Mikroplastikler ve kanser araştırmaları:
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, mikroplastik maruziyeti ile özellikle gençlerde ve kadınlarda son yıllarda artış gösteren bazı kanser türleri arasındaki olası bağların incelendiğini belirtti. Özkaya, plastik ürünlerin zaman içinde fiziksel ve kimyasal etkenlerle parçalanarak mikroplastik ve nanoplastiklere dönüştüğünü ve günlük yaşamda pek çok alanda bulunduğunu vurguladı.
Mikroplastikler vücuda nasıl giriyor:
Özkaya, mikroplastiklerin gıda ambalajları, kıyafetler, ev ve işyeri havası, su kaynakları ve çeşitli tüketim ürünlerinde yer alabildiğini, bu parçacıkların yiyecek ve içecek yoluyla yutulabileceğini, havadan solunabileceğini ve bazı kozmetik ürünlerin cilt temasıyla da vücuda geçebileceğini söyledi. Mikroplastiklerin artık havanın, suyun ve çevrenin bir parçası haline geldiğine dikkat çekildi.
Bulgu ve araştırma sonuçları:
2022'den itibaren yapılan çalışmalar, mikroplastik parçacıklarının insan kanında, akciğerlerde, testislerde, beyinde ve plasentada tespit edildiğini raporladı. Özkaya, bazı araştırmaların mikroplastiklerin hücrelerde DNA hasarı oluşturabileceğini, organların iç yüzeylerinde hasara yol açabileceğini ve kronik inflamasyona neden olabileceğini gösterdiğini aktardı.
Barselona'da düzenlenen Avrupa Solunum Derneği (ERS) Kongresi'nde sunulan bir çalışmaya göre, akciğer kanseri hastalarının akciğer yıkama örneklerinde mikroplastik tespit edilme oranı %66, akciğer kanseri olmayanlarda ise %46 olarak bildirildi; ayrıca kanser hastalarının örneklerinde daha yüksek mikroplastik yükü saptandı. Özkaya, sigaranın akciğer kanserinin en önemli nedeni olduğunu ve hava kirliliğinin de bilinen bir risk faktörü olduğunu; mikroplastiklerin sağlık etkilerine ilişkin çalışmaların ise henüz erken aşamada olduğunu vurguladı.
Maruziyeti azaltma önerileri:
Prof. Dr. Özkaya, mikroplastiklerden tamamen kaçınmanın mümkün olmadığını ancak günlük hayatta alınabilecek önlemlerle maruziyetin azaltılabileceğini söyledi. Öneriler arasında cam veya paslanmaz çelik saklama kapları kullanmak, sıcak yiyecek ve içecekleri plastik kaplarda muhafaza etmemek, plastik ürünleri yüksek sıcaklığa maruz bırakmamak, içme suyu için uygun filtreleme sistemleri kullanmak ve tek kullanımlık plastikleri azaltmak yer alıyor.
Özkaya ayrıca sentetik kumaşlar, araç lastikleri ve asfalt aşınması gibi günlük yaşamda fark edilmeyen kaynakların da mikroplastik kaynağı olduğunu belirtti ve pamuk, keten veya yün gibi doğal kumaşların tercih edilmesini ile kişisel bakım ürünlerinin içeriklerinin kontrol edilmesini önerdi.
Sonuç olarak, bilim insanları mikroplastiklerin sağlığı nasıl etkilediğini ve kanserle doğrudan ilişkisinin olup olmadığını anlamaya yeni başlamış durumda; mevcut bulgular araştırmaları hızlandırırken, kesin değerlendirmeler için daha fazla veriye ihtiyaç bulunuyor.

GÖĞÜS HASTALIKLARI UZMANI PROF. DR. ŞEVKET ÖZKAYA,
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!