Bölgesel istikrar ve adaletin yüzyılı çağrısı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Beşiktaş'taki Çırağan Sarayı'nda düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi'nin kapanış oturumunda Türkiye'nin adalet ve bölgesel barış vizyonunu güçlü ifadelerle dile getirdi. Konuşmasında, "Gazze’de yaşanan zulüm başta olmak üzere nerede insanlık onuruna bir saldırı varsa, orada Türkiye Cumhuriyeti Devleti vardır" sözünü tekrar ederek, ülkenin insani ve hukuki yaklaşımını özetledi.
Zirvenin kapsamı ve katılım:
İki gün süren ve yaklaşık 600 katılımcının yer aldığı Zirve, dünya adalet gündeminde öne çıkan konuları masaya yatırdı. Etkinlikte 70'ten fazla ülke temsil edildi; 8 ayrı oturumda 40 konuşmacı yer aldı, ayrıca 18 ülke barosu ve 30'dan fazla uluslararası kuruluş programda temsil edildi. Zirve'nin kapanışına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan de katıldı ve küresel hukuka dair ortak mesajlar desteklendi.
Zirve boyunca Gazze'de hesap verebilirlik, insan hakları, uluslararası tahkim, yapay zeka ve siber suçlar gibi başlıklar tartışıldı. Katılımcılar, hem ulusal hem uluslararası düzeyde adalet mekanizmalarının işlevselliğini artırma gereğine vurgu yaptı.
Gürlek'in ana mesajları:
Bakan Gürlek, adaleti yalnızca düzenin değil, insan onurunun güvencesi olarak tanımladı ve şunları söyledi: "Adalet, barışın, güvenin, toplumsal huzurun ve sürdürülebilir kalkınmanın temelidir ve adalet güçlülerin bir lütfu değil, her insanın doğuştan gelen hakkıdır." Bu çerçevede uluslararası hukukun herkese eşit uygulanmasının önemine dikkat çekti.
Gürlek, Birleşmiş Milletler sisteminin kuruluş amacından uzaklaştığını belirterek, günümüzde süregelen savaş ve işgallerin yeni çatışmaların tohumlarını ektiğini savundu. Nükleer güce sahip birçok devletin varlığı dikkate alındığında yeni bir büyük çatışmanın sonuçlarının felaket olacağı uyarısında bulundu ve "Zulüm, medeniyetleri harap eder" sözünü tarihten bir ders olarak aktardı.
Türkiye’nin arabuluculuk ve insani duruşu:
Bakan, Türkiye'nin uluslararası arenada barış tesisine yönelik çabalarını örneklerle sıraladı. Türkiye'nin Ukrayna sürecindeki rolü, Afrika ve Somali barış görüşmelerine katkıları, Kafkasya ve Körfez'de yürütülen arabuluculuk çabaları ile Libya, Suriye ve Lübnan gibi ülkelerde istikrarın sağlanmasına yönelik girişimler konuşmada öne çıkan başlıklar oldu. Gürlek bu çabaları, ülkenin bölgesel barışa yaptığı katkıların somut tezahürleri olarak nitelendirdi.
Ayrıca Bakan, göç ve sığınmacı politikalarına değinerek Türkiye'nin Körfez Savaşı ve Suriye'den kaçanlara yönelik sınır açma ve destek uygulamalarını hatırlattı. Buna karşılık Batılı ülkelerden beklenen desteğin yeterli gelmediğini vurguladı ve insanlık vicdanının zaman zaman sınandığını belirtti.
Teknoloji, sınır aşan suçlar ve uluslararası işbirliği:
Gürlek, teknolojinin sunduğu imkanların yanı sıra getirdiği sınır aşan tehditlere dikkat çekti: "Teknolojinin sunduğu bu imkanlar kadar beraberinde getirdiği sınır aşan sorunları da birlikte ele almak zorundayız." Suç modellerinin evrildiğini, suçun yeni alanlara yayıldığını ve bunun karşısında karşılıklı güven, etkili adli yardımlaşma ile hızlı bilgi ve dil paylaşımının gerekliliğini vurguladı.
Bu bağlamda uluslararası mekanizmaların işlevselliğinin artırılması, aralarındaki uyumun ve bütünsel işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Sözlerini, "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın anlayışıyla hareket eden toplum bir gün kendilerini zehirleyecek yılanla karşılaşır" uyarısıyla destekledi.
Adaletin yüzyılı hedefi:
Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde ortaya konulan Türkiye Yüzyılı vizyonunun hukuk alanındaki karşılığı olarak nitelendirdiği "Adaletin Yüzyılı" hedefini gerçekleştirmek için kararlılıkla çalışacaklarını ifade etti. Gürlek, "Adaleti yalnız ve kendimiz için değil, herkes için isteyelim. Çünkü adalet ayrıştıkça barışla çoğalır" diye konuştu.
Gün sonunda Gürlek, hukukun evrenselleşmesinin ve ortak akıl ile vicdanın temsil ettiği adil bir dünya düzeninin tesisinin insanlığın ortak geleceğini güçlendireceğini belirterek uluslararası kamuoyuna ortak sorumluluk çağrısı yaptı.
Uluslararası Adalet Zirvesi, katılımcı ülkeler ve kuruluşlar arasında hukukun üstünlüğü, hesap verebilirlik ve teknolojinin yarattığı yeni hukuki meydan okumalar üzerine somut işbirliği adımlarının tartışıldığı bir platform olarak kapanış yaptı. Etkinlik, Türkiye'nin hem bölgesel hem küresel düzeyde adalet ve barış arayışındaki aktif rolünü yeniden ortaya koydu.

Bakan Gürlek: "Türkiye olarak dünyanın inşaasındaki tehlikeleri görerek bölgesel istikrara büyük önem veriyoruz"
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!