TDK, 2025'in Kelimesini Açıkladı: "Dijital Vicdan" (300 Bin Oy)

TDK, 300 bin kişinin katılımıyla 2025'in kelimesini "dijital vicdan" seçti. Doç. Dr. Dursun Boz, sosyal medyada tıklamanın vicdani rahatlama sağladığını ve sorumluluğu azalttığını vurguladı.

Yayın Tarihi: 17.01.2026 11:21
Güncelleme Tarihi: 17.01.2026 11:29

TDK, 2025'in Kelimesini Açıkladı: "Dijital Vicdan" (300 Bin Oy)

TDK 2025'in Kelimesini Açıkladı: "Dijital Vicdan"

Türk Dil Kurumu (TDK), 300 bin vatandaşın katılımıyla yaptığı oylama sonucu Türkiye'de 2025 yılının kelimesinin "dijital vicdan" olarak belirlendi. Mudanya Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Boz, kavramın dijital ortamdaki yeni ve yanılgıya açık işlevine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Tıklama ile vicdan rahatlaması mı sağlanıyor?

Boz, insanların gerçek hayatta sorumluluk almadıkları ya da almak istemedikleri konularda sosyal medyadaki paylaşım, beğeni ve yorumlarla vicdanlarını rahatlatma eğilimine girdiğini vurguladı. "Bu durum vicdanı tıklanabilir bir duruma getirmektedir. Paylaşım, beğeni ve yorum yapan bireyler \"tıklama\" aracılığıyla insani görevlerini yerine getirdiğini hissetmektedir. Halbuki vicdan; kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlâk değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç olarak tanımlanmaktadır" dedi.

Gazze ve Doğu Türkistan örneği

Doç. Dr. Boz, "dijital vicdan" kavramının, vicdanın dijital ortamda kazandığı yanıltıcı işlevi tanımladığına dikkat çekti: "Mesela Gazze ve Doğu Türkistan gibi kamuoyunun önünde gerçekleşen insanlık dramlarında, ilgili konunun sosyal medya içeriğini beğenmek ve hatta bu durumlar için ’içerik üretmek’, o olayın gerçekliğini bozarak bireyde sanal bir vicdani rahatlamaya yol açmaktadır. Sosyal ve bireysel sorumluluktan uzak tutmaktadır. Dijital vicdan, insanları somut gerçekler karşısında somut çözümler üretmekten alıkoyarak sorun alanının genişlemesine ve derinleşmesine neden olmaktadır."

Dijital vicdanın etkileri

Geleneksel vicdan anlayışının, ahlaki bilinç ve doğru-yanlış ayrımına dayandığını hatırlatan Boz, dijital vicdanla birlikte vicdanın eyleme dönüşmekten çıkıp sembolik bir ifadeye dönüştüğünü ifade etti: "Bir şey icra etmek yerine bir gösterim yapmanın yeterli olduğu, fakat yine de iç huzurumuzu sağladığımız bir durumdur. Dijital vicdan açısından bakıldığında vicdan, bir eyleme dönüşmekten çıkarak sembolik bir ifade halini almaktadır. Hareket geri planda kalıyor, sorumluluk yok oluyor; geride yalnızca bir tıklamayla hem vicdanı rahatlatan hem de diğerlerini yargılamaya yarayan bir dijital etik kalmaktadır."

Uzman önerileri

Doç. Dr. Dursun Boz sosyal medyada dijital vicdanı doğru kullanmak için önerilerini sıraladı: "Paylaşım yapmadan önce kaynağını doğrulamalıyız. Gereksiz uygulama izinleri iptal edilmeli. Yapay zekâ içerikleri şeffaf bir şekilde paylaşılmalı. Ekranın arkasında gerçek insanların olduğunu unutmamalıyız. Linç kültürü ve psikolojik baskıya karşı empati ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeliyiz."

MUDANYA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL VE BEŞERİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. DURSUN BOZ...

MUDANYA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL VE BEŞERİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. DURSUN BOZ, "SOSYAL MEDYADA PAYLAŞIM, BEĞENİ VE YORUM YAPAN BİREYLER, İNSANİ GÖREVLERİNİ YERİNE GETİRDİKLERİNİ HİSSEDİYOR. OYSA VİCDAN, KİŞİNİN KENDİ DAVRANIŞLARI HAKKINDA AHLAKİ BİR YARGIDA BULUNMASINI SAĞLAYAN GÜÇTÜR" DEDİ.

MUDANYA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL VE BEŞERİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. DURSUN BOZ...

Yazar
EDİTÖR

Elif Tunç

3 yıllık deneyimli. Yazılım, yapay zeka (AI), kripto paralar ve siber güvenlik konularında araştırmacı gazetecilik yapan, teknik terimleri halkın anlayacağı dile çeviren genç bir yetenek.