COP31 hazırlıkları zorlu küresel ortamda sürüyor:
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, İstanbul Finans Merkezi'ndeki İklim Finansmanı Zirvesi sonrası düzenlediği basın toplantısında COP31'e hazırlık sürecini değerlendirdi. Kurum, hazırlık döneminin küresel bağlamda birçok dışsal şok ve riskle aynı anda mücadele eden bir döneme denk geldiğini vurguladı.
Bakan, jeopolitik gerilimler, enerji güvenliği tartışmaları, büyüyen borç yükleri ve tedarik zincirindeki kırılganlıkların ülkelerin gündemini doğrudan etkilediğini belirtti. Buna ek olarak aşırı sıcaklıklar, kuraklık, seller, yangınlar, su stresi ve gıda güvenliğine ilişkin risklerin insanların günlük yaşamında daha görünür hale geldiğini söyledi ve bu tablonun iklim meselesinin kapsamını genişlettiğini ifade etti.
beklenti değişti: sözlerden eyleme geçiş:
Kurum, Paris Anlaşması çerçevesinde bugüne kadar alınmış 80'in üzerinde karar olduğunu hatırlatarak, ikinci on yılda bu kararların ne kadar hızlı hayata geçirildiğinin tüm dünyanın gündeminde olduğunu aktardı. COP31 başkanlığı döneminde çalışmaların diyalog, uzlaşı ve aksiyon ekseninde yürütüldüğünü belirtti: diyaloğun güçlendirilmesi, uzlaşı sağlanması ve uzlaşıların uygulamaya dönüştürülmesi öncelik olarak öne çıkıyor.
Bakan ayrıca toplumun beklentisinin değiştiğine dikkat çekti: "İnsanlar artık alınan kararların kendi hayatlarına yansımasını istiyor. Sözlerin artık icraata, eyleme, uygulamaya dönüşmesini bekliyor." Bu yaklaşımın Antalya'yı sadece kararların alındığı değil, somut projelerin ve yatırımların doğrudan hayata geçirildiği bir dönüm noktası yapmayı hedeflediğini söyledi.
eylem gündemi ve tematik öncelikler:
Kurum, COP31 için belirlenen eylem gündeminin saha odaklı olduğunu ve bu çerçevede 10 temel alana yoğunlaşıldığını aktardı. Bu başlıklar arasında temiz enerji, sıfır atık, elektrifikasyon, dirençli şehirler, yeşil sanayileşme, gençlik ve gıda güvenliği gibi alanlar bulunuyor. Amaç, konu sayısını artırmak yerine seçilen alanlarda ölçülebilir ilerleme sağlamak.
COP31 sürecinde Birleşmiş Milletler sistemi, ülkeler, finans kuruluşları, şehirler ve özel sektörle geniş kapsamlı temaslar kuruldu. İstanbul'dan New York'a, Bonn'dan Londra'ya uzanan istişarelerde ortak soru şu oldu: "COP31 sahada daha fazla nasıl sonuç üretebilir?" Alınan yanıtlar uygulamanın önündeki engelleri netleştirdi ve eylem gündemi bu bulgular üzerine inşa edildi.
finansman, güven ve uygulama köprüsü:
Finansman konusu Kurum'un konuşmasında merkezi bir yer tuttu. Bakü'de COP29 sonucunda gelişmekte olan ülkelere yönelik 2035'e kadar yıllık en az 300 milyar dolar hedefine; daha geniş çerçevede ise yıllık 1.3 trilyon dolar kaynak hareketliliği hedeflerine dikkat çekildi. Kurum, geçmişteki 100 milyar dolarlık hedefin gecikmesinin önemli bir tecrübe olduğunu belirterek, "finansmanda güven; açıklanan miktar kaynağında, zamanında ve erişilebilir biçimde sahaya ulaşmasıyla güçlenir" dedi.
Kaynaklarla yatırım ihtiyaçları arasındaki uyuşmazlığı gidermek için mekanizmalar geliştirdiklerini anlatan Bakan, özellikle proje hazırlama, teknik kapasite ve teknoloji desteği eksikliklerine vurgu yaptı. Bu ihtiyaca cevap verecek mekanizmalardan biri olarak tanımlanan İklim Uygulama Köprüsü, ulusal iklim hedefleri ile yatırım yapılabilir proje portföylerini buluşturmayı amaçlıyor.
Ayrıca İller Bankası ile geliştirilen SURF mekanizması çerçevesinde şehirlerin su, atık su, yağmur suyu ve altyapı projelerinin hazırlanması ve finansmanla eşleştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor. Kurum, bu yaklaşımla kamu, özel sektör ve kırılgan ülkelerin aynı denklemde ele alındığını vurguladı ve Antalya'da özel sektörün yatırım, teknoloji, inovasyon ve ölçeklenebilir çözümlerle güçlü katılımını hedeflediklerini belirtti.
kırılgan ülkeler ve Türkiye'nin uygulama kapasitesi:
Bakan, finansman mimarisini kurarken en kırılgan ülkelerin şartlarının merkeze alınmasının zorunlu olduğunu söyledi. Özellikle en az gelişmiş ülkeler ve küçük ada devletlerinin finansmana erişiminin Antalya'da elde edilecek sonuçların önemli ölçütlerinden biri olacağını dile getirdi. Bu ülkelerin COP31 ve Pre-COP sürecinde seslerinin doğrudan dinleneceğini ve ihtiyaçlarının Antalya'ya taşınacağını kaydetti.
Kurum, Türkiye'nin COP31 başkanlığını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde güçlü bir uygulama kapasitesiyle yürüttüğünü belirterek, ülkenin uygulama tecrübelerini sürece taşıdığını ifade etti. Toplantıda verilen mesaj, COP31'in amacı olarak sözlerin projeye, projelerin yatırıma, yatırımların ise doğrudan insan hayatına dokunan sonuçlara dönüşmesini sağlamaktı.
Kurum'un açıklamaları, COP31'in yalnızca uluslararası bir müzakere zemini olmanın ötesinde, uygulanabilir projeler, finansman mekanizmaları ve ölçülebilir etki yaratma hedefiyle ele alındığını gösterdi.

ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANI KURUM (ORTADA), "İSTANBUL İKLİM FİNANSMANI ZİRVESİ" SONRASI DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISINDA GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!