Bubonik uyarısı: ani ateş ve ağrılı lenf bezi şişliği ihmal edilmemeli
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Müberra Hraloğlu, vebanın tarihte büyük salgınlarla anılmış olsa da günümüzde tamamen ortadan kalkmış bir hastalık olmadığını belirtti. Hraloğlu, özellikle ani başlayan yüksek ateş, titreme, belirgin halsizlik ve ağrılı şiş lenf bezleri görüldüğünde bu bulguların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
belirtiler ve bulaş yolları:
Veba, Yersinia pestis adlı bakterinin yol açtığı zoonotik bir enfeksiyondur ve genellikle kemirgenler ile bu hayvanların üzerinde yaşayan pirelerle ilişkilidir. Hraloğlu, hastalığın insanlara; enfekte pirelerin ısırması, enfekte hayvan veya hayvan dokularıyla doğrudan temas ve bazı durumlarda enfekte solunum salgılarının solunması yoluyla bulaşabildiğini söyledi. En sık görülen formun bubonik veba olduğunu ve bu tabloda ani ateş, titreme, baş ağrısı, belirgin halsizlik ve kas ağrılarının ortaya çıkabileceğini aktardı.
bubonik veba ve bubo nedir:
Bubonik vebada lenf bezleri belirgin şekilde etkilenir; özellikle kasık, koltuk altı veya boyun bölgesindeki lenf bezlerinde ağrılı ve belirgin şişlikler gelişir. Bu şişmiş lenf düğümlerine literatürde bubo denir. Hraloğlu, yüksek ateşle birlikte ağrılı bubo görünümünün veba açısından önemli bir bulgu olduğunu belirtti, ancak tek başına ateş veya lenf bezi şişliğinin veba tanısını doğrulamayacağını da ekledi.
klinik formlar ve riskler:
Hastalığın üç ana klinik tablosu bulunmaktadır: bubonik, septisemik ve pnömonik. Bubonik form lenf bezlerini ön planda etkilerken, septisemik formda bakteri kan dolaşımına yayılır; bu durumda yüksek ateş, ağır halsizlik, dolaşım bozukluğu, karın ağrısı ve kanama bulguları görülebilir. Pnömonik veba ise akciğerleri etkiler; ateş, öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve hızla ilerleyen zatürre tablosu ortaya çıkabilir. Pnömonik formun solunum yoluyla kişiden kişiye bulaşabilmesi nedeniyle ayrıca önem taşıdığı vurgulandı.
erken tanı, tedavi ve korunma:
Dr. Hraloğlu, vebanın uygun antibiyotiklerle tedavi edilebildiğini fakat tedavi geciktiğinde enfeksiyonun kan dolaşımına veya akciğerlere yayılabileceğini ve yaşamı tehdit eden durumlara yol açabileceğini belirtti. Bu nedenle klinik şüphe durumunda zaman kaybedilmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. Ayrıca, veba belirtilerinin diğer enfeksiyonlarla karışabileceği için hastanın klinik bulguları ile birlikte seyahat öyküsü, kemirgen veya pire teması ve riskli bölgelerde bulunup bulunmadığının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Korunma açısından Hraloğlu, özellikle vebanın görülebildiği bölgelerde kemirgenlerle ve yabani hayvanlarla temastan kaçınılması, hasta veya ölü hayvanlara çıplak elle dokunulmaması ve pire ısırıklarına karşı önlemler alınması gerektiğini hatırlattı. Ani yüksek ateş, ciddi halsizlik ve özellikle ağrılı lenf bezi şişliği olan kişilerin; yakın zamanda riskli bölgeye seyahat, kemirgen veya pire teması öyküsü varsa gecikmeden sağlık hizmeti alması gerektiği uyarısında bulundu.

DR. MÜBERRA HRALOĞLU
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!