Yargıtay'dan emsal karar: Kira geliri ve mal rejimi nafakayı etkiler

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kira geliri ve mal rejimi tasfiyesi sonuçlarının yoksulluk nafakası kararında dikkate alınması gerektiğine hükmetti.

Yayın Tarihi: 07.01.2026 10:35
Güncelleme Tarihi: 07.01.2026 10:53

Yargıtay'dan emsal karar: Kira geliri ve mal rejimi nafakayı etkiler

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nden emsal karar: Kira geliri ile mal rejimi nafakayı etkileyebilir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Sakarya’da görülen karşılıklı boşanma davasında yoksulluk nafakasının belirlenmesine ilişkin önemli bir içtihat değişikliğine imza attı. Yerel mahkeme, davada kadın lehine maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmetmiş; ancak Yargıtay, nafaka yönünden kararı bozdu.

Mahkeme kararının ayrıntıları

Dosyada, erkeğin emekli olduğu, kadının ise gelir getiren taşınmazlara sahip olduğu tespit edildi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, özellikle kadının taşınmazlarından elde ettiği kira gelirinin miktarının araştırılması gerektiğini vurguladı. Daire ayrıca, taraflar arasında devam eden veya sonuçlanan mal rejiminin tasfiyesi davasının da yoksulluk nafakası kararında belirleyici olacağını belirtti.

Yargıtay, kadının mal paylaşımından alacağı payın ve kira gelirlerinin, onun yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağının belirlenmesi gerektiğini; buna göre nafaka şartlarının yeniden değerlendirilmesine hükmetti.

Nafaka belirlemesinde yeni kriter

Avukat Fatih Karamercan, kararı değerlendirirken Yargıtay’ın nafaka takdirinde önemli bir adım attığını belirtti. Karamercan, yerleşik içtihatlarda gelir getirici taşınmazların nafaka hesabında dikkate alındığını, ancak bu yeni kararla birlikte mal rejiminin tasfiyesi davasının da artık nafaka belirlemesinde kilit rol oynayacağını ifade etti.

Karamercan, Yargıtay’ın "yalnızca taşınmaz gelirlerini değil, mal paylaşımı davasından elde edilmesi muhtemel kazancın da değerlendirilmesi gerektiğine hükmettiğini" söyledi. Buna göre, mal rejimi davasının sonucu ve buradan gelecek maddi imkanlar dikkate alınarak nafakanın tamamen kaldırılmasına, hiç hükmedilmemesine veya miktarının düşürülmesine karar verilebileceğini belirtti.

Mal paylaşımı ve nafaka ilişkisi

Karamercan, 2002 yılında Medeni Kanun’da yapılan değişiklikle eşlerin edinilmiş malların yarısını talep etme hakkı kazandığını hatırlattı. Bu düzenleme ve mal paylaşımından elde edilen yüksek bedellere rağmen nafaka yükünün devam etmesinin eleştirildiğini, Yargıtay kararının bu eleştirilere cevap niteliğinde olduğunu söyledi.

Somut olayda olduğu gibi derdest bir mal rejimi davası varsa hakimin buradan gelecek geliri hesaba katması gerektiğini vurgulayan Karamercan, örnek olarak "Ahmet Bey ile Ayşe Hanım’ın boşanmasında, Ayşe Hanım’ın mal paylaşımından alacaklı çıkma ihtimalinin artık nafakanın belirlenmesinde doğrudan etkili olacağını" belirtti. Karamercan, kararın Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesinden 23 yıl sonra gelmiş olsa da hukuki ve hakkaniyete uygun, önemli bir içtihat olduğunu sözlerine ekledi.

AVUKAT FATİH KARAMERCAN

AVUKAT FATİH KARAMERCAN

AVUKAT FATİH KARAMERCAN

Yazar
EDİTÖR

Zeynep Ateş

8 yıldır bölge haberciliği yapıyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki gelişmeleri yerinden bildiriyor. Yerel kaynakları güçlü, teyit mekanizmasını titizlikle işleten deneyimli bir gazeteci.