Osmanlı'nın Yatağanı: Sanat ve Gücün Kılıcı

Murat Polat, kulaklı kabza, ters kavis ve nakışlarıyla yatağanın sadece bir silah değil Osmanlı kimliğini taşıyan bir tasarım harikası olduğunu anlattı.

Yayın Tarihi: 14.01.2026 09:41
Güncelleme Tarihi: 14.01.2026 09:49

Osmanlı'nın Yatağanı: Sanat ve Gücün Kılıcı

Osmanlı'nın Yatağanı: Sanat ve Gücün Kılıcı

Kılıç ustası ve araştırmacı Murat Polat, Osmanlı'dan günümüze ulaşan yatağan kılıcını "kulaklı kabzası, gövdesindeki derin kavis ve üzerindeki nakışlarla" sadece bir silah olarak görmediğini, aynı zamanda bir kimlik ve tasarım harikası olarak tanımladığını söyledi. Tarihi Kemeraltı Çarşısındaki antika dükkânında sergilediği eserlerle yatağanın doğasını ve işlevini anlattı.

Ters kavisin sırrı: "Kurt dişi" etkisi

Yatağanı dünyadaki diğer kılıçlardan ayıran en belirgin özellik, alışılmışın aksine içe doğru yönelen ters kavisidir. Polat, bu tasarımın tesadüf olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "Geleneksel kılıçlar savurma odaklıyken, yatağanın ağırlık merkezi uç kısmına yakındır. Bu, darbeye balta benzeri bir yıkıcılık katar. Ters eğim, düşman silahını kenetleyip etkisiz hale getirmede benzersiz bir avantaj sağlar. Yeniçerilerin günlük kıyafetleriyle dahi taşıyabildiği bu kılıç, hem bir savaş alanı silahı hem de bir öz savunma aracıdır."

Kulaklı kabza: Elin kılıçla bütünleşmesi

Yatağanın en ikonik parçası olan kulaklı kabza, genellikle kemik, fildişi veya boynuzdan yapılır. Polat'a göre bu kulaklar estetikten öte bir işlev taşır: "Sert bir vuruş yapıldığında kılıcın elden kayıp gitmesini engelleyen bu geniş başlıklar, savaşçının kılıcıyla adeta tek vücut olmasını sağlar. Bu, Türklerin ergonomi sanatındaki dehasıdır."

Yatağan aynı zamanda bir sanat nesnesidir; üzerindeki işçilikler sahibinin inancını ve karakterini yansıtır. Polat, işlemelerin anlamını şöyle aktardı: "Üzerinde 'Fetih' ve 'Nadi Ali' duaları, savaşçının manevi gücünü pekiştirir. Amel-i (Ustanın adı) ibaresiyle her kılıç, onu döven sanatçının mühürlü imzası haline gelir. Gümüş kakmalar, mercan süslemeler ve bitkisel motifler, yatağanı bir takı kadar zarif kılar."

Yatağan: Kasabadan dünyaya

Adını Denizli'nin Serinhisar ilçesine bağlı Yatağan kasabasından alan bu kılıç, Osmanlı ordusunun "kul" sisteminde askerin en sadık dostlarından biri olarak kullanıldı. Polat, yatağanın tarihsel ve estetik konumunu özetleyerek şöyle dedi: "Yatağan, Türk kılıç sanatının ulaştığı en rafine noktadır. O, hem bir fırtına kadar sert hem de bir şiir kadar zariftir."

Bugün yatağanlar müze raflarında yalnızca bir antika olarak değil; bir devletin disiplinini, estetiğini ve gücünü temsil eden kültürel miras parçaları olarak yer alıyor.

TARİHİ KEMERALTI ÇARŞISI'NDA ANTİKA DÜKKANI İŞLETEN KILIÇ USTASI VE ARAŞTIRMACI MURAT...

TARİHİ KEMERALTI ÇARŞISI'NDA ANTİKA DÜKKANI İŞLETEN KILIÇ USTASI VE ARAŞTIRMACI MURAT POLAT

TARİHİ KEMERALTI ÇARŞISI'NDA ANTİKA DÜKKANI İŞLETEN KILIÇ USTASI VE ARAŞTIRMACI MURAT...

Yazar
EDİTÖR

Deniz Arslan

3 yıllık deneyimli. Psikoloji, beslenme, astroloji, organik yaşam ve seyahat konularında "soft news" olarak adlandırılan okunması keyifli içerikler hazırlar.