Madencilikte odak: üretimi artırmak, katma değeri yükseltmek
Türkiye madencilik sektörü yılın ilk sekiz ayında güçlü bir performans gösterdi. 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde maden ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,5 artarak 4 milyar 729 milyon dolar seviyesine ulaştı. Bu veriler, sektörün üretim kapasitesi ve ihracat potansiyelinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
İhracat hedefleri ve ulaşılabilir potansiyel:
İstanbul Maden İhracatçılar Birliği Başkanı Metin Çekiç, bu performansa dayanarak 2026 yılını 7 milyar dolarlık ihracatla kapatma hedefi koyduklarını açıkladı. Çekiç, sektörün önündeki engellerin kaldırılması halinde Türkiye'nin maden ihracatında 30 milyar dolarlık potansiyele ulaşabileceğini belirtiyor. Sektör temsilcileri, mevcut rezervler, maden çeşitliliği ve üretim kabiliyetinin daha büyük hedeflerin gerçekleştirilebileceğini gösterdiğini ifade ediyor.
Çekiç, sektörün sorunlarını ve çözüm önerilerini kamu ile paylaştıklarını vurguladı. "Biz sorunlarımızı biliyoruz, çözüm önerilerimizi de ortaya koyuyoruz" yaklaşımıyla ilerlediklerini söyleyen Çekiç, hem kısa vadeli hem de yapısal tedbirlerle ihracatın artırılabileceğini dile getirdi.
Yatırım ortamı ve sürdürülebilir büyüme:
Sektörün yeni yatırımlara yönelmesi, mevcut yatırımlarını büyütmesi ve ihracat kapasitesini artırması için öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yatırım ortamının önemine dikkat çekildi. Kamu ile güçlü bir iş birliğinin, üretim ve ihracata doğrudan katkı sağlayacağı vurgulandı. Buna paralel olarak firmaların rekabet gücünün desteklenmesi, katma değerli üretimin teşvik edilmesi ve yer altı zenginliklerinin ekonomiye kazandırılması öncelikler arasında yer alıyor.
Çekiç, sektörün yol haritasını şu ana başlıklarla özetledi: yeni yatırımların teşviki, mevcut üretim kapasitesinin büyütülmesi, katma değerli üretimin artırılması ve ihracatçıların dünya pazarlarındaki rekabet gücünün güçlendirilmesi. Bu hedeflere ulaşırken benimsedikleri yaklaşımı “Önce insan, sonra çevre, sonra maden” sözleriyle özetledi ve insan hayatını, emeği ve çevreyi merkeze alan bir madencilik anlayışını savunduklarını belirtti.
Sektör temsilcileri, önlerindeki yapısal engeller giderildiğinde hem üretimin hem de ihracatın önemli ölçüde artacağı görüşünde. Türkiye madenciliğinin sahip olduğu gerçek gücü ekonomiye kazandırmak için paydaşların aynı hedef etrafında birleşmesinin şart olduğu ifade ediliyor. Kısa vadede 2026 hedefi 7 milyar dolar olarak belirlenirken, uzun vadede 30 milyar dolarlık ihracat potansiyeline ulaşmak için yol haritası üzerinde çalışmalar sürdürülüyor.
Sonuç olarak, sektörün önünde atılacak adımların odak noktası; daha fazla üretim, daha fazla katma değer ve daha fazla ihracat. Bu hedeflere ulaşmanın yolu ise sürdürülebilir yatırımlar, kamu-özel sektör iş birliği ve çevresel-sosyal sorumluluğu gözeten uygulamalardan geçiyor.

İSTANBUL MADEN İHRACATÇILAR BİRLİĞİ BAŞKANI METİN ÇEKİÇ
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!