Beslenme tek boyutlu bir denklem değildir
Kilo verme veya alma sürecinde yakın çevrenizdeki kişilerin uyguladığı diyetlerin aynı sonucu vermemesi sık karşılaşılan bir durum. Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Dyt. Mısra Aydın, bu farklılığın nedeninin yalnızca tüketilen kalori miktarıyla açıklanamayacağını vurguluyor. Vücudun enerji dengesini etkileyen birden fazla unsurun bir arada değerlendirilmesi gerektiğini belirten Aydın, besinlerin içeriği, sindirim şekli, bağırsak sağlığı, kas kütlesi, hormonal durum ve günlük yaşam alışkanlıklarının kilo kontrolünde birlikte rol oynadığını ifade ediyor.
Aynı kalori her bünyede aynı enerjiyi oluşturmaz:
Besinlerin fiziksel yapısı ve işlenme biçimi enerji kullanımını doğrudan etkiler. Lif açısından zengin ve doğal yapısı korunmuş bir besin ile yoğun şekilde işlenmiş bir besinin sindirimi ve emilim hızı farklıdır. Öğütülme, pişirme ve lif içeriği, sindirim enzimlerinin besinlere ulaşımını etkileyerek besinlerin vücutta kullanılabilir enerjiye dönüşümünü değiştirir. Ayrıca iki kişinin aynı kalori aldığı durumda bile kas kütlesi, fiziksel aktivite, yaş, genetik özellikler ve hormonlar günlük enerji ihtiyacını farklılaştırır; bu yüzden yalnızca kaloriye odaklanmak yanıltıcı olabilir.
Bağırsak mikrobiyotası kilo yönetiminde etkili bir bileşen:
Bağırsaklarda yer alan trilyonlarca mikroorganizma, özellikle liflerin fermente edilmesinde rol oynar ve bu süreçten açığa çıkan kısa zincirli yağ asitleri hem bağırsak sağlığına katkı sağlar hem de vücut tarafından enerji kaynağı olarak kullanılabilir. Ancak bağırsak bakterileri tek başına kilo aldıran ya da verdiren bir mekanizma değildir; beslenme kalitesi ve öğünlerin yapısı da önem taşır. Örneğin meyveyi bütün hâliyle tüketmek ile yalnızca suyunu içmek arasında lif ve çiğneme süresi açısından fark vardır; bu da kan şekeri yanıtı ve tokluk hissi üzerinde etki gösterir.
Kişiye özel beslenme ve sürdürülebilir alışkanlıkların önemi:
Dyt. Mısra Aydın, bir kişide işe yarayan programın başka bir kişide aynı sonuçları vermemesinin genetik yapı, kas kütlesi, fiziksel aktivite ve uyku düzeni gibi çok sayıda faktöre dayandığını hatırlatıyor. Bağırsak sağlığını desteklemek için genellikle pahalı takviyelere veya özel ürünlere ihtiyaç yoktur; mutfakta bulunan sebzeler, meyveler, yoğurt, kuru baklagiller ve tam tahıllar dengeli beslenmenin temelini oluşturur. Sağlıklı kilo kontrolünde amaç yalnızca daha az yemek veya sürekli kalori saymak olmamalı; bunun yerine vücudun ihtiyaçlarını anlamak, besin kalitesini artırmak ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları geliştirmek ön planda tutulmalıdır.
Sonuç olarak aynı diyetin farklı kişilerde farklı sonuçlar doğurması doğal bir durumdur. Beslenme planları kişiye özel koşullar göz önünde bulundurularak düzenlenmeli ve kısa vadeli moda diyetler yerine uzun soluklu, bilimsel temelli yaklaşımlar tercih edilmelidir.

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU BESLENME VE DİYET BÖLÜMÜ’NDEN DİYETİSYEN MISRA AYDIN
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!