Murataga, Atlılar ve Sandallar Şehitleri Müzesi törenle açıldı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde düzenlenen açılış töreninde Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitleri Müzesi'nin önemine dikkat çekti. Yılmaz, müzenin yarım asrı aşan acının emanetlerini koruma altına alacağını ve Kıbrıs Türkü'nün varoluş mücadelesini gelecek kuşaklara doğru şekilde aktaracağına inandığını söyledi.
Ailelerin yarım asırlık bekleyişi ve kimliklendirme çalışmaları:
Yılmaz, tören öncesinde yürütülen kimliklendirme çalışmalarının sonuçlarına değinerek, on beş Atlılar şehidinin isimlerine kavuşarak devlet töreniyle defnedildiğini hatırlattı. Aradan geçen 52 yıl sonra şehitlerin kendi adlarıyla toprağa verilmesinin ailelere bir nebze teselli sağladığını belirtti.
Kayıp Şahıslar Komitesi'nin 2008 yılında başlattığı kazılar neticesinde, Muratağa ve Sandallar'da şehit edilen 89 kişinin tamamının, Atlılar'daki 37 şehitten ise 15'inin kimliğinin belirlendiğini aktaran Yılmaz, kalan 22 kişi için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü bildirdi. Kimlik tespitlerinin yalnızca adların geri verilmesi olmadığını, aynı zamanda ailelere kalan kişisel eşyaların iadesiyle yarım kalan hayatların hatırlanmasını sağladığını vurguladı.
Yılmaz, kazılar sırasında çıkarılan eşyaların; bir mektup, okul defteri, aile fotoğrafı gibi ögelerin hem aileler için son hatıra hem de Kıbrıs Türkü açısından tarihi tanıklık niteliği taşıdığını ifade etti. Bu nedenlerle Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği'nin ve TİKA'nın iş birliğiyle müzenin kurulmasının gerekli olduğunu belirtti.
Tarihin belgelenmesi ve uluslararası çağrı:
Konuşmasında 14 Ağustos 1974'te yaşananlara da yer veren Yılmaz, o gün Birleşmiş Milletler Barış Gücü koruması altında savunmasız köylerin hedef alındığını ve 126 masum insanın kadın, çocuk ve yaşlı ayrımı yapılmaksızın vahşice katledilip toplu mezarlara gömüldüğünü hatırlattı. Bu katliamın Kıbrıs Türkü hafızasında nesiller boyu taşınacak derin bir yara açtığını söyledi.
Yılmaz, tarihin tek taraflı anlatılmasına karşı uyarıda bulunarak Avrupa Parlamentosu'nun 2026 bütçe kararına dair eleştirisini paylaştı. Avrupa kurumlarının tarihi belgelerle ve gerçeklerle hareket etmesi gerektiğini, aksi halde adil bir taraf olmalarının mümkün olmayacağını ifade etti.
Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitleri Müzesi'nin sergilediği mektuplar, okul kayıtları ve kişisel eşyaların ziyaretçilere şehitlerin birer rakam olmadığını, her birinin kendine ait hayatları, sevdikleri ve yarım kalan düşleri olduğunu göstereceğini belirtti.
Çözüm vizyonu, güvenlik ve bölgesel eleştiriler:
Yılmaz, konuşmasında Kıbrıs meselesine ilişkin duruşunu tekrar ederek, adadaki sorunun iki ayrı halk ve iki ayrı devlet gerçeği temelinde, Kıbrıs Türkü'nün egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün tescil edildiği bir çözüme kavuşturulması gerektiğini savundu. Bu görüşün Cumhurbaşkanı tarafından da çeşitli platformlarda ilan edildiğini aktardı.
Ayrıca Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile İsrail arasındaki iş birliğine dair eleştirilerini dile getiren Yılmaz, bazı uluslararası iş birliklerinin etik ve insani boyutunun sorgulanması gerektiğini, bilim ve teknolojide ilerlemiş olmanın hukukun, ahlakın ve merhametin yerini alamayacağını belirtti. Bu bağlamda Gazze'de yaşananlara atıf yaparak hukuki ve ahlaki sorumluluk vurgusu yaptı.
Son olarak, Kıbrıs Türkü'nün yalnızca güçlü değil aynı zamanda haklı olmak zorunda olduğuna işaret eden Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uluslararası alanda hak ettiği konuma ulaşması için mücadelelerinin süreceğini söyledi ve Anavatan Türkiye ile dayanışmanın devam edeceğini belirtti.
Yılmaz, tören boyunca emeği geçenlere teşekkür ederek TİKA'nın KKTC'de hayata geçirdiği 277 projeye dikkati çekti ve müzenin hem yerel hem uluslararası kamuoyuna tarihi hakikatleri aktarmada önemli bir görev üstleneceğini vurguladı. Konuşmasını, defnedilen şehitleri rahmetle anarak sonlandırdı.

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ VE DİĞER KATILIMCILAR
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!