Kıdem Tazminatı Bir Sosyal Haktır: Hangi Hallerde Doğar?
İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, kıdem tazminatı hakkının yaygın kanaatin aksine her iş ilişkisinin sona ermesinde otomatik olarak doğmadığını vurguladı.
"Kıdem tazminatı, yalnızca bir parasal alacak değil; işçinin emeğinin sürekliliğine dayanan ve işsiz kaldığı dönemde temel geçim güvencesi sağlayan bir sosyal haktır" dedi.
Ön şart: 'İşçi' olmak
"Kıdem tazminatı, her türlü çalışmanın doğal sonucu olarak kendiliğinden doğan bir hak değildir" ifadesiyle sözlerine başlayan Karatepe, bu haktan yararlanabilmek için kişinin öncelikle 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında 'işçi' sıfatına sahip olması ve geçerli bir iş sözleşmesine dayanarak çalışıyor olması gerektiğini belirtti.
Serbest meslek sahipleri, bağımsız çalışanlar ve kanunda işçi tanımı dışında kalanlar kıdem tazminatı rejimi kapsamına girmez. İş sözleşmesi; işçinin işverene bağımlı olarak iş görmeyi, işverenin de bunun karşılığında ücret ödemeyi üstlendiği hukuki ilişki olarak tanımlanır. Sözleşmenin türü (tam süreli, kısmi süreli, belirli veya belirsiz) tek başına belirleyici değildir; esas olan hukuken geçerli bir iş sözleşmesinin varlığıdır.
Bir yıllık kıdem şartı
Kıdem tazminatına hak kazanmak için, işçinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte aynı işverene ait işyerinde en az bir yıllık kıdeme sahip olması gerekir. Bir yıllık sürenin hesabında, iş sözleşmesinin imzalandığı tarih değil, işçinin fiilen işe başladığı tarih esas alınır.
Karatepe, kıdem süresinin iş sözleşmesi yürürlükte kaldığı sürece işlemeye devam ettiğini, fiilî çalışmanın geçici olarak kesilmesi halinde sözleşmenin askıda kalabileceğini ancak sözleşme varlığını koruduğu sürece kıdem süresinin kural olarak işlemeye devam edeceğini ifade etti. Bir yıllık kıdem şartı sağlanmadan işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü doğmaz.
Hakkın doğumu ve hukuki çerçeve
Doç. Dr. Karatepe son olarak, kıdem tazminatı hakkının doğabilmesi için birden fazla şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiğini belirterek, "Her işten ayrılış kıdem tazminatı sonucunu doğurmaz. Bu hakkın doğumu, esas itibarıyla 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde belirlenmektedir" dedi.
DOÇ. DR. SEÇİL GÜRÜN KARATEPE