kazıların kapsamı ve destek:
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin destek verdiği Liman Tepe kazılarında arkeologlar, yerleşimin su yönetimine ilişkin dikkate değer bir yapı keşfetti. Çalışmalar Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi iş birliğiyle yürütülüyor; Büyükşehir Belediyesi'nin 2026 destek programında yer alan 16 arkeolojik kazıya toplam 19 milyon 665 bin 625 lira kaynak ayrıldı. Liman Tepe'de 35 kişilik ekip Urla'nın binlerce yıllık tarihini aydınlatmak için aralıksız çalışıyor.
taş kanallarla drenaj sistemi:
Bu yılın en önemli buluntularından biri, yerleşimin terasları arasında inşa edilmiş taş kanallardan oluşan bir drenaj ağı oldu. Kazı başkanı Prof. Dr. Vasıf Şahoğlu tarafından aktarıldığı üzere, farklı kotlardaki terasları birbirine bağlayan taş kanallardan sular akıyor. Yapının konumu ve biçimi, buradaki suyun içme amacıyla değil, yağmur sularını yerleşim merkezine doğru kanalize etmeye yönelik olarak yönlendirildiğini düşündürüyor. Şahoğlu, söz konusu sistemin Ege ve Batı Anadolu'da az rastlanan örnekler arasında yer aldığını ve daha ayrıntılı analizlerle işlevinin netleştirileceğini belirtiyor.
uzun evler, depolama ve üretim alanları:
Kazılarda ortaya çıkan yaklaşık 5 bin yıllık 'uzun evler' yerleşimin gündelik yaşamı ve üretim faaliyetlerine ilişkin önemli ipuçları veriyor. Bu yapılar 25 metreyi aşan uzunlukta ve yaklaşık 5 metre genişliğinde olup, dönemin bilinen en büyük yapıları arasında sayılıyor. Evlerin girişlerinde zemine sabitlenmiş büyük çömleklerin bulunması, bu mekanların su, tahıl veya başka malzemelerin depolanması için kullanıldığını düşündürüyor. Çömleklerden alınacak toprak örnekleri botanik ve mikromorfolojik analizlere gönderilecek; yanmış tohum veya mikroskobik kalıntılar depolanan ürünler hakkında bilgi sağlayabilir.
Uzun evlerde yalnızca yaşamın sürmediği, aynı zamanda üretimin de yer aldığı tespit edildi. Şahoğlu'nun aktardığına göre bir evde maden işlemeye ilişkin buluntular, komşu yapıda ise tekstile ilişkin dokumacılık ağırlıkları bulunmuş; bu nedenle bu mekanlar 'atölye-ev' olarak tanımlanıyor. Hem gündelik hayatın hem de üretimin sürdüğü bu yapılar, yerleşimin ekonomik ve toplumsal dokusuna ışık tutuyor.
deniz bağlantısı, ticaret ve su altı kazıları:
Liman Tepe'nin denizle ilişkisi çok eskiye uzanıyor. Kara kazılarına ek olarak 2000 yılından bu yana süren deniz altı çalışmaları, Türkiye'deki ilk su altı liman kazıları arasında Liman Tepe'yi ön plana çıkarıyor. Bu yıl deniz altında özellikle limanın mendirek yapısının tarihini ve kullanım süresini belirlemeye yönelik sondajlar yapıldı.
Kazılarda Kiklad Adaları kaynaklı seramik parçaları ile Melos Adası kökenli obsidyen örnekleri elde edildi. Bu buluntular, Liman Tepe'nin 4 bin 500 yıl öncesinden itibaren Ege adalarıyla deniz aşırı ticaret ilişkisine sahip olduğunu gösteriyor. Deniz altından çıkan amforalar ve seramiklerin yanı sıra zeytin çekirdeği, üzüm çekirdeği ve fındık gibi organik kalıntılar da bulundu; bu tür materyaller yerleşimin ekonomik yapısını ve ticari taşıma maddelerini anlamada benzersiz veriler sağlıyor.
Denizden çıkarılan eserlerin korunması ve birleştirilmesi uzun soluklu bir süreç. Tuzdan arındırma ve konservasyon uygulamalarını takiben parçalar uzmanlar tarafından birleştiriliyor. Şahoğlu, denizden çıkan kap parçalarının on yıllar süren titiz çalışmalarla bir araya getirildiğine dikkat çekerek, bu emeğin nesiller boyu devam edecek bir sorumluluk olduğunu vurguluyor.
Saha çalışmaları, taş kanallı drenajın işlevi, uzun evlerin kullanım biçimleri ve deniz ticaretinin tarihsel boyutuna dair yeni sorular gündeme getiriyor. Bu buluntular, Liman Tepe'yi hem Batı Anadolu hem de Ege prehistorik ve erken tarih dönemleri için daha da önemli kılıyor; araştırmaların ilerlemesiyle yapıların kullanım ayrıntıları ve limanın kronolojisi daha net ortaya konacak.

LİMAN TEPE KAZILARINDA YAKLAŞIK 5 BİN YILLIK DRENAJ SİSTEMİ KEŞFEDİLDİ.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!