tarımsal atıklardan asırlık kağıda: geleneksel yöntemle sanata dönüşüm

Ankara'daki atölye, pamuk, keten ve kenevirle pirinç ve muz saplarını asitsiz el yapımı kağıda dönüştürüp sanat ve sürdürülebilirlik mirasını aktarıyor.


tarımsal atıklardan asırlık kağıda: geleneksel yöntemle sanata dönüşüm

Atölyenin doğuşu ve hedefi:

Ankara merkezli kağıt atölyesi, Düzce Üniversitesi Sanat Tasarımı ve Mimarlık Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yusuf Parlak ile usta öğretici ve yönetici Şerife Güven koordinasyonunda faaliyet gösteriyor. İslam sanatları fuarı ve Hamamönü yeniden canlandırma etkinlikleri sonrasında başlayan girişim, sıfır atık ve sürdürülebilirlik vizyonu çerçevesinde tarımsal atıkların ve atık kağıtların asitsiz el yapımı kağıda dönüştürülmesini amaçlıyor. Atölye, okul grupları ve ziyaretçilere yönelik workshoplarla hem üretimi hem de geleneksel teknikleri aktarmayı hedefliyor.

Malzeme seçimi ve çevresel katkı:

Ham madde olarak uzun lifli bitkiler tercih ediliyor; pamuk, keten ve kenevir öne çıkanlar. Tarımsal atıklardan muz ağacı gövdeleri ve pirinç sapları da kullanılıyor. Pirinç saplarının pek çok bölgede ağır metal içerdiği için hayvansal yem veya saman olarak değerlendirilemediği, genellikle anız olarak yakılmasının hem toprak verimliliğini hem atmosfer sağlığını olumsuz etkilediği belirtiliyor. Atölye bu atıkları değerlendirerek hem atık yönetimine katkı sunuyor hem de endüstriyel süreçlerin dışında kalan materyallerle yeni bir üretim hattı oluşturuyor.

Geleneksel üretim süreci:

Üretim doğal ve uzun soluklu yöntemlerle ilerliyor. Ham maddeler ya atölye tarafından hasat ediliyor ya da temin ediliyor. Tekstil sektöründen gelen paçavralar ve uçan pamuk benzeri artıklar da kağıt hamuruna dönüştürülebiliyor. Parlak ve ekibi endüstriyel kimyasal pişirmelerin aksine doğal pişirme yöntemleri uyguluyor; meşe külü yakılarak elde edilen suyla lignin uzaklaştırılıyor. Bu yaklaşım, kağıtların asitsiz olmasını sağlıyor ve Parlak'ın vurguladığı üzere geleneksel yöntemlerle üretilen kağıtların ömrü çok daha uzun: yüzlerce yıl, doğru koşullarda bin yıla yakın dayanma iddiası paylaşılıyor.

Renk verme ve boyama teknikleri:

Kağıt hamuru oluşturulduktan sonra teknelere alınan karışımlar, kök boyalar ve doğal pigmentlerle renklendiriliyor. İçeride asit bulunmayan ham maddelerle yapılan boyama, kağıdın uzun ömürlü kalmasına katkı sağlıyor. Elekler aracılığıyla şekillendirilen levhaların ölçüsü el yordamıyla değiştiriliyor; atölyede A5'ten 70x100 cm'ye kadar örnekler üretilebiliyor. Bu ölçüler, geleneksel Türk sanatlarında kullanılacak eserler için yeterli aralığı sunuyor.

Eğitim, kültürel aktarım ve sergileme:

Parlak, atölyede usta-çırak ilişkisiyle talebeler yetiştirdiklerini ve asitsiz kağıtlar üzerine yapılan sanatla gelecek nesillere eser aktarımı hedeflediklerini belirtiyor. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras taşıyıcı listesinde el yapımı kağıt ve ebru alanında yer alması, atölyenin eğitim ve koruma bağlamındaki çalışmalarına ayrı bir ağırlık kazandırıyor. Parlak ayrıca kişisel ve karma sergilere katıldığını, iki kişisel sergisinin tarımsal atıklardan üretilmiş eserleri içerdiğini aktarıyor.

Büyük projeler ve farkındalık çalışmaları:

Atölye, Kocaeli Seka Kağıt Müzesi'ndeki bir festivalde dünyanın en büyük el yapımı kağıtından Türk Bayrağı üretimi gibi dikkat çeken projelere imza attı. Atölyede düzenlenen çocuk ve okul grubu çalışmaları, katılımcıların kendi okullarından getirdikleri atık kağıtları yeniden liflendirip kağıda dönüştürmelerine olanak tanıyor. Bu deneyim, çocukların kağıdın üretim sürecini anlamalarını ve tüketimde daha bilinçli davranma eğilimi geliştirmelerini sağlıyor. Parlak bu etkinlikleri, sıfır atık ve sürdürülebilirlik bilincini yayma aracı olarak tanımlıyor.

Atölye deneyiminin sosyal boyutu:

Usta öğretici Şerife Güven, atölyeden ayrılanların kağıdın kıymetini daha iyi kavradığını, ziyaretçilerin duygu ve heyecanına ortak olduklarını söylüyor. Katılımcılar atölyeyi duygusal ve eğitici bir deneyim olarak tarif ediyor; kurum, aileleri ve okulları atölyeye davet ederek sanat ve çevre bilincini bir arada sunmayı amaçlıyor.

Atölye, geleneksel teknikleri korurken tarımsal atıkları üretime dahil ederek hem kültürel mirası yaşatıyor hem de sürdürülebilir çözümler üretiyor. Üretim sürecinin her aşamasında doğallığın korunması ve eserlerin gelecek nesillere aktarılabilir olması, atölyenin ana öncelikleri arasında yer alıyor.

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ SANAT TASARIMI VE MİMARLIK FAKÜLTESİ GELENEKSEL TÜRK SANATLARI BÖLÜM BAŞKANI...

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ SANAT TASARIMI VE MİMARLIK FAKÜLTESİ GELENEKSEL TÜRK SANATLARI BÖLÜM BAŞKANI DOÇ. DR. YUSUF PARLAK İLE ATÖLYEDE USTA ÖĞRETİCİ VE YÖNETİCİ OLARAK GÖREV YAPAN ŞERİFE GÜVEN KOORDİNESİNDE ÇALIŞILIYOR. PARLAK VE GÜVEN KAĞITLARIN YAPILIŞ SÜRECİNİ VE ATIK KAĞITLARIN SANATA DÖNÜŞTÜRÜLME SÜRECİNİ ANLATTI.

Hazal Tunç

Hazal Tunç

Kültür Sanat Editörü

Mimar Sinan Güzel Sanatlar mezunu. Vizyona giren filmler, tiyatro oyunları, kitap incelemeleri ve sergi haberlerini yayına hazırlıyor.

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!