uzmanlar uyarıyor:
Medicana Zincirlikuyu Hastanesi’nden Prof. Dr. Efekan Coşkunseven ve Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Bölümü’nden Doç. Dr. Burcu Yakut, dijital ekranlara uzun süre maruz kalmanın göz sağlığı üzerinde belirgin etkiler yarattığını vurguluyor. Uzmanlar, ekran kullanımının artışıyla birlikte göz kuruluğu şikayetlerinde belirgin bir yükselme gözlemlediklerini; hastalarda yanma, batma, kızarıklık, kumlanma ve zaman zaman görme bulanıklığı yakınmalarının sıklaştığını aktarıyor.
Doç. Dr. Burcu Yakut günlük polikliniklerde hastaların yaklaşık %60-70’inde kuru göz semptomlarıyla karşılaştıklarını söylüyor. Prof. Dr. Efekan Coşkunseven ise göz kuruluğunun yalnızca ekranlarla değil; ortam koşulları, yaş, bazı sistemik hastalıklar ve ilaç kullanımı gibi çok sayıda nedene bağlı oluşabildiğini hatırlatıyor.
ekranların etkisi ve ortaya çıkan yakınmalar:
Göz kuruluğunun temelinde ya gözyaşı miktarının azalması ya da gözyaşı içeriğinin yetersizliği bulunuyor. Uzmanlar, ekranlara bakarken göz kırpma refleksinin ciddi oranda azaldığını; bu durumun gözyaşının yüzeydeki yağ tabakasının yenilenmesini engellediğini ve daha hızlı buharlaşmaya yol açtığını belirtiyor. Normalde dakika başına 15-20 civarında olan kırpma sayısı, kitap okurken 12’ye, bilgisayar ve telefon kullanımında ise neredeyse 5’e kadar düşebiliyor.
Bu mekanizma; özellikle klimalı, kuru ve hava kirliliğinin yüksek olduğu ortamlarda daha da belirginleşiyor. Ayrıca hormon seviyelerindeki değişimler, bazı antidepresanlar ve diğer ilaçlar ile kontakt lens kullanımı da semptomları artırabiliyor. Prof. Dr. Coşkunseven, 35 yaş civarından itibaren göz kuruluğu görülebilirliğinin yükseldiğini; hormon düzeylerinin ve yaşa bağlı değişimlerin bunda etkili olduğunu aktarıyor.
korunma ve tedavi yaklaşımları:
Uzmanlar tedavinin genellikle basamaklı olarak ilerlediğini belirtiyor. İlk adım yaşam tarzı değişiklikleri ve suni gözyaşı damlaları ile semptomların hafifletilmesi; bu damlaların içinde yağ veya vitamin içeren formülasyonlar tercih edilebiliyor. İkinci basamakta gerektiğinde immün supresif ilaçlar ve antienflamatuar yaklaşımlar değerlendiriliyor. Çok ağır veya altta yatan romatizmal bir durum varsa hastaların kendi kanından hazırlanan otolog serum damlalar gibi daha ileri tedavilere ihtiyaç duyulabiliyor.
Uygulanabilir pratik önlemler arasında ekran süresini sınırlamak, düzenli aralar vermek, ekranı göz düzeyinin biraz altında konumlandırmak ve kırpmaya dikkat etmek bulunuyor. Doç. Dr. Yakut özellikle 20 dakikada bir 20 saniye kuralını hatırlatıyor: her 20 dakikada bir ekranı bırakıp gözleri kısa süre dinlendirmek ve daha sık göz kırpmak gözyaşı film tabakasının korunmasına yardımcı oluyor. Uzmanlar ayrıca, haftada düzenli egzersiz, sosyal aktiviteler ve ekran bağımlılığının azaltılmasının koruyucu etkisine dikkat çekiyor.
Hafif vakalarda yaşam tarzı değişiklikleriyle belirgin düzelme sağlanabilirken, daha ileri olgularda medikal tedavi ve gerektiğinde ileri girişimler gerekiyor. Coşkunseven’in verdiği bilgiye göre 10 hastadan 3’ü ciddi kuru göz nedeniyle başvurmaktadır. Bu nedenle uzun süreli, geçmeyen veya yaşam kalitesini bozan yakınmalarda mutlaka göz hekimine başvurmak önem taşıyor.

PROF. DR. EFEKAN COŞKUNSEVEN
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!