Şişkinlik ısrar ediyorsa hekime başvurun
Karında gaz ve şişkinlik çoğu zaman günlük beslenme alışkanlıklarına bağlı, geçici bir sorundur. Ancak Medicana Sağlık Grubu ve Medicana International İzmir Hastanesi gastroenteroloji uzmanı Uzm. Dr. Bülent Şengül'e göre şikayetlerin haftanın yarısından fazlasında görülmesi veya bir aydan uzun sürmesi durumunda altta yatan organik hastalıklar araştırılmalıdır.
Ne zaman endişe etmek gerekir:
Uzm. Dr. Bülent Şengül, istem dışı kilo kaybı, tekrarlayan kusma, kanlı veya siyah dışkılama, kansızlık ve gece uykudan uyandıran karın ağrısının şişkinliğe eşlik etmesi halinde vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini vurguluyor. Geçici gaz birikmesi genellikle ağır öğünler, fazla karbonhidrat, hızlı yeme, gıdaların yeterince çiğnenmeden yutulması, gazlı içecekler veya hava yutulması sonrası oluşur ve sindirim tamamlandığında geçer.
Ancak bu yakınmalar uzun süreliyse ve belirgin yaşam kalitesi kaybına yol açıyorsa bu tablo organik bir hastalığın işareti olabilir ve yalnızca diyetle çözülemeyebilir.
Şişkinliğin olası nedenleri:
Şengül'e göre uzun süren gaz ve şişkinlik tek bir hastalığa özgü değil. Sık rastlanan nedenler arasında irritabl bağırsak sendromu (huzursuz bağırsak), ince bağırsakta aşırı bakteri çoğalması (SİBO), çölyak hastalığı, mide ve onikiparmak bağırsağı ülserleri yer alıyor. Bu durumlar benzer yakınmalara yol açabildiği için ayırıcı tanı önem taşıyor.
İrritabl bağırsak sendromunda bağırsak fonksiyonunun bozulması ve hassasiyet artışı, SİBO'da ince bağırsaktaki bakteri yoğunluğunun artması ve gıdaların anormal fermantasyonu; çölyakta ise ince bağırsak villus yapısının bozulmasıyla emilimin etkilenmesi, her üç durumda da gaz ve şişkinlik oluşturabilir. Mide ve onikiparmak bağırsağı ülserleri ise özellikle yemek sonrası üst karında şişkinlik ve hazımsızlık hissi olarak kendini gösterebilir.
Sindirim sadece mide-bağırsak işi değil:
Uzm. Dr. Şengül, karaciğer, safra kesesi ve pankreasın da sindirim sürecinde kilit rol oynadığını hatırlatıyor. Safra kesesi taşları veya çamur, yağlı ve ağır yemeklerin ardından şişkinlik, hazımsızlık ve ağrıya neden olabilir. Pankreasın enzim üretimindeki yetersizlik gıdaların yeterince parçalanamamasına ve yoğun gaz oluşumuna yol açabilir. Karaciğer hastalıklarında ise safra asitlerinin eksikliği benzer belirtilerle seyredebilir.
Tanı sürecinde hangi testler kullanılıyor:
Şişkinlikle başvuran hastalarda ilk adım ayrıntılı öykü ve fizik muayenedir. SİBO ve laktoz intoleransı değerlendirmesinde nefes testleri tanıyı destekleyici olarak kullanılabilir. Buna karşın günümüzde yaygın uygulanan ve kandan bakılan gıda intolerans testleri (IgG testleri) konusunda güvenilirlik sorgulanmaktadır; bu testlere dayanarak başlayan kısıtlayıcı diyetler kişileri gereksiz strese sokabilir.
Uzm. Dr. Şengül'ün önerisi, kısıtlayıcı diyetlerin hekim veya diyet uzmanı gözetiminde, kontrollü bir eliminasyon diyeti ile uygulanması yönündedir.
Gelişigüzel ürün ve uygulamalardan kaçının:
Hekime danışılmadan kullanılan müshil ilaçları zamanla bağırsak tembelliğine ve hareket bozukluklarına yol açabilir. Sindirim enzimi takviyeleri veya detoks uygulamaları bağırsak florasını olumsuz etkileyebilir; başlangıçta kısmi rahatlama sağlansa da altta yatan ciddi bir hastalık varsa tanıyı geciktirebilir.
Bu yüzden uzun süren şikayetlerde popüler kürlere yönelmek yerine nedenin belirlenmesi, gerekli tetkiklerin yapılması ve ardından uygun tedavi veya diyet düzeninin başlaması gerektiği vurgulanıyor. Gerekli değerlendirmeler sonucunda ciddi bir patoloji saptanmazsa ise beslenme düzenine, öğün içeriğine ve porsiyonlara dikkat ederek yaşam kalitesi korunabilir.
Erken tanı özellikle karaciğer, pankreas veya safra yolları kaynaklı ciddi hastalıklarda tedavi başarısını artırdığı için önem taşır; bu nedenle şişkinlik süregelen bir sorun haline geldiyse uzman görüşü ihmal edilmemelidir.

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU GASTROENTEROLOJİ BÖLÜMÜ’NDEN UZM. DR. BÜLENT ŞENGÜL,
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!