal bir faaliyet olduğunu söylüyor. "Örgü örmek, ritmik hareketleri sayesinde stresi azaltır, beyni zinde tutar. Alzheimer’ın önüne geçeceğini düşünüyorum. Çünkü sayısal işlemler yapıyoruz. Örgü örmek bir zevktir. Ben zevk alarak yapıyorum. Üretmeyi seviyorum" şeklinde konuşuyor.
Her yaşta üretilebileceğini vurgulayan Helvacıoğlu, çalışma azmiyle yeni tasarımlar geliştirmeyi sürdüreceğini belirtiyor: "Her yaşta bir şeyler üretilebilir. Bunu görüyoruz şu anda. Büyük bir azimle çalışmaya devam ediyorum." Ayrıca sadece örgüyle sınırlı kalmayıp yelpazesini genişletme hedefi taşıdığını söyleyerek ilerleyen dönemde farklı malzemelerle de üretim yapmayı planladığını ekliyor. Stantlarda sergilediği günlük kullanım ürünlerinden özel gün aksesuarlarına kadar geniş ürün gamı, el emeği üretimin insanların yaşamına kattığı değere dair somut bir örnek oluşturuyor.

ÖRGÜYLE YAKLAŞIK 40 YIL ÖNCE TANIŞTIĞINI ANLATAN HELVACIOĞLU, SON DÖNEMDE ÜRÜNLERİNİ SERGİLEMEK VE DAHA FAZLA KİŞİYE ULAŞTIRMAK AMACIYLA STANT AÇMAYA BAŞLADIĞINI SÖYLEDİ.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!