Rahim ağzı kanseri cerrahisinde kişiye özel dönem
Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu, rahim ağzı (serviks) kanserinin günümüzde büyük oranda önlenebilen nadir kanser türlerinden biri olduğunu ve cerrahide köklü bir değişim yaşandığını belirtiyor. Eskiden erken evredeki vakaların çoğuna uygulanan geniş kapsamlı ameliyatlar yerini, tümörün boyutu ve risk profiline göre seçilmiş daha az invaziv, kişiye özel yaklaşımlara bırakıyor. Bu değişim sadece tedavi başarısını korumakla kalmıyor, ameliyat sonrası yaşam kalitesini de olumlu etkiliyor.
Korunma ve erken tanı:
Prof. Dr. Erdemoğlu, kanserden korunmada iki temel unsurun öne çıktığını vurguluyor: HPV aşısı ve düzenli tarama. Aşının en yüksek etkinliği ilk cinsel ilişkiden önce, özellikle 9-14 yaşlarında uygulandığında görülürken; virüs bulaşmış ya da daha önce hücre değişimi tedavisi görmüş kişilerde bile ileri yaşlarda aşı uygulanmasının hastalığın tekrarlama riskini azalttığı belirtiliyor. Tarama ise smear (Pap) ve HPV testleri ile kolayca yapılabiliyor; çünkü erken dönem serviks kanseri çoğunlukla belirti vermez. Hastalık ilerlediğinde en sık görülen yakınmalar adet dışı kanama veya cinsel ilişki sonrası kanama olduğundan, bu şikayetlerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden jinekoloğa başvurmak hayati önem taşıyor.
Cerrahide yeni yaklaşımlar:
Geçmişte erken evrede bile rahim ve çevre dokuların genişçe çıkarıldığı ameliyatlar yaygınken, güncel çalışmalar özellikle 2 santimetreden küçük ve düşük riskli tümörlerde daha sınırlı cerrahi yaklaşımların eşit derecede güvenli olduğunu gösteriyor. Bu yaklaşım sayesinde hastalarda ameliyat sonrası idrar tutma veya kaçırma gibi işlevsel komplikasyonlar çok daha nadir görülüyor. Çok erken evrede saptanan bazı vakalarda ise yalnızca rahim ağzından koni şeklinde bir dokunun çıkarılması, yani konizasyon işlemi, tedavi için yeterli olabiliyor. Sonuç olarak tedavi felsefesi "herkese en ağır ameliyat" yerine "kişiye özel ve gerektiği kadar müdahale" yönünde değişti.
Üreme yeteneğinin korunması:
Çocuk sahibi olmak isteyen genç hastalarda rahmi koruyan cerrahi seçenekler ön plana alınıyor. Tümörün küçük olması ve lenf bezlerine sıçrama olmaması durumunda sadece rahim ağzının alınmasıyla rahim gövdesi korunarak ileride gebelik şansı sürdürülebiliyor. Daha ileri durumlarda bile, kemoterapi veya radyoterapiden önce yumurta veya embriyo dondurma ile yumurtalıkların ışın alanının dışına taşınması gibi doğurganlık koruyucu yöntemler değerlendiriliyor. Eskiden leğen kemiği içindeki tüm lenf bezlerinin sistematik olarak temizlenmesi sonucu görülen yaşam boyu süren bacaklarda aşırı şişme (lenfödem) riski, günümüzde nöbetçi lenf bezi (sentinel) haritalamasıyla azaltılıyor: Cerrahi sırasında özel bir boyayla işaretlenen ilk lenf bezi inceleniyor; temizse diğer bezlere müdahale edilmiyor.
Prof. Dr. Erdemoğlu, günümüzde serviks kanseri cerrahisinin daha küçük, daha akıllı ve tamamen kişiye özel hale geldiğini, tedavinin farklı uzmanlık alanlarından ekiplerin birlikte çalıştığı, deneyimli merkezlerde ve tümör kurulu kararlarıyla planlanmasının başarı şansını artırdığını belirtiyor. Doğru hasta için doğru ameliyatın seçilmesi, hem kanseri geride bırakmayı hem de hastaların hayatlarına ve annelik planlarına devam edebilmesini mümkün kılıyor.

JİNEKOLOJİK ONKOLOJİ UZMANI PROF. DR. EVRİM ERDEMOĞLU, GÜNÜMÜZDE BÜYÜK ORANDA ÖNLENEBİLEN NADİR KANSER TÜRLERİNDEN BİRİ OLAN RAHİM AĞZI (SERVİKS) KANSERİNİN HASTALIĞIN TEDAVİSİNDE GÜNCEL TIP ÇALIŞMALARINA DİKKAT ÇEKTİ
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!