Lipoprotein (a) nedir ve neden önemsenmeli:
Lipoprotein (a) veya kısaca Lp(a), kanda kolesterol taşıyan ve yapısı gereği pıhtılaşmayı tetikleyebilen özel bir parçacıktır. Bilimsel çalışmalara göre Lp(a) seviyeleri büyük ölçüde genlerden gelir ve yaşam boyu nispeten stabil kalır. Türkiye dahil olmak üzere her beş kişiden birinde yüksek düzeyde Lp(a) tespit edilebilmektedir; bu durum damar sertliği ve özellikle büyük damar aterosklerozuna bağlı iskemik inme riskini artırır.
Memorial Antalya Hastanesi Girişimsel Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, 29 Ekim Dünya İnme Günü bağlamında genetik mirasın inme üzerindeki etkilerini vurguladı ve Lp(a) ölçümünün önemine dikkat çekti.
Lp(a) ölçümü ve genetik uyarılar:
Uzm. Dr. Gencer, Lp(a) seviyelerinin diyet, egzersiz veya standart kolesterol ilaçlarıyla kolayca değişmediğini; bu nedenle her yetişkinin ömründe en az bir kez basit bir kan tahliliyle Lp(a) düzeyini ölçtürmesinin hayati önem taşıdığını belirtiyor. Değerler genellikle yaşam boyu sabit kaldığı için, yüksek riskli bireylerde veya aile öyküsü olanlarda bir ölçüm yeterli olabilir.
Önemli not: Şu an Lp(a)yı doğrudan güçlü biçimde düşüren onaylı ilaçlar sınırlıdır; ancak geliştirme aşamasındaki bazı tedaviler seviyeleri %65–98 oranında azaltabilmekte olup büyük klinik denemeler devam etmektedir.
Riskleri azaltmak için uygulanabilecek stratejiler:
Lp(a) düzeyini değiştirmek sınırlı olsa da, diğer kardiyovasküler risk faktörlerinin agresif kontrolü inme riskini azaltmada belirleyicidir. Uzm. Dr. Gencer'in önerileri özetle şunlardır: yüksek LDL kolesterol, hipertansiyon, sigara kullanımı, diyabet ve obezitenin sıkı takibi ve kontrolü; sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri.
Beslenme açısından Akdeniz tipi diyetin benimsenmesi, tuz, rafine şeker ve doymuş yağların azaltılması damar sertliği sürecini yavaşlatır. Düzenli aerobik egzersiz ve tempolu yürüyüşler damar esnekliğini korur, tansiyonu dengeler ve pıhtı eğilimini azaltır. Sigaranın bırakılması, inme riskini hızla düşürür. Ayrıca stres yönetimi, uzun vadede damar sağlığını koruyan tamamlayıcı bir unsurdur.
Acil belirtiler ve müdahale önemi:
İnme anında beyne giden kan akışı durduğunda her dakika içinde milyonlarca sinir hücresi geri dönüşsüz olarak kaybedilir; bu yüzden erken müdahale hayati önemdedir. Uzm. Dr. Gencer tarafından belirtilen acil uyarı işaretleri şunlardır: yüzde asimetri (gülümserken ağız köşesinin kayması), kol veya bacakta aniden ortaya çıkan güçsüzlük, konuşma bozukluğu (kelimeleri söyleyememe veya anlaşılamama). Bu belirtilerden herhangi biri aniden ortaya çıkarsa zaman kaybetmeden 112 aranmalı ve hasta acil sağlık kuruluşuna götürülmelidir.
Pıhtı çözücü ilaçlar ve endovasküler yöntemlerle damarın anjiyo yoluyla açılması gibi tedaviler için ilk saatler kritik olduğundan erken başvuru hayat kurtarıcıdır. Akut tedavinin ardından başlayan dönem de bir o kadar önemlidir; nöroloji, fizik tedavi, konuşma terapisi ve psikolojik desteğin eşgüdümlü çalıştığı çok disiplinli bir rehabilitasyon süreci gerekir.
Uzm. Dr. Gencer son olarak yineledi: bir inme atağı geçiren damar ağı, gerekli önlemler alınmazsa yeni ataklara karşı savunmasızdır. İkinci atakların önlenmesi, hekim kontrolünde verilen kan sulandırıcı ve kolesterol düşürücü ilaçların düzenli kullanımı, tansiyon ve kan şekerinin takibi ile sigaranın kesilmesi ve kalıcı yaşam tarzı değişikliklerine sadakatle bağlıdır. Genetiği değiştiremeyiz ama damarlarımızın üzerindeki baskıyı hafifletmek elimizde.

MEMORİAL ANTALYA HASTANESİ GİRİŞİMSEL NÖROLOJİ BÖLÜMÜ’NDEN UZM. DR. ELİF SARIÖNDER GENCER
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!