Yutma güçlüğü alarmı: uzun süreli reflü özofagus kanserine zemin hazırlayabilir

Prof. Dr. Hasan Bektaş uyarıyor: giderek artan veya tekrarlayan yutma güçlüğü, uzun süreli reflü ve Barrett özofagusu özofagus kanseri riskini akla getirir.


Yutma güçlüğü alarmı: uzun süreli reflü özofagus kanserine zemin hazırlayabilir

uzun süreli reflü ve yutma güçlüğü neden önemlidir:

Liv Hospital Vadi İstanbul Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Bektaş, yutma güçlüğünün çoğunlukla geçici bir sorun gibi algılansa da, özellikle zamanla artması veya tekrarlaması halinde özofagus hastalıklarının önemli bir işareti olabileceğini vurguluyor. Prof. Dr. Bektaş, "Yutma güçlüğü her zaman ciddiye alınmalıdır. Özellikle giderek artıyorsa ve tekrarlıyorsa basit bir şikâyet olarak görülmemelidir" şeklinde uyarıda bulunuyor.

Uzun süreli reflü, mide asidinin özofagusa tekrarlayan teması sonucunda kronik iltihaplanma ve hücresel değişikliklere yol açabilir. Bu süreç bazı hastalarda Barrett özofagusu adı verilen özel bir değişime dönüşür; Barrett özofagusu kanser değildir, ancak özofagus adenokanseri gelişme riskini artıran önemli bir öncü durum olarak kabul edilir.

hangi belirtiler alarm işaretidir:

Prof. Dr. Bektaş, özellikle aşağıdaki bulguların vakit kaybetmeden değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor: giderek artan yutma güçlüğü, katı gıdaların takılması, yutarken ağrı, açıklanamayan kilo kaybı, göğüs ağrısı, kusma veya kanama. Bu belirtiler reflüye bağlı darlık, hareket bozuklukları veya nadiren özofagus kanseri gibi daha ciddi durumların işareti olabilir.

Özofagus kanserinin erken dönemde belirti vermeyebileceği veya belirtilerin hafif kalabileceği de sıkça vurgulanan bir nokta. Hastalar lokmaların zor geçtiğini, yemek yerken takılma hissini ya da göğüs arkasındaki rahatsızlığı reflü, gastrit veya yaşlanmaya bağlayabilir; bu nedenle ilerleyici semptomların göz ardı edilmemesi gerekiyor.

tanı ve tedavi yaklaşımı:

Belirtileri olan ve uzun süre reflü şikâyeti bulunan hastalarda endoskopik değerlendirme önem taşıyor. Prof. Dr. Bektaş, Barrett özofagusu veya tedaviye rağmen devam eden yakınmaları olan kişilerin düzenli takibinin gerektiğini vurguluyor.

Özofagus kanserinde tedavi planı hastalığın evresine göre belirlenir: erken evre T1a lezyonlarda endoskopik tedavi uygulanabilirken, T1b–T2 evresindeki ve lenf bezlerine veya uzak organlara yayılmamış hastalarda cerrahi tedavi ön plana çıkıyor. Daha ileri evrelerde ise ameliyat öncesi kemoterapi veya kemoradyoterapi gerekebilir.

Günümüzde minimal invaziv torakoskopik, laparoskopik ve robotik cerrahi yöntemleri daha küçük kesiler, yüksek hassasiyet ve hızlı iyileşme gibi avantajlar sağlıyor. Prof. Dr. Bektaş, "Amaç yalnızca tümörü çıkarmak değil, onkolojik prensiplerden ödün vermeden hastanın iyileşme sürecini de kolaylaştırmaktır" diyor ve erken değerlendirme ile erken tanının tedavi başarısını belirgin şekilde artırdığına dikkat çekiyor.

LİV HOSPİTAL VADİ İSTANBUL GENEL CERRAHİ UZMANI PROF. DR. HASAN BEKTAŞ

LİV HOSPİTAL VADİ İSTANBUL GENEL CERRAHİ UZMANI PROF. DR. HASAN BEKTAŞ

Serkan Varol

Serkan Varol

Genel Yayın Editörü

12 yıllık gazetecilik geçmişiyle ajans akışlarını denetleyen, günün manşetlerini belirleyen ve 26 kişilik ekibin haber koordinasyonunu sağlayan sorumlu editör.

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!