Hatay Depremi: Montunu Saklayan Beliz, Emekli Albay Raşit Çelik ile Gözyaşlarıyla Görüştü
Hatay’da 19 yaşındaki Beliz Aydın, Kahramanmaraş merkezli depremlerde 13. saatte enkaz altından annesini ve ağabeyini çıkaran askerin verdiği montu 3 yıldır özenle saklıyordu. İhlas Haber Ajansı’nın gündeme taşımasının ardından montun sahibi olarak ortaya çıkan Emekli Albay Raşit Çelik ile genç kız görüntülü görüşme gerçekleştirdi.
Depremde annesi Betül Günyaşar hastanede hayatını kaybederken, ağabeyi Abdurrahman Aydın iki bacağı ampute edilerek hayatta kaldı. Asrın felaketinde Hatay’da binlerce bina yerle bir olurken yaklaşık 25 bin insan hayatını kaybetti.
Duygusal görüşmede albayın sözleri
Görüşme sırasında Emekli Albay Çelik, genç kıza hitaben şunları söyledi:
"Ben, sen kendini yalnız hissetme diye ‘Gelip, tekrar montu senden alacağım’ demiştim"
"Seni böyle görünce çok mutlu oldum. Ben montu sana verirken kardeşin ve anneni arabamıza koyduk, babanda geldi bizle beraber. Tek başına kalmıştın, yabancı kişiler vardı ve sen bana ‘ben bunları tanımıyorum’ demiştin. Bende, sen yalnızlık hissetme diye ‘Gelip, tekrar montu senden alacağım’ demiştim. Hatıralar bazen böyle kötü zamanlarda oluşuyor, o gün çok kötü bir gündü. Biz askerimizle beraber çok yerde görev yaptık, o anda orada kimse yoktu ve çok karanlıktı. Umarım, mont seni sıcak tutmuştur. Ben daha sonra geri geldim, gelmekte çok zordu. Askerlerimizle bir çok yere uğramak zorunda kaldık. Oradakilere sorduğum zaman, akrabalarının seni götürdüğünü söylemişlerdi bana. Annene çok üzüldüm, ağabeyinde en azından yaşıyor ve ona sevindim. Annene Allah rahmet eylesin, elimizden geleni yapmaya çalıştık. Orada senin gibi bir çok insan vardı, bir çoğunun hayatı söndü ve bir çoğunun hayatı devam etti. Çok şükür ağabeyin kurtuldu, sen kurtuldun ve biz çok sevindik. Ağabeyine çok selam söyle, oda o anları gördü. Zor anlardı, gerçekten çok zor anlardı"
Montun millete ait olduğunu vurguladı
Çelik, montu verirken hareketlerinin devlet adına olduğunu belirterek şunları kaydetti:
"O mont sende bir hatıra olarak kalsın, çok iyi bir hatıra değil ama devletimizin yanında olduğunun bir göstergesi olsun senin açından onu isterim"
"Bir şey yapmak gerekiyordu, bizde bir şey yapmaya çalışıyorduk. Devletimiz adına oradaydık, devletimiz sizinle beraber olsun diye biz oradaydık. O montta devletimizin bir montu, benim değil. Milletimizin montuydu, milletimize geri verdik ve bunu böyle algılamanı istiyorum, benim şahsi montum değil. O mont artık sende kalsın, asıl sahibi milletimiz ve sizlersiniz. O mont sende bir hatıra olarak kalsın, çok iyi bir hatıra değil ama devletimizin yanında olduğunun bir göstergesi olsun senin açından onu isterim. Seni almışlardı, eğer seni orada tek başına görsem daha çok üzülürdüm. En azından o gün güvenli bir yere gitmen beni sevindirmişti. Kendine çok dikkat et"
Beliz'in duyguları
Beliz, kendisini yalnız hissetmemesini sağlayan montla ilgili duygularını şöyle paylaştı:
"O mont beni gerçekten güvende hissettirdi, kendimi çok güvende hissetmiştim"
"Bende sizi gördüğüme mutlu oldum. Montu hala saklıyorum. Siz gittikten sonra dayım geldi, ben gitmek istemiyorum dedim. Annemleri bekleyeceğim dedim ama orada tek başıma durmamı istemediler. Ben size çok ulaşmak istedim. Çok teşekkür etmek istedim, ben geri vermek için sizi bekliyordum ve hep sakladım, montu. Ogün gerçekten, kendimi yalnız hissetmemiştim. O mont beni gerçekten güvende hissettirdi, kendimi çok güvende hissetmiştim. Bende annemin en yakın arkadaşı Çilem teyzemin vasıtasıyla sizlere ulaştım, onlarla da tanışmanızı isterim"
'Üşümesin' diye montunu veren albayı bulan Beliz, görüşmede duygusal anlar yaşadı