Sabiha Gökçen'in dijital dönüşümünde İsmihan Baysal Anderson
İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı’nın 25’inci yılı için hazırlanan "Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar" belgesel serisinin yeni bölümünde, Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü İsmihan Baysal Anderson’ın 28 yıllık kariyeri ve havacılığın dijital dönüşümüne yön veren çalışmaları mercek altına alınıyor. Anderson, ulusal ve uluslararası danışmanlık deneyimini havacılık sahasına taşıyarak, yoğun işleyişe sahip havalimanının teknoloji omurgasını yönetiyor.
teknolojinin görünmeyen omurgası:
Havalimanında kesintisiz hizmet veren teknoloji altyapısının arkasında 7/24 çalışan bir ekip bulunuyor. Anderson liderliğinde yürütülen projeler; check-in, boarding ve bagaj yönetiminden, yapay zeka destekli yolcu çözümlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Bu çalışmaların merkezinde yolcu deneyimini iyileştirmek ve operasyonel verimliliği artırmak hedefleniyor.
Özellikle yapay zeka tabanlı görüntü işleme sistemleriyle kuyruk ve yoğunluk analizleri yapılıyor; yolcu hareketleri ve süreç akış hızları ölçülerek belirlenen eşikler aşıldığında operasyon ekipleri uyarılıyor. Bu sayede sahadaki yoğunluğa zamanında ve etkin müdahale mümkün oluyor.
savvy: havalimanı asistanının doğuşu:
Anderson’ın ekibinin hayata geçirdiği dikkat çekici projelerden biri SAVVy adlı üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan. Kasım 2024’te Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından Antalya’da düzenlenen "AI in the Sky" konferansında tanıtılan SAVVy, havalimanının IATA kodu SAW’dan esinlenilerek adlandırıldı.
SAVVy, misafirperver havalimanı ruhunu yapay zeka vizyonuyla harmanlayarak rutin sorgulamaları otomatikleştiriyor ve yolculara anlık çözümler sunuyor. Böylece SAW Care Çağrı Merkezi çalışanları daha karmaşık sorunlara odaklanabiliyor. Günde 7/24, sekiz dilde (Türkçe, İngilizce, Rusça, Fransızca, Çince, İspanyolca, İtalyanca ve Almanca) hizmet veren SAVVy, çağrı merkezine gelen soruların yaklaşık %40'ını tek başına karşılıyor. Ayrıca SAVVy’nin uçuş ve otopark sistemleriyle entegrasyonu bulunuyor; bir sonraki aşamada WhatsApp entegrasyonu üzerinde çalışmalar sürüyor.
dijital geçişte somut uygulamalar:
Anderson’ın başka bir önceliği de biyometrik doğrulama temelli E-Pasaport uygulaması. Bu sistemle yolcular, pasaport kontrol işlemlerini otomatik kapılar üzerinden daha hızlı ve bağımsız tamamlayabiliyor. Check-in’den boardinge, bagaj süreçlerinden yolcu bilgilendirmeye kadar pek çok kritik süreç, arka planda çalışan teknolojik altyapı ve ekip tarafından destekleniyor.
Anderson, havalimanının günlük akışına dikkat çekerek, "Günde 150 bin kişinin geçiş yaptığı ve sürekli yaşayan bir ekosistemde iş sürekliliği en önemli konu" diyor. Bilgi işlem sistemlerini ayakta tutmanın, operasyonel kesintileri önlemenin ve kriz anında anında müdahale edebilmenin önemine vurgu yapıyor.
ekip, aile ve iş yaşamı dengesi:
Anderson, yoğun çalışma temposunun aile desteğiyle mümkün olduğunu belirtiyor: "Ulaşılabilir olmamak gibi bir şansınız yok. Gece saat üçte ya da tatildeyken bile acil durum telefonlarıyla havalimanına büyük bir sorumluluk bilinciyle dönmek zorunda kalabiliyoruz. Böyle anlarda eşim ve çocuklarım bana çok destek oluyor. 'Sen git, biz iyiyiz' dedikleri anda kendimi iyi hissediyorum; onlardan aldığım güçle işimin başına dönüyorum." Anderson, ekiplerini ve ailelerini birlikte "dev bir ekip" olarak tanımlıyor.
İş dışındaki zamanını ise sanatla dengelediğini anlatan Anderson, resim ve nakışla uğraşmanın ona farklı bir nefes alanı sunduğunu ifade ediyor.
kadınların teknolojiye katkısı ve gençlere tavsiye:
28 yıllık kariyerinde teknolojinin dönüşümünü yakından gözlemleyen Anderson, kadınların teknoloji ve mühendislik alanlarında daha fazla yer almasının önemine dikkat çekiyor. Kız çocuklarının matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin ailelerden başladığını vurguluyor ve kadınların ekipler içinde iletişim, detay yönetimi ve değişim süreçlerinde önemli katkılar sunduğunu belirtiyor.
Gençlere doğrudan tavsiyesi ise net: "Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin." Anderson, hayal etmenin, denemenin, öğrenmenin ve sürekli gelişmenin başarı yolculuğunun ayrılmaz parçaları olduğunu söylüyor ve karşılaşılan zorlukların öğrenme fırsatı olduğuna işaret ediyor.
Belgesel, havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınları görünür kılarken, İsmihan Baysal Anderson’ın çalışmaları da havalimanı operasyonlarının arkasındaki teknolojiyi ve bu teknolojiyi hayata geçiren insan hikayesini öne çıkarıyor.

İSTANBUL SABİHA GÖKÇEN (ISG) ULUSLARARASI HAVALİMANI’NIN KURULUŞUNUN 25'İNCİ YILI KAPSAMINDA HAYATA GEÇİRDİĞİ "HAVACILIKTA SINIR TANIMAYAN KADINLAR" BELGESEL SERİSİ, KADIN PROFESYONELLERİN HİKAYELERİNİ EKRANLARA TAŞIMAYA DEVAM EDİYOR.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!