Bahçeşehir Koleji’nin yeni kademeli modelinin amacı:
Bahçeşehir Koleji, öğrencilerin gelişim evrelerine göre yapay zekâ (YZ) kullanımını kademelendiren bir eğitim modeli açıkladı. Modelde okul öncesi ve ilkokulda üretken yapay zekâ kullanımına sınırlama getirilirken, ortaokul ve lisede öğrencilere yapay zekâ okuryazarlığı kazandırılması hedefleniyor. Sınıf içi uygulamalar, yaşın ve pedagojinin öncelikleri doğrultusunda düzenleniyor.
Okul öncesi ve ilkokul: düşünme becerilerini korumak
Model kapsamında okul öncesi ve ilkokul döneminde öğrencilerin sınıf içinde üretken yapay zekâ araçlarını kendileri kullanmalarına yer verilmemesi kararı alındı. Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, bu yaklaşımı "öğrencinin yapay zekâya ihtiyaç duymadan düşünebildiği; ihtiyaç duyduğunda da düşünme kabiliyetini artıracak şekilde kullanmayı öğrendiği bir süreci hedefliyoruz" sözleriyle özetledi.
Koç, erken yaşlarda okuma, yazma, insan etkileşimi ve yaşam becerilerinin gelişiminin öncelikli olduğunu vurguluyor. Ona göre çocukların bir problemi ele alma, üzerinde çaba gösterme ve zorlanma deneyimi kazanması eğitimde "üretken çaba" olarak tanımlanıyor ve bunun yapay zekâ tarafından devralınmasını istemiyorlar. Bu nedenle küçük yaşlarda yapay zekâ araçlarının sınıf içi kullanımına sınırlama getiriliyor.
Ortaokul ve lise: eleştirel ve etik okuryazarlık
Ortaokul kademesinden başlayarak öğretmen rehberliğinde yapay zekâ okuryazarlığı eğitimi veriliyor. Bu süreçte öğrencilerin YZ'nin ürettiği bilgiyi sorgulayabilmesi, yanlış bilgi ve yanlılığı tespit edebilmesi ve etik boyutları değerlendirebilmesi amaçlanıyor. Lise döneminde ise yapay zekâ, araştırma, üretim ve problem çözme süreçlerini destekleyen bir araç olarak kullanılacak.
Koç, ölçme ve değerlendirme süreçlerinde yalnızca ortaya çıkan ürünün değil, öğrencinin araştırma, düşünme ve gerekçelendirme süreçlerinin de dikkate alınacağını belirtti. Böylece YZ kullanımının öğrencinin düşünme becerilerini devralması engellenirken, doğru zaman ve yöntemle öğrenme süreçlerine katkı sağlaması hedefleniyor.
Öğretmenlerin rolü ve Metodbox platformu:
Model, öğretmenlerin teknolojiyle çalışmasını desteklerken pedagojik kararların her zaman öğretmende kalmasını esas alıyor. Koç, Metodbox platformu üzerinden öğretmenlerin yapay zekâ asistanları aracılığıyla veri ve materyallere ulaşabildiğini, ancak "pedagojik değerlendirme, bağlamı yorumlama, öğrenciyi değerlendirme" yetkisinin yapay zekâya devredilmeyeceğini vurguladı. Pedagojik karar öğretmende kalmaya devam edecek şekilde araçlar sunuluyor.
Aileler ve evde kullanım: birlikte hareket etme
Bahçeşehir Koleji, yapay zekâ okuryazarlığını sadece okul içinde değil, ailelerle birlikte geliştirmeyi planlıyor. Ailelere yönelik bilgilendirme ve yönlendirme programları ile evde yaşa uygun YZ kullanımı konusunda rehberlik sağlanacak. BAU Mütevelli Heyet Başkanı Eğitim Danışmanı Doç. Dr. Ergün Akgün da okul ve ailenin birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekti ve velilere yönelik bir platform oluşturduklarını söyledi.
Akgün, özellikle okul öncesi dönemde "yapay ve gerçek ayrımını anlatarak başlayacağız" ifadesiyle, küçük çocukların yapay ve gerçek arasındaki farkı kavramalarına yardımcı olmanın öncelikli olduğunu belirtti. Bilgi teknolojilerinin doğru amaç ve araçlarla kullanılmasının teşvik edildiği, kullanımın yasaklanmadığı ancak kontrollü ve pedagojik çerçevede yürütüldüğü vurgulanıyor.
Model kapsamında ayrıca kodlama, algoritmik düşünme ve dijital farkındalık gibi teknoloji okuryazarlığı eğitimlerinin devam etmesi; ölçme-değerlendirme süreçlerinde öğrencinin düşünme sürecinin görünür kılınması planlanıyor. Bahçeşehir Koleji, bu yaklaşımın öğrencileri hem kendi düşünme becerilerini geliştirmiş hem de yapay zekâyı bilinçli ve etik şekilde kullanabilen bireyler olarak yetiştireceğini belirtiyor.

BAHÇEŞEHİR KOLEJİ, ÖĞRENCİLERİN GELİŞİM DÖNEMLERİNE GÖRE YAPAY ZEKÂ KULLANIMINI KADEMELENDİREN YENİ EĞİTİM MODELİNİ ANLATTI
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!