Yargıtay kararının özeti:
Antalya'da 29 Ekim 2021 tarihinde bir kuyumcu dükkanında silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Abuzer Atakan Gür'ün ailesine yerel mahkemece hükmedilen toplam 4 milyon 679 bin 831 TL maddi ve manevi tazminat kararı, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından bozuldu. Daire, saldırganın eyleminin üçüncü kişinin ağır kusurlu davranışı kapsamında kaldığını ve bu nedenle işveren yönünden nedensellik bağının koptuğunu gerekçe gösterdi. Dosya, yeniden karar verilmek üzere Antalya 4. İş Mahkemesi'ne gönderildi.
Olayın seyri:
Olay, Kepez ilçesi 15 Temmuz Şehitler Caddesi'ndeki bir kuyumcu dükkânında gerçekleşti. Kar maskeli bir şüpheli iş yerine girip çalışan Abuzer Atakan Gür'ü silahla vurdu; Gür yere düşmesine rağmen saldırgan yeniden ateş açtıktan sonra yaklaşık 2 kilogram altını alıp kaçtı. Sağlık ekipleri Gür'ün hayatını kaybettiğini tespit etti.
Polis kayıtlarını inceleyip soruşturma başlattı. Afyonkarahisar Emniyet ekipleri, şüpheli S.Ö. (29)'yü Kütahya karayolunda yakaladı. Şüphelinin aracında ve üzerinde yapılan aramalarda Kalaşnikof marka uzun namlulu silah, silaha ait şarjör içinde 15 mermi, ayrıca 100 bin TL, 1 kilogram külçe altın ve 177 gram saf altın ele geçirildi. S.Ö., Antalya emniyet birimlerine teslim edildi.
Soruşturma, zanlının 17 Ekim 2020 tarihinde Kepez'te başka bir kuyumcuda işlenen silahlı yağma olayının faili olduğunun da saptandığını ve her iki eylemi de itiraf ettiğini ortaya koydu. S.Ö., emniyetteki işlemlerinin ardından 14 Kasım 2021'de nöbetçi sulh ceza hâkimliğince tutuklandı. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada zanlıya tasarlayarak öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet, nitelikli yağma suçundan 14 yıl ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 10 yıl hapis cezası verildi.
Tazminat davası ve Yargıtay'ın gerekçesi:
Gür'ün ailesi, işveren A.A. aleyhine iş yeri koşulları, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksik olduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat davası açtı. Antalya 4. İş Mahkemesi, iş yerinde gerekli risk değerlendirmelerinin yapılmadığı ve güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğu tespitine yer vererek aile lehine toplam 4 milyon 679 bin 831 TL tazminat kararı verdi; istinaf başvurusu reddedildi.
Ancak Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, dosyayı yeniden inceledi ve saldırganın eylemlerinin önceden tasarlanmış olduğu, dolayısıyla üçüncü kişinin ağır kusurlu hareketinin işveren ile ölüm arasındaki nedensellik bağını kestiği kanaatine vardı. Daire, bu nedenle mahkeme kararını oy birliğiyle bozdu ve dosyayı Antalya 4. İş Mahkemesi'ne iade etti.
Ailenin ve avukatların itirazı:
Gür ailesinin avukatlarından Elif Hondu Çil, Yargıtay kararına karşı yerel mahkemenin önceki hükmünde direnmesini talep ettiklerini bildirdi. Çil, müvekkillerinin geçimini sağlamak için işe giden bir bireyin iş yerinde alınması gereken önlemler nedeniyle korunması gerektiğini vurguladı ve mahkemenin risk değerlendirmesi, güvenlik önlemlerinin eksikliği, alarm ya da güvenlik amaçlı bulundurulması gereken silahın yokluğu gibi tespitler yaptığını hatırlattı. Çil, 'Bir saldırganın suç işleme iradesi, işverenin işçisini koruma yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırır mı?' diye sordu.
Diğer avukat Serpil Alabaş da itirazlarının ceza hükümlerine değil, tazminat sorumluluğunun tümden ortadan kaldırılmasına yönelik olduğunu belirtti. Alabaş, zanlının amacının yağma olduğunu; ölümün bu yağma eylemi sırasında gerçekleştiğini ve işverenin malındaki zararı çalışanının hayatıyla mukayese etmek yerine, işyerindeki öngörülebilir riskleri değerlendirme yükümlülüğüne ilişkin sorumluluğun devam ettiğini savundu. Alabaş, ayrıca Yargıtay kararında işverenin risk değerlendirmesi yapmadığının, gerekli önlemleri almadığının ve iş güvenliği eğitimi vermediğinin kabul edildiğini hatırlattı ve bu koşullar altında nedensellik ilişkisinin kopartılmasının tartışılması gerektiğini ifade etti.
Ailenin beklentisi ve kararın etkisi:
Vefat eden çalışanın eşi Nurcan Gür, iki çocuğuyla baş başa kalan bir aile olduğuna dikkat çekerek yerel mahkemenin adalette direnmesini istediğini söyledi: 'Eşim geri gelmeyecek ancak iki çocuğuma bakmak ve onların geleceklerini hazırlamak zorundayım. Çocuklarımın hakkını istiyorum.' o ifadelerini kullandı.
Oğlu Gürkan Gür ise sürecin aile için yıpratıcı olduğunu belirtti ve 'Yargıtay davamızı bozdu. Önceki yerel mahkeme kararında mahkemenin yeniden durmasını istiyoruz. Umutluyuz ve adalete güveniyoruz' dedi. Avukatlar, taleplerinin yalnızca tazminat olmadığı; iş yerinde hayatını kaybeden bir çalışanın da işverenin koruma yükümlülüğü kapsamında değerlendirilmesinin ağırlıklı olduğunu vurguluyorlar.
Dosyanın Antalya 4. İş Mahkemesi'ne iadesiyle süreç yeniden başlayacak. Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma gerekçesini nasıl değerlendireceği ve işveren sorumluluğunun sınırlarına ilişkin tartışmanın somut olay bağlamında nasıl sonuçlanacağı, hem tazminat miktarı hem de işyerinde alınması gereken önlemlerin hukuki sorumluluğu açısından belirleyici olacak.

ABUZER ATAKAN GÜR
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!